Anahtar kelimeler: Tıkanıp Rekl Tepmesi Bil Sızan Yönelterek İşl Medikal Sular Borularının

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk DairesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; husumeti bina maliki .... İnş. ve İşl. A.Ş.'ye de yönelterek; müvekkiline İşyeri Paket Poliçesiyle ... Grup Medikal Sağ. İnş. Rekl. Gıda Bil. San. Tic. Ltd. Şti. adına sigortalı bulunan işyerinin 21.08.2015 tarihinde su ve kanalizasyon borularının yetersizliği, tıkanıp geri tepmesi, patlaması, arızalanması vs. sonucu sızan sular neticesinde hasara uğradığını, davalı ASKİ'nin kanalizasyon ve yağmur suyu şebekesinin yetersizliği ve tıkalı halde bırakılması, drenajların kapasiteyi kaldırmaması, parsel baca kapağının teknik vasıflarının yönetmeliklere aykırı olması, bölgedeki yoğunluğu kaldıracak kollektörün tamamlanmaması vs. nedenleriyle bina maliki ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 134.229,64 TL'nin, 22.09.2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde yer verilen hususların objektif değerlendirmelerden uzak olduğu, davacı tarafın kendi sorumluluğunda yer alan kısımdan kaynaklı hasar meydana geldiğini, Deşarj Yönetmeliği'nin 10/m maddesi gereği davacı tarafın ve bina yönetiminin kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek hasara sebebiyet verdiğini, zira geri tepmeyi engelleyecek olan çek-valf isimli aparatın takılı olmadığını ve kusurun idareye ait olmadığını, ayrıca binanın mimarı projeye göre faaliyet gösterip göstermediği, iskanının olup olmadığı hususlarının belli olmadığını, iş bu davanın davalısı olan kurum ile diğer davalı idare arasında mecburi dava arkadaşlığının bulunmadığını, dolayısıyla davacının müteselsilen tahsil şeklindeki talebinin dikkate alınmaması gerektiğini, kusuru kabul etmemekle birlikte davanın davalıları ihtiyari dava arkadaşı olup tarafların kusur oranlarının ayrı ayrı tespiti ile bu doğrultuda her bir tarafın sorumlu olacağı bedelin belirlenmesi gerektiğini, kusuru ve kusursuz sorumluluğu kabul etmemekle birlikte hesaplanan bedellerin kabul edilebilir olmadığını, hangi birim fiyatlar dikkate alınarak hesaplama yapıldığının, dava dilekçesinin ekinde yer alan belgelerden anlaşılamadığını, davacı taraf sigortalısına ait ticari defterlerin incelenmesi ve zarar gördüğü iddia edilen eşyaların ve bedellerinin tespitinin zaruri olduğunu, talep edilen bedelin objektif olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1.Asliye Ticaret Mahkemesince; uyuşmazlığa konu hasarın meydana geldiği .... AVM'nin malikinin davalılardan ... İnşaat ve İşletme A.Ş. olduğu, davalı şirket ile davacının sigortalısı olan ... Grup Medikal Sağlık İnşaat Şirketi arasında kira sözleşmesinin bulunduğu, sigortalının iş yerinde meydana gelen hasarın kiralanan gayrimenkulün yönetim ve muhafazasından kaynaklandığı, buna göre uyuşmazlığın kiralayan ile kiracı arasındaki sözleşmeden kaynaklandığı, davacı ... şirketinin de sigortalısının tabi olduğu uyuşmazlığa göre dava açması gerektiği, davanın sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği, mahkemenin görevsiz olduğu (ayrıca haksız fiile dayalı olarak ASKİ'nin de davalı olarak gösterilmesinin kira sözleşmesinin varlığı karşısında mahkemeyi görevli kılmayacağı) gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/c maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.2.Karara karşı davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.3.Bölge Adliye Mahkemesinin 18.09.2019 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472 nci maddesine dayalı rücuen tazminat davaları, sigorta şirketince halefiyet hakkına dayalı olarak açılmış olup sigorta poliçesinden doğmadığından mutlak ticari dava olduğunun söylenemeyeceği, bu davalarda davacı ... şirketinin halefi olduğu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre, görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği, somut olayda dava dışı sigortalı-kiracı ... Grup Medikal Sağ. İnş. Rekl. Gıda Bil. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı-kiralayan ... İnş. ve İşl. A.Ş. arasında kira sözleşmesi bulunduğu, davacı ... şirketince davalının kira sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluklarına dayanılarak, sigortalının haklarına halef sıfatıyla dava açıldığı, adı geçen davalının da cevaplarında sigortalı arasındaki kira sözleşmesi hükümlerine göre kendisine rücu edilemeyeceğini savunduğu, buna göre İlk Derece Mahkemesince, tarafların tacir olmasının HMK'nın 4/1-a maddesinde düzenlenen, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevini etkilemeyeceği gözetilerek dava dışı sigortalı-kiracıya halef olarak, davalı-kiralayan ... İnş. ve İşl. A.Ş. aleyhine açılan davada, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun kabulünün isabetli olduğu, ne var ki, davacı tarafça, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekesinin yetersizliği ve tıkalı halde bırakılması, drenajların kapasiteyi kaldırmaması, parsel baca kapağının teknik vasıflarının yönetmeliklere aykırı olması, bölgedeki yoğunluğu kaldıracak kollektörün tamamlanmaması, vs. nedenlerle sorumlu olduğu iddiasıyla, ASKİ Genel Müdürlüğüne de husumet yöneltildiği, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, davacı tarafça davalıların ayrı hukuki nedenlerle sorumlu olduklarının iddia edildiği, davalılar arasında herhangi bir hukuki ilişki de bulunmadığı, buna göre İlk Derece Mahkemesince, davalı ... İnş. ve İşl. A.Ş. aleyhine açılan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesi, şimdi olduğu gibi, taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık nedeniyle Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle HMK'nın 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi; diğer davalı ASKİ Genel Müdürlüğü yönünden ise görevli olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, her iki davalı yönünden sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunun kabulünün doğru olmadığı belirtilerek, davalı ... İnş. ve İşl. A.Ş. vekilinin istinaf itirazları incelenmeksizin HMK'nın 353/(1)-a.3 maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.4. İlk Derece Mahkemesince; bilirkişi raporundaki kusur ve hasara ilişkin hesaplama gerekçeli ve denetime elverişli olamakla, hükme esas alınmış ancak, davalılar arasında herhangi bir ilişki bulunmadığı gibi, talepte ayrı hukuki nedenlere dayanılmakla tefrik sonrası mevcut davada davalı olarak kalan ASKİ Genel Müdürlüğünün bilirkişi raporunda 134.229,64 TL olarak belirlenen zarardan müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunmamakla %60 kusuruna isnat edilen 80.537,78 TL için sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 80.537,78 TL'nin 22.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 02.02.2022 tarih, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile birden çok zarar verenin bağımsız kusura dayanan kusursuz sorumluluklarının da aynı sebepten doğan müteselsil sorumluluk sayılması gerektiği, tazminat yükümlülerinden her birinin zarar görene tazminatın tamamını ödemek zorunda olduğu, İlk Derece Mahkemesince, tefrik edilerek görevsizlik kararı ile sulh hukuk mahkemesine gönderilen davalı ... İnş. ve İşl. A.Ş. ile ilgili hükümle tahsilde tekerrür etmemek üzere davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, Dairelerinin 18.09.2019 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararındaki "davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamakta, davacı tarafça davalıların ayrı ayrı hukuki nedenlerle sorumlu oldukları iddia edilmektedir. Davalılar arasında herhangi bir hukuki ilişki de bulunmamaktadır." şeklindeki belirlemenin her bir davalı ile ilgili uyuşmazlıkta ayrı mahkemenin görevli olduğu konusundaki değerlendirmeye yönelik olduğu göz ardı edilerek, bu belirlemeye dayalı olarak, TBK'nın 62 nci maddesi uyarınca müteselsil borçlular arasındaki rücu ilişkisinde dikkate alınacak olan kusur oranı üzerinden tahsile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Dairenin 02.02.2022 tarih ve █████████ E., ████████ K. sayılı, davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. ile ilgili kararıyla; asıl hüküm ve 2, 3 ve 5. bendindeki fer'ileri yönünden tahsilde tekerrür etmemek üzere; Davanın kabulü ile 134.229,64 TL'nin 22.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairenin 02.10.2024 tarih, █████████Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile; "Dava dışı ... Grup Medikal Şti. adına sigortalı bulunan işyerinin davacı ... şirketine "İşyeri Paket Poliçesiyle" sigortalandığı ve "çocuk müzesi" olarak kullanılmakta olduğu, 21.08.2015 tarihinde su ve kanalizasyon borularının yetersizliği, tıkanıp geri tepmesi, patlaması, arızalanması vs. sonucu sızan sular neticesinde hasara uğradığı, davacı tarafından davalıların kusurlu olduğu iddiası ile bina maliki ile birlikte davalı ASKİ'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ileri sürülerek, sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili isteminde bulunulduğu, bina maliki ... İnş. ve İşl. A.Ş.'ye yönelik açılan davanın tefrik edilerek usulden reddi yönünde karar verildiği incelemenin sadece davalı Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne dair devam ettiği anlaşılmıştır.Somut olayda davacı sigortacısı olduğu işyerinde oluşan ve sigortalısına ödediği hasar bedelinin tamamını hem davalı ASKİ'den, hem de hakkındaki dava tefrik edilen bina malikinden müteselsil sorumluluk ilkesi gereği talep etmiştir.Yerel mahkemece bina maliki davalı hakkındaki davanın tefrikinden sonra davalılardan ASKİ Genel Müdürlüğü ile ilgili mevcut dava sürdürülmüş, bilirkişi kurulundan alınan 05.06.2020 tarihli raporla, davalı ASKİ'nin hasarın oluşmasında %60 oranında, hakkındaki dava tefrik edilen bina malikinin ise %40 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, eksper tarafından belirlenen ve davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin poliçeye, olaya ve zarara uyumlu olduğu tespit edimiş, mahkemece bilirkişi raporundaki kusur ve hasara ilişkin hesaplama gerekçeli ve denetime elverişli kabul edilerek hükme esas alınmış ancak davalılar arasında herhangi bir ilişki bulunmadığı gibi, talepte ayrı hukuki nedenlere dayanılmakla tefrik sonrası mevcut davada davalı olarak kalan ASKİ Genel Müdürlüğünün bilirkişi raporunda 134.229,64 TL olarak belirlenen zarardan müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunmamakla %60 kusuruna isabet eden 80.537,78 TL için sorumlu olduğu kabul edilerek karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince, tefrik edilerek görevsizlik kararı ile Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilen davalı ... İnş. ve İşl. A.Ş. ile ilgili hükümle tahsilde tekerrür etmemek üzere davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, TBK'nın 62 nci maddesi uyarınca müteselsil borçlular arasındaki rücu ilişkisinde dikkate alınacak olan kusur oranı üzerinden tahsile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine, "Buna göre; "Dairemizin 02.02.2022 tarih ve █████████ E., ████████ K. sayılı, davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. ile ilgili kararıyla; asıl hüküm ve 2, 3 ve 5. bendindeki fer'ileri yönünden tahsilde tekerrür etmemek üzere; 1-Davanın kabulü ile, 134.229,64 TL'nin 22.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verildiği anlaşılmıştır.Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 61... nci maddelerinde düzenlenmiş bulunan teselsül kuralları, birden çok kişinin birlikte bir zarara yol açması ve aynı zarardan dolayı sorumlu olmaları durumuna ilişkin olup zarara yol açanlar ile zarar gören arasındaki ilişkinin düzenlenmesine yöneliktir.Eldeki dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olup, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur. Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Diğer bir deyişle; olay nedeniyle davacı ... tarafından ödenen zarar miktarı, kusuru oranında sorumlulara rücu edilebilir.Şu halde; rücuda teselsül olmayacağından ve davalı ASKİ'nin kusur durumu belirlenerek hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir." denilerek bozma kararı verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme KararıBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin temyiz yoluna başvurması üzerinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 02.10.2024 tarihinde verdiği bozma kararı ile davalının kusur oranı belirlenerek hüküm tesisi gerektiğinin belirtildiği, Dairenin önceki kararında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 62. maddesi uyarınca müteselsil borçlular arasında rücu ilişkisinde kusur oranları üzerinden tahsile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, her ne kadar söz konusu karar Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuş ise de söz konusu davanın rücuen alacak davası olduğu ve tefrik kararı gereği davalı Aski Genel Müdürlüğüne karşı görüldüğü, davalı ... İnşaat şirketine karşı Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yürütülen yargılama sonucu istinaf incelemesinin de Dairelerinde görüldüğü, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak şartı ile borcun tamamından davalının sorumlu olduğuna karar verildiği ve söz konusu kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin █████████ Esas sayılı kararı ile onandığı, aynı gerekçelerle davalı Aski Genel Müdürlüğü aleyhine istinaf yoluna başvuran davacının talebinin kabul edilerek borcun tamamından davalının sorumluluğuna karar verildiği, aynı taleplerle davacı tarafından açılan ve tefrik edilen davalarla ilgili Yargıtay 3 ve 4 Hukuk Dairelerinin farklı kararlar verdiği, dava dosyasında kiracı olan dava dışı ... Gurup şirketinin olayda kusuru bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile de ayrı ayrı kusur oranlarının belirlendiği, bozma kararındaki tespitin aksine sigortalı ve ona halefen sigorta şirketinin tazminatın kendi payına düşeninden fazlasının ödeyerek diğer müteselsil borçlulara rücu eden kişi olmadığı, TBK 'nın 63. maddesinin uygulanması gerektiği, davacının borcun tamamını ya da bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebileceği, üstelik tahsilde tekerrür olmamak üzere karar verildiği gerekçesi ile Dairenin 02.02.2022 tarihli kararında direnilmesine, davalının istinaf talebinin reddine, davacının istinaf talebinin kabulü ile yeniden esas hakkında karar verilmesine, Dairenin 02.02.2022 tarih ve █████████ E., ████████ K. sayılı, davalı ... İnşaat ve İşletme A.Ş. ile ilgili kararıyla asıl hüküm ve 2, 3 ve 5. bendindeki fer'ileri yönünden tahsilde tekerrür etmemek üzere, davanın kabulü ile 134.229,64 TL'nin 22.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; kusurları olmadığı, zarardan sorumlu olmadıkları, verilen kararın çelişkili olduğu, bilirkişi raporunu ve avans faizi talebini kabul etmedikleri gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davacı tarafından işyerim paket sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan iş yerinde 21.08.2015 tarihinde meydana gelen kuvvetli yağış sonucu oluşan hasar kapsamında dava dışı kişiye ödediği bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/5 maddesi gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, sigorta şirketi dava dışı kişinin haklarına halef olan kusursuz taraf olması nedeni ile davalının zararın tamamından olmasına göre temyiz edilen direnme kararı usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/5 maddesi gereğince ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.