Anahtar kelimeler: Datça Cümle Süreç Ret Görüşü Hukukî Ertelenmesine İzmir Müşteki Cezalandırılmasına

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E. █████████ K.SUÇ
: 2863 sayılı Kanuna aykırılıkHÜKÜM
: Mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, esastan retİlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve müşteki vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Datça Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2023 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2-4, 51/1-3-7-8. Maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.2. Hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 16.10.2024 tarih, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile duruşma açılmaksızın mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.02.2025 tarih, ... nolu ret ve esastan ret görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz isteği; sanığın beraatine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.Müşteki vekilinin temyiz isteği; sanığın beraatine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARBölge Adliye Mahkemesince, █████/2016 tarihli yapı tatil zaptında tespit edilen aykırı imalatlardan restoran, mutfak, tuvaletler ve terasın 2012 yılında mevcut olduğu, kümesin sökülüp eski hale getirildiği, havuz ve eskiden bina olduğu ve belediye tarafından yıkıldığı zemin betonlarının da imalat tarihinin belirlenemediği, fosseptik betonunun ise 2015 yılında yapıldığı görüşüne varıldığı, ... tarafından ise tapunun alınma tarihinin █████/2015 olduğu gözetildiğinde söz konusu imalatların sanık ... tarafından gerçekleştirildiğine dair delil elde edilemediği, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle, sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARAR1-Müşteki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Açısından;Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun █████/2000 gün ve 65–69, █████/2002 gün ve 234–366, █████/2006 gün ve 127–180, █████/2011 gün ve 155–80, █████/2012 gün ve 279–55, █████/2014 gün ve 599-190, █████/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun █████/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında;Dava konusu yerin, yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile; arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığının tespit edildiği anlaşılmakla; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, arkeolojik sit alanı içerisinde kalan taşınmazlarda izin alınmaksızın gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmaması karşısında; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE,2-Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Açısından;İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın mahkumiyet hükmü kaldırılarak 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinin delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de, hukuki veya son derece teknik hususlarla ilgili değerlendirmeler dışında duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği yönündeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli ve ... numaralı Deliktaş/Türkiye kararı da dikkate alındığında, anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü bakımından ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâline neden olunması,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.01.2026 tarihinde karar verildi.