Anahtar kelimeler: Fonunun Sürdükleri Mesnet Kayyum Atandığını Sınai İbareli Yanın Tanınmış Varlıklarına
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin varlıklarına Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun kayyum olarak atandığını, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı yanın ██████████ sayılı "..." ibareli başvurusuna karşı ileri sürdükleri itirazların diğer davalı ...'in 2019-M-5601 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını, her iki markanın da "ay" sesi ile başladığını ve "es" sesi ile bittiğini, "..." ibaresinin ise 39. sınıf açısından genel bir tabir olduğunu, müvekkilinin markası kapsamında da 39. sınıf hizmetlerin yer aldığını, dava konusu markanın iltibasa sebebiyet vereceğini, markanın bu haliyle müvekkili markalarının serisi gibi algılanacağını, markalar arasında yalnızca tek bir harf farkı bulunduğunu, kararın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3 hükmüne de aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve ██████████ sayılı başvurunun 29, 30, 31... . sınıfta yer alan mallar açısından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, müvekkili Kurumun kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili, müvekkilinin faaliyet alanının davacıdan farklı olduğunu, davacının gıda ve süt ürünleri alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin markasının ise 39. sınıf hizmetleri kapsadığını, işlem dosyasında kullanım ispatı talebinde bulunduklarını, mesnet ██████████ sayılı markanın hükümden düştüğünü, ██████████ sayılı markanın ise kullanımının ispatlanamadığını, geriye kalan itiraz gerekçesi markalar ile müvekkili markasının benzer görülmediğini, taraf markalarının görsel, işitsel ve logosal olarak benzer olmadıklarını, davacı markalarının tanınmadığını, bu yönde bir tescili olmadığı gibi faaliyet dahi göstermediği bir alanda zaten tanınmışlık korumasından yararlanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işlem dosyası kapsamında davalının, davacıya ait çok sayıda önceki tarihli marka ile ilgili kullanım ispatı talebinde bulunduğu, davacıya ait dayanak markalardan yalnızca ██████████ sayılı markanın dava konusu marka ile aynı/ aynı tür hizmetleri kapsadığı, sair markalar açısından kullanım ispatı talebinin incelenmesinde bir fayda görülmediği, ██████████ sayılı marka açısından davacının sunduğu delillerin davacının uyuşmazlık konusu olan 39. sınıf hizmetlerdeki herhangi bir alt gruptaki markasal kullanımını ortaya koymadığı, bu nedenle anılan markanın karıştırılma ihtimaline dayanak gösterilemeyeceği, şu hâli ile davacının benzer mal ve emtia listesi bulunan markası kalmadığı, bu kapsamda taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmayacağı, davacıya ait "..." markasının tanınmışlığına ilişkin dosyaya sunulan delillerin de yeterli görülmediği, öte yandan bir an için markanın gıda sektöründe tanındığı kabul edilse dahi davalı şirkete ait başvuru konusu markanın kullanılacağı emtia listesi ile davacı markasının kapsamındaki emtiaların birbirlerinden tamamen farklı nitelikteki mallar olduğu, farklı ihtiyaçları karşılamaları nedeniyle aralarında herhangi bir bağlantı kurulmayacağı, SMK'nın 6/5 hükmündeki koşulların somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!