Anahtar kelimeler: Erdiği Mahiyetten Uzun Kesinlik Şartı Eksiklikleri İfade Sayisi Sona Hazırlanan

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin mahiyetten reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun süre davalıya ait işyerinde çalıştığını, yaptığı işin sona erdiği ifade edilerek işten çıkarıldığını, işten çıkış işlemleri yapılırken birtakım evrakın imzalatıldığını, dava konusu arabuluculuk görüşmesinin iradesi dışında mevzuata aykırı olarak yapıldığını, gerekli bilgilendirmenin yapılmadığını, arabulucunun tarafsızlık ilkesini ihlal ettiğini iddia ederek ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, arabuluculuk tutanağının Kanun'un aradığı tüm şartları haiz olduğunu, gabinin şartlarının oluşmadığını, davacının hak ettiği tüm alacakların kendisine eksiksiz olarak zamanında ödendiğini, davacının, arabulucunun tarafların ortak mutabakatıyla seçilmediğine yönelik iddialarının kabul edilemez olduğunu, davacının herhangi bir hak alacağının olmadığını ibraname imzalayarak açıkça kabul ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arabulucu ...'nin taraf aleyhine olacak şekilde davrandığı ve davacının yanıltılarak iradesinin sakatlandığı tanık beyanlarıyla ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanlarından arabuluculuğa konu edilen tazminat ve alacaklar yönünden arabuluculuk süreci başlamadan önce taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğunun ispat edilemediği, dosyada bu yönde herhangi bir delil mevcut olmadığından geçerli bir arabuluculuk anlaşma belgesi niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Arabuluculuk tutanağının mevzuatın aradığı tüm şartları haiz olup geçerli olduğunu,2. Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesinin yerinde olmadığını,3. Davacının hak kazandığı tüm alacaklarının kendisine eksiksiz olarak ödendiği ve üzerinde anlaşmaya varılan tutar da gözetildiğinde, gabin iddiasına itibar edilemeyeceğini,4. Yargıtaya göre ihtiyari arabuluculuk başvurusunun fesih tarihiyle aynı gün olması ve toplantının telekonferans yoluyla gerçekleştirilmiş olmasının tutanağın geçerliliğini etkilemediğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk tutanağının (anlaşma belgesinin) geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.Dairemiz uygulamasına göre arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, maddi hukuka ilişkin bir borçlar hukuku sözleşmesidir. Diğer maddi hukuk sözleşmelerinin geçerliliği için gerekli şartlar arabuluculuk anlaşma belgesi bakımından da aranmalıdır (9. Hukuk Dairesi, 31.10.2022 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı). Anlaşma belgesinin 6325 sayılı Kanun'un 18/5 hükmü kapsamında geçerli bir belge olarak kabul edilmesi için gerekli koşullar Dairemizin 10.10.2024 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararında detaylı biçimde açıklanmıştır.Somut olayda, davacı ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçersiz olduğunu ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesince davacının, arabuluculunun taraf aleyhine olacak şekilde davrandığı ve iradesinin sakatlandığı yönündeki iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, dosyada taraflar arasında arabuluculuk süreci başlamadan önce uyuşmazlık bulunduğuna yönelik herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenle anlaşma belgesinin geçerli bir arabuluculuk anlaşma belgesi niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysaki tüm dosya kapsamından, taraflar arasındaki iş ilişkisi sona erdikten sonra arabuluculuk faaliyetlerine başlandığı sabittir. Dava dilekçesinde dahi, davacının yaptığı işin sona ermesi üzerine davacının işten çıkarıldığı, ardından çıkış işlemlerinin yapıldığı açıklanmıştır. Ayrıca ispat yükü üzerinde olan davacı, arabuluculuk faaliyetinin kanuna uygun şekilde yürütülmediği yönündeki iddiasını da ispat edememiştir.Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; arabuluculuk sürecinin 6325 sayılı Kanun hükümlerine uygun olduğunun kabulü gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.