Anahtar kelimeler: Özlük Fazlası İli Üyesi İhtiyaç Dönemde Kesinlik Şartı Eksiklikleri Devredilmesine

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 85. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çalıştığı ... ili ... Belediye Başkanlığının kapatılması neticesinde ihtiyaç fazlası personelin başka kurumlara devredilmesine ilişkin kanunlara göre 2010 yılında Sağlık Bakanlığına devredildiğini, dava dışı Belediyede çalıştığı dönemde Tüm Belediye ve Hizmet İşçileri Sendikası (Hizmet İş Sendikası) üyesi olduğunu, müvekkilinin davalı Bakanlığa tüm özlük hakları ile devredildiğini ve devirden sonra ... Sendikası üyesi olduğunu, Belediyede çalıştığı sürede Hizmet İş -Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmelerinin uygulanmadığını ve düşük ücret üzerinden geçiş işlemi yapılarak nakil yevmiyesinin eksik gösterildiğini, fark alacaklar için açtıkları davanın lehine sonuçlandığını; ancak bu davada hesaplamaların 29.09.2017 tarihine kadar yapıldığını, 01.01.2017-31.12.2018 tarihleri arasında yürürlükte olan ve davalı ile nakil sonrası üyesi bulunduğu Sendika arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin 33. maddesine göre birinci yıl ikinci altı ay %5 oranındaki zam oranı ilk davada uygulandığından, sonraki dönemler için uygulanması gereken zam oranı ve enflasyon farkları uygulanarak olması gereken yevmiyesinin hesaplanması gerektiğini, 01.01.2019 tarihinden sonrası için yeni toplu iş görüşmeleri devam ettiği için önceki sözleşmenin mali hükümlerinin ard etkisi ile dava tarihine kadar hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek ücret, hizmet zammı, ilave tediye ve ikramiye farkı alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacaklarının zamanaşımına uğradığını, nakil bildiriminde belirtilen yevmiyeye göre ödeme yapılması gerektiğini, davada husumetin davacının daha önce görev yaptığı Belediyeye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili Kurumun davacının nakil bildiriminde belirtilen ücretine göre işlem yaptığını ve hak ettiği tüm alacaklarının eksiksiz ödendiğini, davacının müvekkili İdareden herhangi bir alacağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin ortadan kaldırma kararları doğrultusunda yargılamaya devam edilerek bu kararlarda belirtilen esaslar doğrultusunda hesap bilirkişisinden ek rapor alındığı, davacı tarafından aynı içerikle ve önceki döneme ait açılan dava dosyasında verilen kararların bozulması üzerine bozmaya uygun olarak verilen kararın temyiz denetiminden geçerek kesinleştiği, 01.01.2017-31.12.2018 tarihleri arasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinin ücret zamlarını düzenleyen 33. maddesinin, sözleşmenin yürürlük tarihinden sonra uygulanmaya devam edilmesine hukuken olanak bulunmadığından sonraki dönem için 2019 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü uyarınca öngörülen zam oranlarına göre hesaplama yapıldığı açıklanarak davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararı isabetli görülerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. İlgili mevzuat gereğince devredilen işçilerin mevzuat ve toplu iş sözleşmeleri hükümlerine göre olması gereken ücret zamlarının tam ve eksiksiz olarak uygulanıp ödendiğini, davacının hak edip de ödenmeyen herhangi bir alacağının bulunmadığını,2. Davacının 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 166. maddesi gereğince yerel yönetimlerde norm kadro fazlası ve norm kadro dâhilinde olup ihtiyaç fazlası olarak müvekkili İdareye atandığını, Hastane tarafından davacıya yapılan ücret ödemesinin hukuka uygun olduğunu, bu kapsamda, Mahkemece celbedilen ücret bordrolarına bakıldığında iddia edildiği gibi eksik ödenen ücret bulunmadığının görüleceğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının ... Sendikasıyla (...) imzalanmış olan toplu iş sözleşmelerinden kaynaklanan işçilik alacaklarının bulunup bulunmadığı ile 01.01.2019 tarihinden itibaren bu toplu iş sözleşmelerine veya Kamu Çerçeve Protokolüne göre hesaplama yapılıp yapılamayacağına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinde yer alan taleplerin ilk dava tarihi olan 29.09.2017 tarihinden sonraki döneme ilişkin olduğu, daha önce açılan davada davacının yevmiyesinin 29.09.2017 tarihi itibarıyla tespit edildiği belirtilerek, bu yevmiyenin üzerine davalı İdare ile ... Sendikası arasında imzalanan 01.01.2017-31.12.2018 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamların uygulanması gerektiği, 01.01.2019 tarihinden sonraki dönem bakımından ise sonraki toplu iş sözleşmesinin prosedürü devam ettiğinden önceki toplu iş sözleşmesinin ard etkisi ile dava tarihine kadar hesaplama yapılması gerektiği ileri sürülmüştür.Davacı vekili 25.03.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle; 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na (6356 sayılı Kanun) eklenen ek 2. maddesine göre ... Sendikasının üyesi olduğu Türk İş Konfederasyonunun imzaladığı 2019 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü (Protokol) kapsamında belirlenen ücret zamlarını da 2019 yılı için hesaplamalara dâhil ederek ve 2019 yılı için henüz yeni toplu iş sözleşmesi imzalanmamış olsa da söz konusu maddeye göre toplu iş sözleşmesi yapılacağını da belirterek davasını ıslah etmiş, İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki miktarlar üzerinden hüküm kurulmuştur.Dosya içeriğine göre 2019 yılı ücret miktarına ayrıca Kamu Çerçeve Protokolü kapsamındaki ücret zamlarının dâhil edildiği ıslah dilekçesine göre sonuca gidilmesi yerinde olmamıştır. Şöyle ki 6356 sayılı Kanun'un ek 2. maddesine göre ilgili maddede sayılan kurum, kuruluş veya şirketlerde çalışan işçilerin mali ve sosyal haklarını belirlemek üzere kamu toplu iş sözleşmeleri çerçeve anlaşma protokolü imzalanabilir. Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan ek 2. maddenin son cümlesindeki düzenleme ile çerçeve anlaşma protokolleri yasal bir zemine oturtmaktan başka tarafları bağlayıcı bir nitelik de kazanmıştır (Fevzi Şahlanan, Toplu İş Hukuku, ..., 2020, s.345). Sendikaların, konfederasyonun pazarlık ettiği mali ve sosyal hakları kabul etmeme yetkileri bulunmamaktadır (... Ekmekçi, Toplu İş Hukuku Dersleri, ..., 2022, s.330-331). Bununla birlikte çerçeve anlaşma protokolünde belirlenen haklara ilişkin işçinin talep hakkı toplu iş sözleşmesinin akdedilmesinden sonra ortaya çıkar. Başka bir anlatımla toplu iş sözleşmesi yapılmasıyla protokolle belirlenen alacak ve haklar muaccel hâle gelir.Somut olayda, Mahkemece uygulanan Kamu Çerçeve Protokolü, yürürlük başlangıç tarihleri 2019 yılı içinde olan kamu kesimi toplu iş sözleşmelerine ilişkindir. Oysa Kamu Çerçeve Protokolünün ilişkin olduğu toplu iş sözleşmesi, arabuluculuk başvuru tarihi itibarıyla henüz imzalanmadığından toplu iş sözleşmesinin fiilen uygulanması mümkün değildir. Bu durumda işçinin Kamu Çerçeve Protokol hükümlerine göre talep hakkı da henüz doğmamıştır. Kaldı ki davacı toplu iş sözleşmesine taraf sendikaya üye olmadığı gibi dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma talebinde de bulunmamıştır.Şu hâlde 01.01.2019-26.08.2019 tarihleri arasındaki dönem yönünden fark işçilik alacaklarının hesap yöntemi ve unsurları, belirtilen maddi ve hukuki olgulara uygun olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.