Anahtar kelimeler: İhk Saatte Gününün Geldiler İstemli Tahkim Heyeti Davetiye Çevrilen Dinlenerek
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████-████████
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2022/İHK-41258
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-███████████
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ......... geldiler. Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeniyle geri çevrilen dosyada işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 15.12.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.08.2017 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki otomobil ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı bir otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davalının tahkim yargılamasından önce davacıya 18.09.2019 tarihinde 112.787,32 TL kısmi ödeme yaptığını, kısmi ödemenin eksik olduğunu, bakiye tazminat talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 170.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tahkim yargılamasından önce davacıya % 3 maluliyet ve % 100 kusur oranına göre 18.09.2019 tarihinde 112.787,32 TL tazminat ödediğini, davacının ibraname imzaladığını, 2918 sayılı KTK’nun 111. maddesinin 2. fıkrası uyarınca eldeki davanın anılan maddede belirtilen 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile 170.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının tahkim yargılamasından önce davacıya 18.09.2019 tarihinde ödeme yaptığını, davacı tarafça ibraname imzalandığını, eldeki davanın 23.12.2021 tarihinde açıldığını, 2918 sayılı KTK’nun 111. maddesinin 2. fıkrasında; “Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” hükmünün bulunduğunu, eldeki davanın anılan maddede belirtilen 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının gelirinin hatalı tespit edildiğini, SGK hizmet dökümünün dosyaya sunulması, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davaya konu kısmi ödemeye ilişkin ibranamenin tarihinin 09.08.2019, 2918 sayılı KTK'nun 111. maddesinin 2. fıkrasına göre 2 yıllık hak düşürücü sürenin bitiş tarihinin 09.08.2021 olduğu, ancak Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle 7226 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme ve bu Kanun kapsamında 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yapılan süre uzatımı ile sürelerin durması nedeniyle arada geçen 95 günün eklenmesi halinde 2 yıllık sürenin bitiş tarihinin 14.11.2021 olduğu, davacının eldeki davadan önce davalıya 02.11.2021 tarihli e-posta ile başvuru yaptığı, davalının kısmi ödemesinin düşük olduğunu belirterek bakiye tazminat talebinde bulunduğu, ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmadığı, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasının da yeterli olacağı, davacının irade beyanının 2 yıllık sürenin bitiş tarihi olan 14.11.2021 tarihinden önce açıklandığı, bu nedenle davalı vekilinin bu husustaki temyiz itirazlarının reddi gerektiğinin anlaşılmasına, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delilin bulunmamasına, davacının gelirinin tespitinde hata olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 11.06.2021 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, raporda davacının kaza nedeniyle kırılan kalça kemiği nedeniyle %3 oranında maluliyet tespiti yapıldığı, buna ek olarak davacının kaza nedeniyle kaburga kemiklerinin kırıldığının belirtildiği, hangi sağlık kuruluşunda düzenlendiği belirtilmeyen 26.02.2021 tarihinde yapılan solunum fonksiyon testine (SFT) göre davacıda hafif solunum güçlüğünün bulunduğu belirtilerek Yönetmeliğin ekindeki Özür Oranları Cetvelinde yer alan Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi bölümünde solunum fonksiyonunda az derecede etkilenme kapsamında takdiren davacının %10 oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, Yönetmeliğin ekindeki cetvelde; solunum fonksiyonu bozukluğunun tespitinde, solunum fonksiyon testlerinin göğüs hastalıkları uzmanı veya SFT teknisyeni tarafından yapılacağı, sorumlu göğüs hastalıkları uzmanı tarafından yorumlanarak onaylanacağı şeklinde düzenleme bulunduğu, ancak raporda davacının göğüs hastalıkları uzmanı hekim tarafından muayene edilerek, solunum fonksiyon testinin bu hekim tarafından değerlendirildiği yönünde herhangi bir kaydın bulunmadığı, bu nedenle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının güncel solunum fonksiyon testi yapılarak ve yeniden muayenesi sağlanarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveline göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Göğüs Hastalıkları ile Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü uzmanlarının bulunduğu heyetten rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.5684 sayılı Kanun'un █████ maddesi Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in █████. ve AAÜT’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
28.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!