Anahtar kelimeler: Davadavacı Vefatının Yitirdiğini Ani Terekenin Olayı Hayat Müteveffanın Müteveffa Yaşamını

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Küçük ---------- babası ----------- 26.06.2023 tarihinde --------- ili ---------- bölgesinde meydana gelen trafik kazası sonucunda yaşamını yitirdiğini, müteveffanın ölüm olayı resmi ölüm belgesi, kaza tespitine ilişkin kayıtlar ve adli tıp belgeleri ile sabit olduğunu, ölüm tarihi 26.06.2023 olup ölüm olayı ani ve harici bir olay neticesinde, trafik kazasına bağlı olarak gerçekleştiğini, müteveffa ----------- vefatının ardından, ----------- Noterliği’nin 04.07.2023 tarih ve ---------- yevmiye numaralı mirasçılık belgesi ile terekenin tek mirasçısının küçük ---------- olduğu tespit edildiğini, bu itibarla müteveffa adına düzenlenmiş sigorta poliçelerinden doğan tüm hak ve alacakları talep etme yetkisi Küçük---------- adına annesi müvekkili ---------- ait olduğunu, müteveffa ----------- sağlığında davalı ----------Ş. nezdinde birden fazla hayat sigortası poliçesi yaptırdığını, bunlardan -------- ve ---------- numaralı poliçeler “----------” niteliğinde olup her iki poliçede de kaza sonucu vefat teminatı 400.000,00 USD, vefat teminatı ise 200.000,00 USD olarak belirlendiğini, bunlardan --------- ve ---------- numaralı poliçeler ise “Dövize Endeksli Ödüllü Birikim Hayat Sigortası” olup bu poliçelerde ayrıca vefat teminatı ve kâr paylı birikim/getiri garantisi kapsamında ödeme yapılmasını gerektiren teminatlar yer aldığını, müvekkili tarafından, müteveffa --------- vefatına ilişkin sigorta tazminat süreci kapsamında davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve davalı sigorta şirketi küçük --------- Mirasçı/lejhdar olarak hak ettiği tazminatları ödememek amacı ile uzun süre müvekkilini oyaladığını, 26.09.2025 tarihinde ise bu kez tekrar tüm belge, evrak ve başvuru dilekçeleri davalı sigorta şirketine gönderilmiş ve davalı başvuru evrakını 27.09.2025 tarihinde tebliğ aldığını, başvuru kapsamında ölüm olayına ilişkin resmi belgelerin, mirasçılık belgesi, poliçelere esas destekleyici evrak ve tazminat talebini içerir dilekçeler usulüne uygun şekilde davalıya sunulmuş olmasına rağmen, davalı şirket poliçelerden doğan borcunu tam ve gereği gibi ifa etmemiş; özellikle kaza sonucu vefat teminatı yönünden haksız ve dayanaksız biçimde red tutumu sergilediğini, Küçük --------- sigortadan alacağı tazminat tutarları yaklaşık 1.500.000,00 USD olmasına rağmen, davalı sigorta şirketi, tazminat tutarları poliçelerde tartışmaya yer bırakmayacak şekilde net ve kesin olduğu halde herhangi bir resmi raporlama olmadan küçük ve kısmi bir ödeme yapmış tazminat toplamını ödemediğini, Küçük-------- için ödenmesi gereken tazminat toplamı ferileri ile birlikte yaklaşık 1.500.000,00 USD olduğu halde davalı sigorta şirketi sadece 400.000 USD ödemiş bakiyesini ödemediğini, davalı şirketçe poliçeler kapsamında ödenmesi gereken meblağların tam ve usulüne uygun şekilde müvekkiline ödenmesi gerekirken, hangi poliçe bakımından hangi teminat kaleminin ne şekilde hesaplandığı açıkça ortaya konulmaksızın eksik ve sınırlı ödeme yapılması davalıyı temerrüde düşürdüğünü belirterek, müteveffa ---------- için ; -----------Ş. nezdinde düzenlenen --------- numaralı poliçeler kapsamında doğan vefat tazminatı, kaza sonucu vefat teminatı ve poliçelerden kaynaklanan tüm diğer tazminatların, hak ve alacakların , ferilerinin sair tüm alacak kalemleri bakımından, Küçük --------- , Fazlaya ilişkin hak ve alacaklarını talep ve dava hakları saklı tutularak alacağın müteveffanın ölüm tarihinden başlamak üzere işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, hayat sigorta poliçesi kapsamında vefat tazminat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun, yasanın 87. maddesi gereğince yayım tarihinden itibaren altı ay sonra 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3. maddesine göre, tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileride dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet , bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi, bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. 6502 sayılı yasanın 83/2. fıkrasında "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." düzenlemesine yer verilmiş ve ilgili yasa maddesi ile görev konusunun tartışılmasının önüne geçilmiştir.Somut olayda, sigortalının vefat etmesi sebebiyle mirasçısı tarafından davalı sigorta şirketinden poliçe kapsamında vefat teminat bedelinin ödenmesi talep edilmiş olup buna göre sigortalının tüketici, sigorta sözleşmesinin ise tüketici işlemi olduğu, uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanması sebebiyle uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesi görevli olduğu anlaşılmakla davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
Davaya bakmaya ---------- NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmaz ise 6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/2-son ve esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2.maddeleri gereğince yapılacak işlemin mahkememizce dosya ele alınarak değerlendirilmesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe gönderilmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere tarafların İSTİNAF yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!