Anahtar kelimeler: Büyütmek Mark Fırsat Doğrama Satıp Kardeş Binası Ödeyerek Edimini Sicilde

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili 20.09.2021 tarihli tam ıslah dilekçesiyle, tarafların kardeş olduklarını ve ... San ve Tic. Ltd. Şti kapsamında doğrama işi yaptıklarını, işleri büyütmek amacıyla üzerinde fabrika binası bulunan bir taşınmazı satın alıp ortak olmak konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin satıcı lehine 119.000 mark tutarında 12 adet bono düzenlediğini ve bedellerini ödeyerek edimini ifa ettiğini, ancak davalının müvekkilinin o sırada yurt dışında olmasını fırsat bilerek taşınmazı sicilde kendi adına kaydettiğini ardından 3 kişiye satıp devrederek taşınmazın güncel değerinin yarısı kadar sebepsiz zenginleştiğini, bu nedenle taşınmazın rayiç değeri hesaplanarak denkleştirme ilkeleri doğrultusunda yarı değerinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürerek belirsiz alacaklarından şimdilik 1.000,00 TL nin taşınmazın devri tarihi olan 22.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.09.2022 tarihli dilekçesiyle talep sonucunu 881.385,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayanan alacak talebinin taşınmazın edinilmesinden 24 yıl sonra yapılmış olması nedeniyle zamanaşımına uğradığını,müvekkilinin taşınmazı kendi ad ve hesabına satın aldığını aralarında inançlı işlem bulunmadığını, belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli kararıyla tarafların kardeş olmaları nedeniyle tanık beyanlarına itibar edildiği, tanıkların, dava konusu taşınmazın alındığı dönemde tarafların birlikte doğrama işi yaptıkları, fabrika kurmak amacıyla dava konusu taşınmazın tanık ...'ın yetkilisi olduğu ... Tekstil isimli şirketten satın aldıkları, ödemelerin davacının keşide ettiği bonolar ile yapıldığı, bonoların ödemesinin taraflarca yaptıkları işten kazanılan parayla yapıldığı, akabinde taşınmazın davalı adına satış suretiyle devredildiği yönünde beyanda bulundukları, davacının davalı ile aralarında kurulan ortaklık ilişkisinden ve kardeş olmalarından kaynaklanan güven ilişkisi sebebiyle, taşınmazın sadece davalı adına tescil edilmesini istediği ve rıza gösterdiği, akabinde taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin sonlanması ve aralarının bozulması neticesinde taşınmazın davalı tarafından 3.kişiye devredildiği, bu tarih itibariyle davacı aleyhine, davalı lehine sebepsiz zenginleşme meydana geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 881.385,00 TL tazminatın tam ıslah tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 27.09.2023 tarihli ilamıyla ilk Derece Mahkemesinin gerekçesinin hukuka uygun olduğu, davalının taşınmazı 3 kişiye sattığı tarihte sebepsiz zenginleştiği bu nedenle alacağın zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİDairenin 11.02.2025 tarihli ilamıyla, hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu, olayda davanın inançlı işlemden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, Hukuk Genel Kurul kararları uyarınca inanç ilişkisinin yazılı delille ispatlanabileceği, bunun dışında ancak yazılı delil başlangıcı varsa inanç sözleşmesinin tanık dahil her türlü delille ispatlanabileceği, tarafların kardeş olmasının bu durumu değiştirmeyeceği, diğer bir ifadeyle tapuda resmi işlemle devredilen bir taşınmazın kardeşler arasında inanç sözleşmesine dayalı olarak devredilmesine ilişkin alacak isteminde tanık deliline dayanarak karar verilemeyeceği, davacı tarafın sunduğu protokol başlıklı belgede tarafların imzasının bulunmadığı, bonoların da tek başına ispat için yeterli olmadığı, Mahkemece açıklanan ispat kuralları dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, somut olayda davacı tarafından inanç ilişkisinin varlığına dair sunulan protokolde davalının imzasının olmadığı, protokolün davalının elinden çıktığının da belirlenmediği, dosyaya sunulan bonolarda da inançlı işlemin ispatına yarar bir ibare olmadığı, buna göre davacı tarafından bir delil başlangıcı sunulmamış olup tanık beyanlarının dikkate alınamayacağını, davacının yemin teklif etme hakkını kullanmayacağını bildirdiği bu durumda davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili, Yargıtay bozma kararının hukuka aykırı olduğunu, davanın hukuki dayanağının inançlı işlem kabul edilebilmesi için müvekkilinin kendi mülkiyetinde bulunan bir hakkı veya malı üçüncü kişiye devretmesi gerektiğini oysa somut olayda müvekkilinin malik olduğu bir taşınmazı devretmesinin söz konusu olmadığını davalının bedelinin yarını müvekkilinin ödediği bir taşınmazı tapuda kendi adına tescil etmesi nedeniyle sebepsiz zenginleştiğinin iddia olunduğunu dolayısıyla davanın hukuki dayanağının inançlı işlem değil sebepsiz zenginleşme olduğunu, müvekkilinin bedeli ödediğini ispatladığını, davanın tamamen ıslahına ilişkin dilekçelerinde vakıaların sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayalı olarak değiştirildiğini, Yargıtayın zorlama bir gerekçeyle bozduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece mahkemesince bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş bulunmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına ve özellikle Mahkemece bozmaya uyulmuş olmakla bozmada gösterilen hukuki esaslar çerçevesinde karar vermesinin karşı taraf nezdinde kazanılmış usuli hak teşkil etmesine göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 370.maddesi gereği ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.