Anahtar kelimeler: Direndiğini Uyarılara Navlun Çare Ödememe Toplamda Yazildiği Hariç Bakirköy Bakırköy

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;İSTEM
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında aralarındaki anlaşma gereği navlun hizmetine ilişkin olarak düzenlenen 10.06.2024 tarihli ......... nolu, 10.06.2024 tarihli ........ nolu ve 10.06.2024 tarihli ........ nolu faturalar nedeniyle davalının toplamda 2.400,00.-€ (faiz ve masraflar hariç olmak üzere) borçlu olduğunu, gerek yazılı gerek sözlü tüm uyarılara rağmen davalı tarafın söz konusu borcu ödememe konusunda direndiğini, bunun sonucunda son çare olarak müvekkili şirket tarafından Bakırköy ..... İcra Dairesi ..../...... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış olduğunu, ancak davalı borçlu tarafından işbu icra takibine de haksız bir şekilde itiraz edildiği, müvekkili şirket ve davalı firma arasında geçen karşılıklı mail yazışmalarından da açıkça anlaşıldığı üzere davalı tarafın borcu kabul ettiğini, işbu durumun ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde de ortaya çıkacağını, davalı tarafından her ne kadar faize itiraz edilmişse de, taraflar tacir olup, döviz bazlı takip yapıldığından, icra takibinde 3095 Sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunu’n 4/a bendi uyarınca, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulandığını, açıklanan nedenlerle, fazlaya dair ve başkaca hakları saklı kalmak kaydıyla, Bakırköy ..... İcra Dairesi ...../..... E. sayılı dosyasına vaki borca itirazın iptali ve takibin devamını, davalının alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.YANIT
:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davacı şirkete karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının açmış olduğu davanın haksız ve kötü niyetli bir davranışa dayandığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafından talep edilen alacak taşıma hizmetine ilişkin ise; taşıma sırasında mallarda hasar meydana gelmiş olduğunu ve teslimat süresinin geciktiğini, bu hususların hizmetin ayıplı ve geç ifa edilmesi anlamına gelmekte olup, müvekkilinin ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırdığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, açıklanan nedenlerle, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.KANITLAR VE GEREKÇE
:,-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...../..... esas saytlı takip dosyası ile cari hesap-fatura alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.-Bakırköy ...... İcra İcra Müdürlüğü'nün ...../..... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 2.400,00 EURO alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "10.06.2024 Tarihli, ........ Numaralı 400,00 EUR tutarlı,10.06.2024 Tarihli, ....... Numaralı 1.000,00 EUR tutarlı,10.06.2024 Tarihli, ......... Numaralı 1.000,00 EUR tutarlı fatura-cari hesap ekstresi bakiyesi" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ....../....-..... Esas - ...../...... Karar sayılı ilamı).-Somut olayda davacı tarafın iddiası "taraflar arasındaki ticari ilişki doğrultusunda navlun hizmeti verildiği ve bu kapsamda düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediği" hususuna dayanmaktadır.-Davalı tarafın iddiası ise "davacı şirkete herhangi bir borcun bulunmadığı" hususlarına dayanmaktadır.-Somut uyuşmazlıkta, takip fatura ve bu kapsamdaki cari hesaba dayanılmıştır. Davalı taraf borcun tamamına itiraz etmiştir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin yerine getirildiğini ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf takibe konu faturaya ilişkin malın teslimi ve hizmetin verildiğini dava miktarı da gözetilerek HMK'nın 199. Maddesi gereğince yazılı delillerle ispat etmelidir.-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması" başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih ...../.....E. ...../.....K. sayılı ilamı).-Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (......, ......; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).-Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.-Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih ...../.... Esas ..../..... Karar sayılı ilamı).-Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişi ve taşıma bilirkişisine tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; Davacı .... ..... Lojistik ve Ticaret Ltd. Şti. ile davalı ..... Uluslararası Nakliyat Petrol Lojistik İnşaat Otomotiv Sanayi ve Tic. A.Ş.’nin e-defter yükümlülüklerini yerine getirdikleri, ilgili dönemlere ilişkin e-defter beratlarının alındığı; ancak davacı şirkete ait 2024 ve 2025 yılı envanterlerinin bilirkişiye sunulmadığı ve ticari defterlerin noter açılış/kapanış tasdik kapaklarının ibraz edilmediği, taraf ticari defter ve muavin kayıtlarının incelenmesi sonucunda, 2023 yılı sonu bakiyesi ile 2024 yılına ait fatura ve ödeme kayıtlarında taraflar arasında bazı mutabakatsızlıklar, kayıt hataları ve eksik muhasebeleştirme işlemleri bulunduğu; ancak bu hususlar tablo bazında giderildiğinde tarafların ticari ilişkiye dair temel kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı şirket kayıtlarında, 2023 yılında davalıdan olan bakiyenin 2024 yılına devredildiği; 2024 yılı içerisinde yapılan ödemeler ve karşılıklı faturalar dikkate alındığında, yıl sonu itibarıyla davalı şirketin davacıya karşı 84.716,23 TL (2.400 Euro) tutarında borç bakiyesi bulunduğunun görüldüğü, davalı şirket kayıtlarında, davacıya ilişkin bazı fatura ve ödemelerin hiç kaydedilmemesi, bazı fatura tutarlarının hatalı işlenmesi, 2023 yılı bakiyesinin kasa hesabı ile kapatılması ve 2024 yılı sonunda 120 ve 320 numaralı hesapların yine kasa hesabı üzerinden kapatılmaya çalışılması nedeniyle, tek başına davalı defterlerinin taraflar arasındaki gerçek cari hesap durumunu tam olarak yansıtmadığı; bu nedenle karşılaştırmalı incelemede davacı kayıtlarının esas alındığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.-Mahkememiz dosyası daha önce rapor veren SMMM bilirkişiye tevdi edilerek davalı tarafın hukuki nitelikte olmayan itirazlarının değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi istenmiş, düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle; yapılan inceleme tarafların ticari defter ve muhasebe kayıtları birlikte ve karşılaştırmalı olarak değerlendirildiği, davacı şirket bakımından, envanter defterlerinin dosyaya sunulmadığı ve söz konusu defterlere ait noter tasdik kapaklarının ibraz edilmediği, bu hususun tespit olarak kayda geçirildiği, değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, bununla birlikte, cari hesap incelemesi; davacı şirketin yevmiye defteri kayıtları, defteri kebir, cari hesap ekstreleri ile ödeme ve tahsilata ilişkin belge ve kayıtlar esas alınarak gerçekleştirilmiş olup,yapılan hesaplama yalnızca envanter defterlerine dayandırılmamış; mevcut muhasebe kayıtları ve belgeler çerçevesinde kapsamlı bir değerlendirme yapılmış olduğu, yapılan incelemede; davalı şirket muhasebe kayıtlarında 49.850,72 TL tutarındaki bakiyenin kasa hesabı kullanılarak kapatıldığı görülmekle birlikte, söz konusu kasa kaydına ilişkin olarak davacı tarafa fiilen ödeme yapıldığını gösterir tediye veya tahsilat makbuzu, imzalı teslim belgesi ya da benzeri nitelikte herhangi bir belgenin dosya kapsamında ibraz edilmediği, ayrıca, █████/2015 tarihli ve 29572 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 459) uyarınca, 2023 yılı itibarıyla 7.000 TL’yi aşan tutarlardaki tahsilat ve ödemelerin aracı finansal kurumlar kanalıyla yapılması ve belgelendirilmesi gerektiği, bu kapsamda, anılan kasa kaydının taraf kayıtları arasında karşılıklı olarak teyit edilebilen bir ödeme işlemi olarak değerlendirilmediği, davalı vekilinin talebi üzerine, davalı şirkete ait muavin defter dökümleri mutabakat çalışması kapsamında yeniden düzenlenerek irdelendiği, nutabakat tablosunun oluşturulması sırasında, kasa işlemleri ile cari hesap düzeltme kayıtlarının cari hesap bakiyesine etkisinin izlenebilirliğini sağlamak amacıyla, ters kayıt yaklaşımı uygulanmış ve söz konusu satırlar tabloda sarı renk ile işaretlendiği, 07.02.2024 tarihli, davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 1.600 EUR karşılığı 52.430,56 TL tutarındaki ödeme satırı, mutabakat tablosuna eklendiği, 10.06.2024 tarihli işlemde, davalı muavin kayıtlarında 32.127,30 TL olarak yer alan fatura tutarı, davacı kayıtlarındaki fatura bedeli ile uyum sağlanması amacıyla 35.127,30 TL olarak düzeltilerek mutabakat tablosuna yansıtıldığı, 19.08.2024 tarihli ........ numaralı, davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen 1.000 EUR karşılığı 37.149,70 TL tutarındaki fatura satırı mutabakat tablosuna eklendiği, bu mutabakat çalışmasında kur güncellemeleri yapılmamış, EUR bazlı tutarlar kendi para birimiyle izlenmiş; mutabakat tablosu sonucunda EUR bazında bakiye 2.400 EUR alacak bakiyesi oluştuğunun hesaplandığı, itirazlar kapsamında daha önce tarafımıza iletilen muavin defter dökümleri ve diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; kök bilirkişi raporunda izlenen inceleme yöntemi ve ulaşılan sonuçları değiştirmeyi gerektirecek nitelikte yeni veya farklı bir belgenin dosyaya sunulmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.-Ticari defterlerin incelendiği bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.-Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.-Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş, her iki tarafça ticari defterler ibraz edilmiş ve ticari defter kayıtları incelenmiştir.-Yukarıda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere, taraflarca ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarının mutabakat kapsamında yapılan düzenlemeler, davalı tarafın belgelendirilmemiş kayıtlarının düzeltilmesi akabinde takip tarihi itibariyle birbirini doğruladığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen alacağın 2.400,00 Euro'luk kısmının davacı ve davalı tarafından ticari defterlere uyumlu şekilde kaydedildiği görülmüştür.-Yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı şirket ile davalı şirketi arasında ticari ilişkinin var olduğu, davacı tarafın davalı ile aralarındaki fatura içeriği edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan bedellerin usulüne uygun olduğu hususlarının davacı tarafça, ticari defter kayıtları kayıtlarıyla ispat edildiği, buna karşılık olarak davalı tarafın takibe konu alacağın 2.400,00 Euro'luk kısmını ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.-Davalı tarafın takip konusu alacağın yukarıda belirtilen miktarını ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.-Her ne kadar davalı tarafça cevap dilekçesinde "taşıma sırasında mallarda hasar meydana gelmiş ve teslimat süresinin geciktiğini, bu hususların hizmetin ayıplı ve geç ifa edilmesi anlamına gelmekte" olduğu iddia edilmiş ise davalı tarafın ticari defter kayıtlarına faturaları herhangi bir itirazda bulunmadan işlediği, ticari defterlere kaydedilen ve aksi yönde bir kayıt içermeyen bu kaydın davacı aleyhine bir kayıt olduğu, davalı tarafça yargılama sırasında taşımanın eksik ve/veya ayıplı olduğuna ilişkin bir belge ibraz etmediği anlaşılmakla, bu yöndeki iddialar yerinde görülmemiştir.-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.-Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile;-Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...../..... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 17.867,61 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.183,35-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.795,84-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.387,51-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 1.795,84-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 615,40 TL başvurma harcı, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 211,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 16.826,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davalı yan üzerinde bırakılmasına,6-Kabul edilen kısım yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,...... sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ..../..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ......e-imzalıdırHakim ......e-imzalıdır