Anahtar kelimeler: Dikili Açılarak Süreç Görüşü Hukukî Ret Beraatine İzmir Müşteki Sayisi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. █████████ K.SUÇ
: 2863 sayılı Kanun'a aykırılıkHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Esastan ret onamaDairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili ve müşteki vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2018 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.2.Hükmün katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince duruşma açılarak, 26.01.2021 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak sanığın, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53. Maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.3.Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.05.2024 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar nolu bozma ilamında; "Sanık hakkında III. derece doğal sit alanında izinsiz olarak 1 adet tek katlı betonarme mesken, teras, taş istinat duvarı yaptığından bahisle açılan kamu davası kapsamında, kuruldan izin alınmadan inşa edilen yapı hakkında Koruma Kurulunun 23.02.2016 tarih, 304 nolu kararı ile; yapı ruhsatı talebinin uygun olduğuna, iş ve işlemlerin mimari proje doğrultusunda gerçekleştirilmesinde sakınca olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, mahallinde inşaat mühendisi, bağımsız arkeolog ve sanat tarihçi bilirkişiler refakate alınmak suretiyle keşif icrası ile, dava konusu taşınmazın son durumunun, sözü edilen karar ile onaylanan projeye uygun olup olmadığının tereddütsüz şekilde belirlenerek suçun unsurları ortaya konulduktan sonra, yapının bahse konu kurul kararına ve projeye uygun olduğu tespit edilirse, manevi unsur yokluğundan sanığın beraatine; bahse konu karara ve projeye aykırılık teşkil eden eylemi var ise mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.12.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile duruşma açılmak suretiyle, sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.06.2025 tarih, ... nolu esastan ret görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.Müşteki vekilinin temyiz isteği; sanığın cezalandırılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARBölge Adliye Mahkemesince; Yargıtay bozma ilamının usul ve yasaya uygun bulunduğu değerlendirilerek yeniden yapılan yargılamada; sanığın bozma ilamına karşı beyanlarının alındığı, mahallinde inşaat mühendisi, bağımsız arkeolog ve sanat tarihçi bilirkişiler refakate alınmak suretiyle yapılan keşif sonrasında bilirkişiler tarafından düzenlenen █████/20 24... /███████ havale tarihli raporlar ile dava konusu taşınmazın son durumunun, Koruma Kurulunun █████/2016 tarih, 304 nolu kararı ile onaylanan projeye uygun olduğunun bildirildiği, bu haliyle 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan manevi unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARAR1- Müşteki Kültür ve Turizm Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Açısından;Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun █████/2000 gün ve 65–69, █████/2002 gün ve 234–366, █████/2006 gün ve 127–180, █████/2011 gün ve 155–80, █████/2012 gün ve 279–55, █████/2014 gün ve 599-190, █████/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun █████/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında;Dava konusu yerin, yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile; III. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının tespit edildiği anlaşılmakla; Kültür ve Turizm Bakanlığının, doğal sit alanı içerisinde kalan taşınmazlarda izin alınmaksızın gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmaması karşısında; Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, REDDİNE,2-Katılan ... Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Açısından;Sanık hakkında III. derece doğal sit alanında izinsiz olarak 1 adet tek katlı betonarme mesken, teras, taş istinat duvarı yaptığından bahisle açılan kamu davası kapsamında, Dairemizin önceki bozma ilamında, "...mahallinde inşaat mühendisi, bağımsız arkeolog ve sanat tarihçi bilirkişiler refakate alınmak suretiyle keşif icrası ile, dava konusu taşınmazın son durumunun, sözü edilen karar ile onaylanan projeye uygun olup olmadığının tereddütsüz şekilde belirlenerek suçun unsurları ortaya konulduktan sonra, yapının bahse konu kurul kararına ve projeye uygun olduğu tespit edilirse, manevi unsur yokluğundan sanığın beraatine; bahse konu karara ve projeye aykırılık teşkil eden eylemi var ise mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi.." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma sonrası mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi raporlarının incelenmesinde, arkeolog bilirkişi raporunun, inşaat bilirkişi raporunun tekrarı niteliğinde olduğu, inşaat bilirkişi raporunda da, iddianame konusu edilen 1 adet tek katlı betonarme mesken, teras ve taş istinat duvarı eylemlerinin tamamının irdelenmediği, yalnızca "bina" adı altında irdeleme yapıldığı, bu hali ile bozma ilamı gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmakla, Koruma Kurulunun 23.02.2016 tarih, 304 nolu kararında bahsedilen onaylı projenin onaylı örneği dosya içerisine getirtilerek, mahallinde önceki bilirkişilerden farklı inşaat mühendisi, bağımsız arkeolog ve sanat tarihçi bilirkişiler refakate alınmak suretiyle yeniden keşif icrası ile, iddianame konusu tüm eylemler ayrı ayrı irdelenmek suretiyle, dava konusu taşınmazın son durumunun, sözü edilen karar ile onaylanan projeye uygun olup olmadığı, iddianame konusu tüm eylemlerin (tek tek değerlendirilerek) proje kapsamında kalıp kalmadıkları ve projeye uygun olup olmadıkları hususları denetime açık, hükme esas almaya elverişli bilirkişi heyeti raporu ile tereddütsüz şekilde belirlenerek suçun unsurları ortaya konulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle hüküm tesisi,Kanun'a aykırı olup, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.01.2026 tarihinde karar verildi.