Anahtar kelimeler: Mağazasında Boyunca Noter Feshettiğini Ödenmeyen İhtarnamesi Nezdinde Tatili Dönem Ulusal

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde 12.12.2016-16.08.2021 tarihleri arasında davalının ... içerisinde bulunan mağazasında çalıştığını, ödenmeyen ücret alacakları nedeniyle 16.08.2021 tarihli Noter ihtarnamesi ile davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, çalıştığı dönem boyunca fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, davalı işyerinde yol ve yemek yardımı yapıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, alacakların zamanaşımına uğradığını, iş sözleşmesinin davacının devamsızlık yapması sonucu davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını, davacının çalışma süreleri ve ücretinin resmî kayıtlarda gösterildiğini, ödenmemiş fazla çalışma alacağı bulunmadığını, davacı prim usulüyle çalıştığından fazla çalışma alacağına hak kazanamayacağını, davacının 270 saate kadar olan çalışmalarının aylık ücretine dâhil olduğunu, istisnai olarak davalının talebiyle fazla çalışma yapması hâlinde ise ücretinin ödendiğini, davacının yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ödenmeyen ücret alacaklarının bulunması nedeniyle davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının bulunduğu, kullanmadığı yıllık izin günleri karşılığı yıllık izin alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacı iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürmüşse de bu hususu ispatlayamadığından kıdem tazminatına hak kazanamayacağını,2. Davacının yaptığı fazla çalışma ve tatil çalışmalarının karşılığının eksiksiz ödendiğini,3. Giydirilmiş brüt ücret tespitinin hatalı olduğunu,4. İş sözleşmesinde düzenlendiği üzere aylık ücrete 270 saatlik fazla çalışma süresinin dâhil olduğunu, bu husus gözetilmeden hesap yapıldığını,5. İşyerinde fazla çalışma yapılmadığını, nadiren yapıldığında karşılığının serbest zaman olarak kullandırıldığını veya bordroda tahakkuk ettirilerek ödendiğini, davacının fazla çalışma ve diğer iddialarını ispat edemediğini, kaldı ki davacı prim usulü ile çalıştığından fazla çalışma ücretine hak kazanamayacağını,6. Davalı işyerinde shiftlerle yapılan çalışmalar söz konusu iken hafta tatili kullanılmadığından bahisle hafta tatili ücretinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, diğer deliller ile desteklenmeyen tamamı çelişkili, husumetli ve bir kısım hizmet sürelerine ilişkin görgüye bilgiye dayanmayan tanık beyanları doğrultusunda davacının tüm çalışma dönemi yönünden hesaplanan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerine hükmedilmesinin bozmayı gerektirdiğini,7. Davacının imzalı bordroların aksini ispat edemediğini, bordroda yazılı tutarın üzerindeki fazla çalışma iddiasının yazılı delille ispatı gerektiğini, davacının buna ilişkin delil sunamadığını,8. Yıllık izin ücreti yönünden davacı asıl isticvap edilmeden sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının yeterli gerekçeyi taşımadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeTaraflar arasında, giydirilmiş ücret tespiti, iş sözleşmesinin kim tarafından feshedildiği, feshin haklı olup olmadığı ile kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça imzalı bordroda görünen söz konusu alacakların ödendiği varsayılır.Fazla çalışmasının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş-çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışması olup olmadığı araştırılmalıdır. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.Aynı ilkeler hafta tatili çalışmaları bakımından da geçerlidir.Somut uyuşmazlıkta; davacı davalı işyerinde çalışma dönemi boyunca fazla çalışma yaptığını, hafta tatili günlerinde çalıştığını ileri sürmüş, iddiasını ispat amacıyla tanık deliline dayanmıştır. Çalışma koşullarına dair iddianın ispatı konusunda, dosya içerisinde işyerindeki çalışma düzenini gösterir kayıt bulunmadığından davacının fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının tanık beyanlarına göre kabulünde isabetsizlik yok ise de, davacı tanıklarının anlatımına ancak davacı ile birlikte çalıştıkları süre ile sınırlı olarak değer verilebilir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tanık beyanı doğrultusunda davacının tüm çalışma dönemi için (pandemi döneminde tam kapanma dönemleri dışlanarak) hesap yapılmıştır. Beyanı esas alınan davacı tanığının ise davacının çalışmasına tanıklık ettiği dönem 03.2017-07.2017 tarihleri arasında olup davacı tanık beyanına ancak davacı ile birlikte çalıştıkları süre ile sınırlı olarak değer verilebilir. Açıklanan nedenle fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin davacı tanığının çalışma dönemiyle sınırlı olarak hesaplanması için hükmün bozulması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.