Anahtar kelimeler: Çarpışmasıyla Kusurlarının Plaka Kazada Kayseri Yaralandığını Artırılmak Kesinlik Değeri Şartı

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kayseri 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; 02.10.2015 tarihinde 66... plaka sayılı araç ile davacıların içinde bulunduğu 38... plaka sayılı aracın çarpışmasıyla meydana gelen kazada davacıların yaralandığını, davacıların meydana gelen olayda kusurlarının olmadığını belirterek değeri belirlendiğinde artırılmak üzere davacı ... için 1.000,00 TL maddi tazminat, davacı ...... ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ........ için 10.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsilini talep etmiştir.II.CEVAPDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından davadan önce sigortaya başvuru yapılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, olayın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, davacıların müterafik kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat yönünden davacı ...'un açmış olduğu maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacı .......'nın maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 166,75 TL geçici iş göremezlikten kaynaklı tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 02.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile birlikte davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden; davacı ...'un açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ..........'nın açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddinekarar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ........ adına ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlı Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin söz konusu kaza sebebi ile maluliyetinin bulunmamasının mümkün olmadığını, söz konusu raporu kabul etmediklerini, müvekkilleri adına çok düşük miktarda manevi tazminata hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.1- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.Somut olayda, kaza tarihi 02.10.2015 olup davacı .........'nın maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniveristesi Tıp fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 22.08.2022 tarihli rapor ile davacıda yumuşak doku yaralanması sebebiyle 5 gün geçici iş göremezlik tespit edildiği, sürekli iş göremezliği bulunmadığı belirlenmiş ve mahkemece bu rapora göre karar verilmiştir.Davacıda yumuşak doku yaralanması dışında ayrıca sol kaş ortası 2x2 cm'lik nedbe olduğunun saptandığı belirtilmiş olup dayanak maluliyet raporunu hazırlayanlar arasında dermatoloji uzmanının bulunmadığı ve alınan raporun da kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığı anlaşılmıştır.Bu durumda, mahkemece başvuru sahibinin tedavi evrakı ile birlikte ikametgahına en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığına müracaatla, davacının en son film ve grafileri çekilerek ve fiziki muayenesi yapılarak Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, dosya kapsamında yer alan maluliyet raporu da irdelenerek, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli ve içinde dermatoloji uzmanının da bulunduğu şekilde oluşturulacak bir heyetten yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.2- Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özellikleri göz önünde tutularak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat, maddi bir zararın karşılanması niteliği taşımayıp zarara uğrayanda manevi huzur ve tatmini sağlamayı amaçlayan özgün bir nitelik taşır. Bu itibarla manevi tazminat, cezalandırma aracı olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması olarak da nitelendirilemez.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı kararına, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına ve çağdaş hukuk anlayışına göre manevi tazminat miktarı belirlenirken zarar görenin duyduğu acı, üzüntü, keder gibi duyguları hafifletmenin ve dindirmenin yanında, zarar vereni gerekli dikkat ve özeni gösterme konusunda etkileyecek ölçüde caydırıcı olması da gözetilmelidir. O hâlde takdir olunacak miktar belirlenirken bir yandan maddi tazminatı tamamlayan bir denkleştirme unsuru olarak zarara uğrayanın tatmin edilmesi; diğer yandan zarar verenin daha dikkatli ve özenli davranıp zarar verici eylemlerden sakınması için caydırıcı etki sağlayacak bedel ödettirilmesi hususları göz önünde tutulmalıdır.Öte yandan, manevi tazminatın miktarı belirlenirken hukuka aykırı eylemle birlikte somut olayın özellikleri, olay ve olgular, tarafların kusuru, tarafların kusuru olmasa bile zararın artmasındaki etkileri de dikkate alınmalıdır. Ayrıca miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler kararda gerekçeleriyle gösterilmelidir. Zira Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Kanun’un takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar vermek zorundadır.Somut olayda; davacılardan ... yönünden manevi tazminat belirlenirken davacının öncelikle maluliyet oranının belirlenmesi ve sonucuna göre manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken maluliyet raporu alınmadan manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.VI. KARARYukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.