Anahtar kelimeler: Başakşehir Semtinde Cephe İnce Kaplama Park Projesinin Projesi Dış İşler

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ Esas, █████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında müvekkili şirkete ait İstanbul Başakşehir, ... Semtinde bulunan ... Projesinin dış cephe işlerinin davalı tarafından yapılması için 14.01.2019 tarihli “... Park Projesi İnce İşler Dış Kaplama İşleri Yüklenici Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşme ile davalının, projenin dış cephe işlerini özel ve idari teknik şartnamede tarif edildiği şekliyle sabit birim fiyat usulü ile bir bütün olarak sözleşme koşullarında yaparak teslim etmeyi taahhüt ettiğini, sözleşmede işin süresinin 15.01.2019 tarihinde geçerli olacak şekilde 350 gün olarak belirlendiğini ve 31.12.2019 tarihinde bitirilmesi ve teslimi öngörüldüğünü, sözleşmede işin kesin süreli olduğunu, işin bitirilmesi için gerekli tüm iş kalemlerinin bir bütün olarak davalı uhdesinde olduğu açık bir biçimde ifade edildiğini, sözleşmeye konu işin, belirlenen tarihte bilerek teslim edilmediğini, süre yönünden müvekkili şirketi ve projeyi zorda bırakacak gecikmeler yaşandığını, ayrıca davalının işi finansal açıdan yürütemeyecek duruma gelmesi nedeniyle, sözleşmede yazan ödemelerin çok üzerinde ödemelerde bulunulduğunu ya da birçok ödemenin doğrudan müvekkili şirket tarafından yapıldığını, sözleşmeye konu işin geçici kabulüne ilişkin 08.09.2020 tarihli geçici kabul tutanağı düzenlendiğini ve işin davalıdan teslim alındığını, sözleşme keşif bedeli, tüm iş kalemleri bir bütün olarak davalı uhdesinde olacak şekilde sabit birim fiyat üzerinden 16.061.541,57-TL+KDV olarak belirlenmiş olmasına karşın sözleşme fiyatlarıyla yapılan iş tutarının 18.854.386,41-TL olduğunu, bunun sonucu olarak müvekkili şirketin, inşaatın daha fazla gecikmemesi ve bir an önce bitirilmesi maksadıyla yapmış olduğu ödemeler nedeniyle davalıdan 2.419.533,58-TL alacağı oluştuğunu, müvekkili şirketin oluşan alacağının ödenmesi için davalıya Bakırköy 21. Noterliğinin 05.10.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı alacak ihtarnamesini keşide ettiğini, ihtarnamede; son hakkedişin ve kesin hesabın çıkartılması sonucu müvekkilinin fazladan yapmış olduğu ödemeler karşılığı oluşan 2.419.533,58-TL alacağının, geçici kabul tutanağının tanzim edildiği 08.09.2020 tarihinden geçerli işlemiş ve işleyecek değişen oranlarda ticari reeskont faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesi talep edildiğini, ihtarnamede sözleşmeye konu işin geç teslimine bağlı cezai şart ile uğranılan zarar ziyanı tazmin hakları ise saklı tutulduğunu, davalının cevabi ihtarnamesinde davacının 2.419.533,58-TL tutarındaki asıl alacağına karşı herhangi bir itirazda bulunmadığını, kendisine bu tutarda fazla ödeme yapıldığını kabul ettiğini ancak yapılan işlere ilişkin fiyat farkı verilmesi gerektiği ve ilave işler yapıldığı iddiasında bulunarak kendisine yine ödeme yapılması gerektiğini ileri sürdüğünü, davalının ödeme yapmaması nedeniyle müvekkili şirketin, alacak ihtarından sonra 2.419.533,58-TL’nin üzerine davalı adına ... ve benzeri kurumlara yapılan ödemelerle oluşan yeni alacak tutarının 2.432.088,92-TL asıl alacak ile 92.535,99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.524.624,91-TL üzerinden İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibini başlattığını, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosuna başvurduğunu, 21.04.2021 tarihinde gerçekleştirilen son oturumda anlaşma sağlanamadığından 21.04.2021 tarihli Anlaşamama son oturum tutanağı düzenlendiğini, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyan ederek davalının İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı borçlunun toplam alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça tebliğ edilen ihtarname dışında hiçbir delile dayanmadığını, davacının tamamen kötü niyetle haksız kazanç elde etme gayesi ile hareket ettiğini, bu doğrultuda davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ''Davalının işi finansal açıdan yürütemeyecek duruma gelmesi nedeniyle sözleşmede yazan ödemelerin çok üzerinde ödemelerde bulunulmuş ya da birçok ödeme müvekkil şirket tarafından yapılmıştır.'' iddiasının tamamen soyut, mesnetsiz ve gerçek dışı bir iddia olduğunu, yüklenici sözleşmesi'nde belirtilen işlerin ve dahi sözleşmede belirtilmeyen ama karşı tarafça talep edilen ek işlerin tamamı müvekkil şirketçe eksiksiz ve kusursuz bir şekilde ifa edildiğini, müvekkili şirketin alanında uzman ve uzun süredir söz konusu alanda faaliyetleri bulunan ve sektördeki yeri yüksek olarak nitelenebilecek konumda olduğunu, müvekkili şirketin ifasına devam ettiği birçok işin halen devam ettirdiğini, söz konusu finansal sıkıntıya düşüldüğü için fazla ödeme yapıldığı iddiasının maddi hiç bir dayanağı bulunmadığını, yapılan ödemelerin nedeninin davacı tarafça sözleşmede yer almayan işlerin yapılmasını talep etmekten kaynaklandığını, işin bitirilmesi ve tesliminden uzun bir süre sonra işin tesliminde gecikmeler yaşandığından bahisle müvekkili şirkete haksız ve gerçeği yansıtmayan şekilde ihtar gönderilmesi ve ilave işlere/uygulama yapılacak alanlardaki değişikliğe rağmen sabit birim fiyat uygulanacağı iddiası ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşmede işveren keşifi %30 oranında artırılıp veya düşürebilme yetkisine sahip olduğunun kararlaştırıldığını, ancak ilgili sözleşmeden bağımsız olarak talep edilen işlerin değişim oranının %30 oranının çok üzerinde olduğunu ve bu doğrultuda söz konusu taleplerin maliyeti ve birim fiyatları üzerinde revize yapılması zorunluluğu hasıl olduğunu, bu durumun hem davacı şirket ile yapılan toplantılar da hem de mail yolu ile davacı şirkete defalarca kez iletildiğini, davacı şirketin söz konusu sözleşme maddesi ve haklı talepleri iş bitimine erteleyerek hareket ettiğini, ancak söz konusu sözleşme kapsamındaki ve sözleşme kapsamındaki işlerin eksiksiz bitirilmesine ve müvekkili şirketçe defalarca dile getirilmesine rağmen gerekli maddi revizelerin büyük bir çoğunluğu davacı şirketin kötü tutumu nedeniyle yapılmadığını, söz konusu ilave işlere ilişkin kayıtlar ve hak edişler müvekkil şirket kayıtları vasıtası ile kanıtlanacak nitelikte olup ayrıca yüklenici sözleşmesi imzalanan proje alanının keşfi ile de müvekkili şirketin yüklenici sözleşmesi kapsamında ve sözleşme kapsamına ek olarak yapmış olduğu işler açıkça görüleceğini beyan ederek icra takibine müvekkilinin itirazının haklı olduğunu, takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu aşikar olan davacının davasının reddi ile % 20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, █████/2021 tarihli ön inceleme duruşmasında "Davacı tarafa dava ve takip konusu sözleşme, hak edişler, ödemelere ilişkin belgeler, varsa proje, teknik şartnameleri sunması gerekirken dava dilekçesi ekinde sunmadığı gibi █████/2021 tarihli ön inceleme duruşmasına çağrı zaptında HMK 139.maddeye göre verilen 2 haftalık kesin süre içinde de sunmadığı, duruşmadan bir gün önce dilekçe ve ekinde bir kısım delil sunduğu, davalı tarafın ise süresinden sonra sunulan dilekçe ve eklerine muvafakat etmediği anlaşılmakla, davacı tarafın bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına" karar verilerek açık yargılamaya devam olunduğu, dosya kapsamına göre, davaya konu sözleşme, hak edişler, geçici kabul tutanakları, yapılan işlere ilişkin dökümler, icmal cetvelleri, davacının fazladan yaptığını iddia ettiği ödemelerle ilgili belgelerin kanuna ve mahkeme kararına göre verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından dosyaya sunulmadığı ve bu nedenle bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, dosyada mevcut diğer delil ve belgeler kapsamında ise davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ispat yükünün davalıya geçtiğinin değerlendirilmediği zira davalının fazla ödeme aldığını ikrar ederek aldığı ödemenin fazla yaptığı işe mahsuben olduğunu beyan ettiği, bu hususun davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, ibrazı istenmeyen ve müvekkilinin hüküm verilen ön inceleme duruşmasında haberdar olduğu deliller üzerinden hüküm tesis edildiği, davalının ikrarı ile aradaki ticari ilişkiye dair bir çekişme kalmadığı hususunun gözardı edildiği, delillerin ön inceleme duruşmasından önce dosyaya sunulduğunun dikkate alınmadığı, aynı duruşmada ön incelemenin, tahkikatın ve sözlü yargılamanın yapılarak hüküm tesis edildiği, bir alacak davasında müvekkilin açıkça dayandığı ticari defter ve kayıtlar ile yemin ve tanık delilerinin yokmuş gibi değerlendirildiği, ispat yönünden bilirkişi incelemesi, ticari defter ve kayıtlar gibi delillere niye bakılmadığına dair olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı tarafın, davalı ile olan sözleşmeye istinaden ödemesi gerekenden daha fazla ödeme yaptığını iddia ederek fazla ödediği bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Davacı iş sahibinin, taraflar arasında düzenlenen █████/2019 tarihli sözleşme uyarınca fazla ödeme yaptığını ileri sürerek, davaya konu takiple fazla yaptığını iddia ettiği ödemenin iadesini istediği, davalı yüklenicinin ise davacının fazla ödemesinin olmadığını, fazla ödemenin ilave işler nedeniyle yapıldığını savunduğu, ilk derece mahkemesince ilk celsede davacının delillerini sunmadığından bahisle ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı iş sahibinin fazla ödemesinin bulunup bulunmadığı, davalı yüklenici tarafça ilave işler yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa bedeline ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedel olarak imzalandığı anlaşılmaktadır. Götürü bedel eser sözleşmelerinde iş sahibinin fazla ödeme yapıp yapmadığının veya yüklenicinin talep edebileceği iş bedelinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinde öncelikle işin fiziki tamamlanma oranının belirlenmesi gerekir.Fiziki tamamlanma oranı, bir inşaat projesinde yer alan tüm imalat kalemlerinin (kazı, temel, betonarme karkas, duvar, sıva, mekanik, elektrik, çatı, dış cephe, ince işler vb.) her birinin proje kapsamındaki toplam iş miktarına oranla ne kadarının yerinde fiilen tamamlandığını gösteren ve genellikle yüzde (%) cinsinden ifade edilen bir ilerleme göstergesidir. Bu oran; projenin ilerleme seviyesini teknik olarak ortaya koymak, hakedişlerin düzenlenmesi ve ödemelerin yapılmasını sağlamak, eksik işler ile sözleşmenin feshi hâlinde yükleniciye ödenecek bedeli hesaplamak, inşaatın kabaca veya tamamen tamamlanıp tamamlanmadığını belirlemek gibi amaçlarla kullanılır. Bu tanımlama sonrasında, bu türden sözleşmelerde, yüklenicinin sözleşme kapsamında yaptığı işin bedelinin hesaplanmasında "Fiziki Oran Yöntemi" uygulanır. Götürü bedelli eser sözleşmelerinde fiziki oran yöntemi gereğince, konunun uzman bilirkişi ile mahallinde inceleme yapılarak, tespitteki bulgular ve teknik değerlendirmeler de irdelenerek, gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hakedilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 15. HD. █████████ E - █████████K.)Dava konusu somut uyuşmazlıkta, mahkemece yapılması gereken, işin yapıldığı yerde konusunda uzman bilirkişi heyeti eşliğinde keşif yapılarak, öncelikle sözleşme kapsamında yapılan işler ile varsa ilave işler ayrıştırılıp, sözleşme kapsamında yapılan işlerle ilgili olarak, eksik ve ayıplı işler dikkate alınıp, işin fiziki gerçekleşme oranı belirlendikten sonra, sözleşme bedeli bu orana uyarlanarak, kabul edilen veya ispatlanan ödemeler mahsup edildikten sonra iş sahibinin fazla ödemesinin olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmek olmalıdır. İlave işler bedeliyle ilgili olarak ise, mahkemece yapılması gereken, bilirkişi aracılığıyla davacı iş sahibi yararına faydalı ve yasal işlerin yapıldığının tespiti halinde, bunların da fiyatları yapıldığı tarihteki piyasa rayiciyle belirlenerek, karşılıklı taleplerle ilgili takas ve mahsup işlemi de değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesidir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarih, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!