Anahtar kelimeler: Arazları Davatazminat Ekipleri Kalıcı Yaşanan Fiilden Yanın Yolcu Zarardan Uğranılan

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.08.2022 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazasında müvekkil yaralandığını ve arazları kalıcı hale geldiğini, yaşanan yaralanma nedeniyle uğranılan manevi zararlardan davalı yanın sorumlu olduğunu, karşı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olup, oluşan zarardan davalı taraflar müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, anılan trafik kazasında müvekkil yolcu konumunda olup, karşı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğunu, işbu husus kaza sonrası olay yerine gelen kolluk ekipleri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında sabit olduğunu, somut olayda karşı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu dikkate alındığında oluşan zarardan da sorumluluğu kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca bedensel zararların tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan 2023.E... sayılı başvuru kapsamında kusur oranlarına ilişkin bilirkişi raporu alındığını ve karşı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu kabul edildiğini, kaza tarihinde karşı araç davalı ... A.Ş nezdinde kasko poliçesi sigortalanmış olup, manevi tazminat bakımından şirketine sorumluluğunun bulunduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmeleri esnasında poliçe talep edilmişse de olumlu olumsuz bir dönüş olmadığını, bu kapsamda davalı şirket nezdinden bulunan poliçenin temin edilmesi gerekmekte olduğunu, davalı ... A.Ş ise aracın üzerinde firmaya ait logoların bulunması nedeniyle işleten sıfatını haiz olduğunu, zira dış görünüş bakımından ilgili firmaya ait bir araç izlenimi oluşmakta hizmet alan bakımından güven hissi vermekte olduğunu, bu haliyle davalı yanın da anılan zarardan sorumluluğunu kabul etmek gerektiğini, trafik kazasından kaynaklı olarak müvekkilin yaralandığını ve arazları kalıcı hale geldiğini, yönetmelik kapsamında tanzim edilen maluliyet raporunda müvekkilin %7 oranında kalıcı engeli oluştuğu tespit edildiği, kazanın meydana gelmesi akabinde müvekkil ... Üniversite Araştırma Hastanesine kaldırıldığı ve ilk müdahalesi gerçekleştirildiği, ilk müdahaleden sonra... Hastanesinde tedavi işlemleri devam ettiği ve tamamlandığını, Erişkinler için Engellilik Yönetmeliği kapsamında iyileşme süresi de dikkate alınarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim dalına yapılan başvuruya istinaden maluliyet değerlendirme raporu tanzim edildiği, işbu raporda müvekkilin %9 engel oranına sahip olduğu tespit edildiği, trafik kazasından kaynaklı meydana gelen yaralanma ve malul kalma nedeniyle müvekkil acı ve elem içinde kalmış olup, manevi yönden zarara uğradığını, bu nedenlerle, 100.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı ... Seyahat Ve Turizm Hizmetleri Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. Maddesi “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” hükmünü içermekte olduğunu, müvekkil şirketin merkezi İzmir olduğundan işbu davada İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafça sunulduğu iddia edilen delillerin müvekkil tarafına tebliğ edilmediğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Md.97 uyarınca davanın usulden reddinin gerektiğini, 26.04.2016 Tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, 65 yaşını doldurmuş Muhtaç, güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 5. Maddesi ile 2918 Sayılı KTK Md. 97’de değişiklik yapılmıştır.26.04.2016 tarihli değişiklik ile KTK Md.97 “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” şeklinde düzenlenmiş olup, zarar görenlerin zorunlu mali sorumluluk sigortasındaki miktar ile sınırlı olarak başvuru zorunluluğu mevcut olduğunu, Aracın Sigorta Poliçeleri, 1- Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Poliçesi, Poliçe No : .../0, Başlangıç Tarihi : 01.06.2022, Bitiş Tarihi : 01.06.2023, Sigortalı Adı : ... ... Tic. Ltd. Şti, 2- Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi, Poliçe No : 2314896/1, Başlangıç Tarihi : 03.06.2022, Bitiş Tarihi : 03.06.2023, Sigortalı Adı : ... ... Tic. Ltd. Şti, Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi, Poliçe No : 1627145/0, Başlangıç Tarihi : 12.08.2021, Bitiş Tarihi : 12.08.2022, Sigortalı Adı :... ... Tic. Ltd. Şti, müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, ... plakalı aracın maliki yahut işleteni müvekkil şirket olmadığı dava kapsamında müvekkile husumet yöneltilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın müvekkil şirket bakımından husumetten reddi gerektiğini, dava dilekçesi ile iddia ve taleplerin kabulünün mümkün olmadığını, yerleşik Yargıtay İçtihatları doğrultusunda tarafların kusur yüzdelerinin tespiti amacı ile adli tıp kurumundan rapor alınmasının zaruri olduğunu, davacının emniyet kemeri takmıyor olması (kusur) 2918 sayılı kanun’un 86. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kabul anlamına gelmemekle beraber tazminattan indirim sebebi olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber maluliyete ilişkin rapor alınması zaruri olduğunu, sigorta şirketleri ve Sgk tarafından yapılan her türlü ödemenin mahsubunun şart olduğunu, manevi tazminat talebinin zenginleşme aracı olarak kullanıldığını, talep edilen toplamda 100.000 TL tazminat adalete uygun olmadığını, davacı yanın sosyo-ekonomik durum araştırması yapılarak ödenecek tazminata hükmedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber davacının tüm tazmin taleplerine karşı zamanaşımı def’i ileri sürüldüğünü, bu nedenlerle, yetki itirazının kabulüne, usule ilişkin itirazların kabulü ile davanın usulden reddine, davacının manevi tazminat taleplerinin reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Davanın; trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili davada; kaza tespit tutanağı , STK karar, arabuluculuk tutanaklar, genel adli muayene formu, ... ... Hastanesi ve ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesi evrakları, maluliyet değerlendirme raporu, SGK hizmet dökümü, kazaya ilişkin haberler ve görüntüler, bilirkişi, tanık, yemin ve sair her türlü delile dayanmıştır.
Mahkememizin 2025/... esas sayılı dosyasından davalı şirket ... Seyahat Ve Turizm Hizmetleri Anonim Şirketi yönünden tefrikine karar verilerek iş bu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.
Davalı .... A.Ş. Ye █████/2025, ... Kooperatifine █████/2025, ... LTD ŞTİ. █████/2026 tarihinde dava dilekçesinin ve tensip zaptının tebliğ edildiği, davalı ... ... A.Ş.nin █████/2025, ... Kooperatifi █████/2026, ... LTD ŞTİ. █████/2026 tarihinde cevap dilekçesi sunduğu, ... Kooperatifinin cevap dilekçesini süresinde vermediği, ... LTD ŞTİ. Cevap dilekçesinde yetkili mahkemeyi göstermediği anlaşılmıştır.
Haksız fiilden kaynaklanan davalarda yetki kuralı kesin olmadığından yetkinin kesin olmadığı hallerde yetki itirazının her bir davalı tarafından cevap süresi içinde ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerekir. Aksi halde süresi içinde ve usulüne uyğun olarak yetki itirazında bulunmayan davalı yönünden davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelecektir. İhtiyari dava arkadaşı olan davalılardan birinin yaptığı yetki itirazı diğerine sirayet etmeyeceğinden sadece yetki itirazında bulunan davalı yönünden yetki itirazının incelenmesi ve şartlar var ise tefrik kararı verilmesi, yetki ilk itirazı bulunmayan, süresi içerisinde yetki itirazı bulunmayan davalı yönünden davaya devam edilmesi gerekmektedir. (... BAM 35. HD █████████ E. ████████ K.)
Davanın trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat davasından ibaret olduğu (haksız fiilden kaynaklı) somut uyuşmazlıkta davaya konu trafik kazasının ... / Susurluk da meydana geldiği, davacının yerleşim yerinin ... / İstanbul, davalı .... A.Ş.nin şirket merkezi İzmir, davalı ... Kooperatifi'nin şirket merkezi İzmir, davalı ... LTD ŞTİ. 'nin şirket merkezinin ... / ... olduğu, davalı ... Kooperatifi'nin süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı, davalı ... LTD ŞTİ. İse cevap dilekçesinde yetkili mahkemeyi göstermediği anlaşılmakla, yetki itirazının bu davalılar yönünden reddine, Davalı .... A.Ş. Yönünden dosyanın tefrik edilmesi ile iş bu esasa kaydına karar verildiği anlaşılmıştır. (... BAM 3. HD █████████ E. █████████ K. )
6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” 6100 sayılı Kanun’un “Haksız fiilden doğan davalarda yetki” başlıklı 16 ncı maddesi şöyledir: “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” Hükmünü içerdiği anlaşılmıştır.
Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı, kesin yetki kuralının bulunmadığı bir davayı yetkisiz bir mahkemede açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir.
Dosya kapsamından kazanın ... / Susurluk da meydana geldiği, davacının dava tarihi itibarıyla yerleşim yerinin ... / İstanbul, davalı .... A.Ş.nin şirketinin dava tarihi itibarıyla yerleşim yerinin İzmir olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısı ile davaya bakmaya İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın YETKİSİZLİK SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE,
2-)HMK 20.maddesi gereğince kararın kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili İZMİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-)H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten itibaren, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesini talep ettikleri takdirde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, süresi içerisinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunda karar verileceğinin ihtarına,
4-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!