Anahtar kelimeler: İdava Kurulum Montaj Kamera Genelinde Kurulacak Bildireceği Sistemleri Tesislerde İli

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı arasında yapılmış olan 15.03.2017 tarihli "İstanbul ili genelinde IP kamera sistemi montaj ve kurulum işlerinin yapılmasına ait hizmet alım sözleşmesi"ne göre idarenin sözlü ya da yazılı olarak bildireceği tesislerde kurulacak olan IP Kamera sistemleri için montaj kurulum devreye alma ve bunlara bağlı olarak gerekli tüm alt yapı kablolama ile direk dikim işlerinin idarenin taleplerine göre ve işin teknik şartnamesi ile sözleşmede belirtilmiş bulunan her türlü ayrıntıya uygun şekilde yüklenicinin yapması için anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin kendi edimlerini yerine getirdiğini işi sorunsuz olarak tamamlayarak teslim ettiğini, karşılığında sözleşme birim fiyatlarına göre hakediş yapılması gerekirken, sözlü konuşmalar veya işveren insiyatifinde hakedişler yapılarak ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından davalı firmaya teminat olarak verilen 102.214,28TL lik senet de müvekkili şirket sahibi ... tarafından imzalanarak davalı firmaya verildiğini, işlerin bitmesine rağmen o senetin de teslim edilmeyerek davalı tarafından işleme konulduğunu, müvekkili tarafından dava dışı aldırılan bilirkişi raporuna göre işveren ile yüklenici arasında yapılan sözleşme ve ilave yeni birim fiyatlara göre bir hakediş düzenlenmiş olduğunu, bu hakediş sonucunda daha önce yapılmış ara hak edişlerin ve kesilen faturaların neticesinde yapılan hesaplamalarda rapora yapılan özet tablodan anlaşılacağı üzere yüklenicinin teminat dahil 273.353,19TL alacağı olduğu sonucuna ulaşıldığını beyan ederek, müvekkili ile davalı arasında yapılmış olan 15.03.2017 tarihli sözlemede eksik ödenen fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla 10.000,00TL'nin davalı firmadan işin bitim tarihi olan 15.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının, dava dilekçesi ekinde 15.03.2017 tarihli sözleşmeyi sunduğu ancak revize edilen birim fiyat listesi ile sunmuş olduğu sözleşmenin birim fiyat listesinde rakamları karıştırarak, karma bir hakediş raporu hazırladığı ve alacaklı hale geldiğini, davacının sunmuş olduğu hesap ekstresinde cari hesapta teminat rakamlarını düşmediği, farklı bir alacakmış gibi teminatları toplayarak alacağı olduğunu iddia ettiğini, taraflar arasında 05.03.2018 tarihinde protokol imzalandığını, protokolde, ... aradaki taşeron borçları ve diğer masraflar farkın karşılığı 102.214,28 TL 20.06.2018 tarihli senet verdiğini, bunun dışında ...nın ilgili projeye ilişkin irtibatı kalmamış ve ..., ...'nun herhangi bir talebi olmayacağını kabul ve taahhüt etmiştir.” denildiğini, davacının müvekkiline olan borçlarına karşılık olarak 102.214,28 TL'lik senet verdiğini, müvekkilinin İstanbul 4. İcra Müdürlüğü ... E. ile icra takibine geçtiğini, davacının senedi vadesinde ödemediği gibi iki sene sonra da huzurdaki davayı açtığını, davacının müvekkiline gönderdiği 11.02.2019 tarihli “hesap mutabakatı, teminat iadesi ve senet işlemi hakkında” konulu e postada, “İşçilik ödemeleri için tarafınıza imzaladığım 102.000 TL'lik senet maalesef ekonomik şartlardan dolayı ödenemedi” şeklinde ifade ile borcu kabul ettiğini, sonuç olarak hakkedişlere göre kesilen faturalar, taraflar arasında yapılan e-posta yazışmaları ve yine tarafların karşılıklı olarak imzalamış olduğu protokolden de açıkça anlaşılacağı üzere davacının iddialarının haksız yersiz ve geçersiz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı ile davalı arasında 15.03.2017 tarihli "İstanbul İli Genelinde Ip Kamera Sistemi Montaj ve Kurulum İşlerinin Yapılmasına Ait Hizmet Alım Sözleşmesi" akdedildiği ve sözleşme konusu işin ifa edildiği hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı hak edişlerinin ödenip ödenmediği, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında olduğu, bunun tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının, imzalamış olduğu 05.03.2018 tarihli protokole göre son hakediş miktarını kabul ettiği ve aldığı ödemeler yanında davalının, davacı taşeronlarına yaptığı ödemelerin dökümünün yapılmasıyla birlikte davalıya 102.214,28TL borcu kaldığını, bunun karşılığında 32.439,70TL teminat alacağı olduğunu, stopaj vergisi ile birlikte toplam 84.862,60TL borcu olduğunu kabul ettiği, 11.02.2019 tarihli davacı şirket yetkilisi ...'nın davalı şirket yetkililerine ilettiği e-postada da işçilik ödemeleri için imzaladığı senedi ekonomik şartlardan dolayı ödeyemediği, halihazırda bu senedi ödeyecek iş ve gelirinin olmadığı, diğer taraftan mevcut teminatın iade zamanının geldiği, teminatın ödenmesi hususu ile ilgili görüşme ve karşılıklı hesap mutabakatı yaparak senet ile ilgili yapılan icra takibini kaldırmak ve mevcut cari ile ilgili çek cirolayarak bakiyeyi kapatma yoluna gitme teklifine dair beyanından davalı ile hakedişler konusunda anlaştığı ve alacağının olmadığının anlaşıldığı, davacı yemin deliline dayandığından █████/2021 tarihli celsede davacıya yemin delili hatırlatıldığı ve bunun için süre verilmiş, davacı █████/2021 tarihli karar celsesinde yemin deliline dayanmayacaklarını açıkça beyan ettiği, yemin delili kesin delil olduğu, somut uyuşmazlıkta ispat yükü davacı tarafta olduğu, davacı iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle, davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmiştir.
IV İSTİNAF
Davacı vekili istinafında, müvekkilinin yüklenmiş olduğu iş kaynaklı davalı firmaya 102.214,28TL tutarında senet verdiğini, davalı tarafın müvekkilinin alacağını tüm olarak ödemediğini, bu senedi de icra takibine koyduğunu, cebri icra tehdidi altında evinin satışa çıkarıldığını, icra dosyasının incelenmediğini, bu halin manevi müzayaka olduğunu, red gerekçesi olan mail kapsamında müvekkilinin alacağını aldığını yönelik vazgeçme veya ibra bulunmadığını, somut olayda mailde ibranın şartları da bulunmadığını, mail'in delil değil delil başlangıcı olduğunu, bilirkişi raporunun mali değerlendirme yapması gerektiğini, ancak diğer delilleri de değerlendirdiğini belirterek yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
V-DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak davasıdır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı davada, taraflar arasında IP kamera sistemi yapımına dair 15.03.2017 tarihli yazılı sözleşme olduğunu, müvekkilinin işi yapıp teslim ettiğini, davalı firmaya teminat olarak 102.2014,28 TL senet verdiğini, işlerin bittiğini senedin iade edilmediğini, yüklenicinin teminat dahil diğer hak ediş alacakları ile 273.353,19 TL alacağı bulunduğunu belirterek, şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacı ile 05.03.2018 tarihli protokol imzaladıklarını, davacının taşeron borçları ve diğer masraflara karşılık 102.214,28TL senet verdiğini, davalının mail gönderdiğini mailde işçilik ödemeleri için tarafınıza imzaladığım senet maalesef ekonomik şartlardan dolayı ödenemediği dediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Yerel mahkemece, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu, davacı ile davalının imzaladığı 05.03.2018 tarihli protokol ve buna paralel davalı maili birlikte dikkate alınarak davacının alacaklı olmadığına karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı yüklenicinin davalı iş sahibinden alacaklı olup, olmadığına ilişkindir.
Taraflar arasında 15.3.2017 tarihli IP kamera yapımına dair birim fiyatlı 1.370.651,17 TL bedelli yazılı sözleşme vardır. İşin yapılıp teslim edildiği ihtilafsızdır. Dosya kapsamına sunulan 05.03.2018 tarihli Protokolde, davacının taşeron borçları ve diğer masraflar karşılığı 20.06.2018 tarihli ve 102.214,28 TL. bedelli senet verdiği, 32.439,70TL. teminat alacağı kaldığı, stopojlarla beraber davacının davalıya 84.862,60TL. borçlu olduğu belirtilmiştir.
Davacının 11 Şubat 2019 tarihinde gönderdiği mailde, "işçilik ödemelerine ilişkin olarak tarafınıza imzaladığım 102.000,00 TL.'lik senedi maalesef ekonomik şartlardan dolayı ödenemedi. Ben diğer firmalardan alacağım ödemelerle ödemeyi planladıysam da ödemeleri alamadığım gibi iki alacaklı firmada konkordato ilan etmiş durumda olduğunu.." bildirmiştir.
İcra tehdidi altında olduğunu müzayaka halinde olduğuna dair istinaf taleplerinin incelenmesinde ise; davacı dava dilekçesinde müzayaka halini ileri sürmediği gibi, 102.000,00 TL.'tutarlı senedin teminat amacıyla davalıya verildiğini belirtmiştir. Bilirkişi raporuna itirazından itibaren davacı müzayaka halini ileri sürmüştür. Bu haliyle davacının iddiası iddianın genişletilmesi yasağına aykırıdır. Dosya kapsamında mail ile birlikte 05.03.2018 tarihli mutabakat metni de deliller arasındadır. 05.03.2018 tarihli mutabakat metninden de anlaşılacağı üzere davacı alacaklı olmayıp, borçlu durumdadır. Davacı hatırlatılmasına rağmen yemin deliline de dayanmamıştır. Alınan bilirkişi raporu da söz konusu delilerle uyumlu olup, denetime açıktır. Tüm bu sebeplerle yerel mahkemenin kararı isabetli olduğundan, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 651,3 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!