Anahtar kelimeler: Yayıldığının Gözlendiğini Boşlukta Rüzgarın Alev Çatısı Hadisesinin Adresli Etapta Tümüne

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ----- müvekkil şirket arasında---- riziko adresli, ----- başlangıç, --- bitiş tarihli --- imzalandığını, --- tarihinde, riziko adresinin sol tarafına bitişik dava dışı ----- ait binanın çatısı ile sigortalı iş yerinin arka tarafına denk gelen --------- spor salonu arasında bulunan boşlukta net bir alev görüntüsü gözlendiğini, yangın hadisesinin ilk etapta spor salonunun tavan kaplamalarına ve dava dışı----- ait binanın depo kısmına hızlı bir şekilde sirayet ederek geliştiğini, ayrıca rüzgarın etkisiyle sigortalı binanın tümüne yayıldığının anlaşıldığını, yangın hadisesi neticesinde ----- Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucu sanıklar--------taksirle yangına neden olma suçundan 1 yıl hapis cezasına hükmedildiğini, sanıkların davalı -------yetkilileri olduğunu, müvekkili şirket tarafından riziko adresinde meydana gelen hasarın tespiti için ekspertiz işlemi yaptırıldığını ve düzenlenen eksper raporu uyarınca kaza sonrası riziko adresinde meydana gelen hasar miktarının toplamda tevkifat dahil -------olarak belirlendiğini, meydana gelen yangının, riziko teminat kapsamında olduğundan müvekkili şirket tarafından sigortalısı ------ tarihinde --------- ödeme yapıldığını yapılan ödememe ile müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, alacağı tahsili için başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taleplerinin zamanaşımı ile reddinin gerektiğini, Müvekkili şirkete husumet tevcih edilemeyeceğini, zarara yol açtığı iddia edilen yangın, arka sokakta yer alan dava dışı -----unvanlı şirketin ruhsatsız ve usûlsüz şekilde plastik/cerrahi eldiven depoladığı/imal ettiği ve dava dışı ---- isimli şahsın ise maliki olduğu ----- numaralı binada başladığı ve buradan çevreye yayıldığı, müvekkilinin kiracı olarak bulunduğu ----- numaralı bina da bu sebeple yandığını, müvekkilinin uğradığı zararlar için açılan dava halen derdest olduğunu, yangının, arka sokakta ---- numaralardaki, --- isimli şahsın maliki, -----unvanlı şirketin ise kullanıcısı olduğu binalarda başlayıp çevreye yayıldığını, --- yanı sıra ---- numaralı binanın maliki ------isimli şahsın da malik sıfatıyla sorumluluğu bulunduğundan davanın kendilerine ihbarı/davaya dahil edilmeleri gerektiğini,------ sayılı dosyasında müvekkili şirket ile anılan diğer şirket arasında aynı olaya ilişkin olarak devam eden bir davanın bulunduğunu, bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin, 4-6 kapı numaralı binada kiracı olup ------ adıyla/markasıyla spor salonunu işlettiğini, -----tarihinde tek kullanımlık/hijyenik nitril ürün(eldiven) deposu ve imalathanesi olarak kullanılan ----------numaralı komşu binada başlayan yangın, ilerledikten sonra spor salonunun üst penceresinden içeriye girerek spor salonunun da yanmasına sebep olduğunu, yangında müvekkili şirketin bir dahli veya kusuru bulunmadığını beyanla; davanın ihbarına, dahili davaya, saniyen müvekkili şirket bakımından öncelikle usûlden, her halükârda esastan reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ile birlikte yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı taleplerinin zamanaşımı ile reddinin gerektiğini, Müvekkili şirkete husumet tevcih edilemeyeceğini, zarara yol açtığı iddia edilen yangın, arka sokakta yer alan dava dışı ------ unvanlı şirketin ruhsatsız ve usûlsüz şekilde plastik/cerrahi eldiven depoladığı/imal ettiği ve dava dışı ---- isimli şahsın ise maliki olduğu ----- numaralı binada başladığı ve buradan çevreye yayıldığı, müvekkilinin kiracı olarak bulunduğu ---- kapı numaralı bina da bu sebeple yandığını, müvekkilinin uğradığı zararlar için açılan dava halen derdest olduğunu, yangının, arka sokakta ----- numaralardaki, --- şahsın maliki, ----- unvanlı şirketin ise kullanıcısı olduğu binalarda başlayıp çevreye yayıldığını, ---- yanı sıra ----numaralı binanın maliki ----- şahsın da malik sıfatıyla sorumluluğu bulunduğundan davanın kendilerine ihbarı/davaya dahil edilmeleri gerektiğini, ---------- sayılı dosyasında müvekkili şirket ile anılan diğer şirket arasında aynı olaya ilişkin olarak devam eden bir davanın bulunduğunu, bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin, ------ numaralı binada kiracı olup ------ adıyla/markasıyla spor salonunu işlettiğini, ----- tarihinde tek kullanımlık/hijyenik nitril ürün(eldiven) deposu ve imalathanesi olarak kullanılan ---- numaralı komşu binada başlayan yangın, ilerledikten sonra spor salonunun üst penceresinden içeriye girerek spor salonunun da yanmasına sebep olduğunu, yangında müvekkili şirketin bir dahli veya kusuru bulunmadığını beyanla; davanın ihbarına, dahili davaya, saniyen müvekkili şirket bakımından öncelikle usûlden, her halükârda esastan reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ile birlikte yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen yangın sebebi ile sigorta şirketinin sigortalısına ödediği hasar bedelinin rücuen tahisili için açılan----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu,--------- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; " Yangının ---- ait taşınmazda başlamış olduğu,------ salonuna sirayet ettiği ve bu salonun çelik konstrüksiyonlu ve kargir bir yapı olup, yukarıda açıklanan nedenler ile yapıda oluşabilecek herhangi bir yangın durumunda çok riskli olmadığı, ancak yapının çatı katında kullanılmış izolasyon malzemesi yangının ilerleme hızını arttırmış olabileceği, sonuç olarak ise bu dosyaya konu olan elektrik, mekanik ya da inşaat yönünden bir yangın sebebi olmadığı, ------ salonu çatı katında yangına sebep olacak bir imalat ya da teknik detay itfaiye raporlarında, bilirkişi ve expertiz raporlarında görülmemiştir. Dolayısıyla daha önce de üzere, yangının ----- başlamış olduğu, sebebinin uzman kişilerce belirlenmesi gerekliliği, yangının dava dışı ----- firmasında başlamış olması nedeni ile davalıya rücu edilemeyeceği, olay günü sonrasında alınan ekspertiz raporunda ------ olarak belirlenmiş olup elektrik mühendisi uzmanlık alanımıza giren kalemlerin hasar tespiti bedelinin -----olduğu, yangının gerçekleştiği taşınmazda yeniden keşif yapılamayacağı, hasarlı emtia ve teknik detayların yerinde incelenememesi mümkün olamayacağı için bu tutarın tarafımızca kadri maruf olacağı, ekspertiz raporu demirbaş listesinde olup uzmanlık alanımıza girmeyen hasar kalemleri bedeli -----olup bu hususta değerlendirmenin mobilya ve laboratuvar ölçüm cihazları konusunda uzman bilirkişiler tarafından değerlendirmesinin yapılması gerektiği, " şeklinde rapor sunulmuştur.TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak ----- da belirtilmiştir.---------- Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine------de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.Somut olayda davacı taraf dava dışı sigortalısına ait iş yerinde davalının iş yerinde çıkan yangının sirayet etmesi sebebiyle maddi zarar oluştuğunu, sigortalısına davalının sebep olduğu yangın sebebiyle dava dışı sigortalısına ödediği tazminatı davalıya rücu etmek istemektedir. Uyuşmazlık yangının çıkış noktasında ve yangının kimin kusuru ile çıktığı ve zarar miktarının ne kadar olduğu ve davacının sigortalısının haklarına halef olarak sigortalısına ödediği zarar miktarını davalıdan rücuen isteyip isteyemeyeceği noktalarında toplanmıştır. Kusur durumunun tespiti ve yangının çıkış sebebinin tespiti için mahkememizce bilirkişi raporu alınmış olup, bilirkişi raporunda yangının dava dışı Koin Medikal firmasında başlamış olması nedeni ile davalıya rücu edilemeyeceği tespit edilmiştir. Dava konusu yangın ile ilgili olarak ------------- Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporlarında da yangının dava dışı -----çıktığı tespit edilmiş olup mahkememizce alınan rapor ile aynı doğrultuda değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında davalının yangına sebep olduğuna ilişkin somut bir delil bulunmamaktadır. Hal böyle olunca yangın çımışında davalının kusuru bulunmadığı anlaşıldığından davacının sigortalısına ödediği tazminatı davalıya rücu edemeyeceği kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. ----- uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olaydeğerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,3-Karar harcı 732,00-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 25.565,60-TL harcın mahsubu ile artan 24.833,60-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/4 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca---- bütçesinden ödenen 3.600,00 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026