Anahtar kelimeler: Tünelinden İptaliticari İhlalli Yapmaması Ferilerine Durduğunu Defa Borca Geçiş Anadolu

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali(Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından işletilen ... Tünelinden davalıya ait ... plakalı araçlarla 23.03.2017-11.03.2019 tarihleri arasında 92 defa ihlalli geçiş yapıldığını ve müvekkiline 9.578,00 TL tutarında borçlanıldığını, davalının ödeme yapmaması üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu 13.İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının icra dosyasında yetki itirazında bulunmasının haksız olduğunu, borcun para borcu olduğundan götürülecek borç niteliğinde olduğunu ve aksine anlaşma olmadığı takdirde ifa yerinin alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğunu, takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığını, davalının borcunun kanundan kaynaklandığını, kanun hükmüne bakıldığında ihlalli geçiş cezasının herhangi bir bildirim veya uyarı şartına bağlanmadığının görüleceğini, ... Tünelinde serbest geçiş sisteminin bulunmasının ihlalli geçiş esnasında müvekkilinin bildirimde bulunma zorunluluğunun bulunmadığını gösterdiğini, müvekkilinin kanuni zorunluluğu bulunmamasına rağmen davalının HGS/OGS'inde yeterli bakiye bulunup bulunmadığının kontrol ederek üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiğini, müvekkilinin araç sürücülerine ihlalli geçişte bulunduklarına dair bildirimde bulunmamış olması sebebiyle herhangi bir kusur yüklenemeyeceğini, davalının basiretli bir tacir olarak geçiş esnasında ödeme yapıp yapmadığını düzenli olarak kontrol ve takip ediyor olması gerektiğini, her iki taraf da tacir olduğundan alacağa ticari temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından asıl alacağa işleyen faizden KDV talep edilmesinin hukuka uygun olduğunu belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibindeki yetki itirazlarını tekrar ettiklerini, iş bu davanın da yetkisiz Mahkemede açıldığını, müvekkilinin adresi itibariyle İstanbul Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin icra dosyasına konu geçiş ihlallerine ilişkin borcunun bulunmadığını, müvekkilinin işletmesine ait birden fazla aracının bulunduğunu, HGS ve OGS yüklemelerinin otomatik olarak banka kanalı ile her daim yapıldığını, bu nedenle geçiş ihlalinin söz konusu olamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte ihlalli geçiş düşünülse dahi bunun davacıya ait geçiş sistemindeki arızalardan kaynaklı olduğunun ihtimal dahilinde olduğunu,zira bu konuyla ilgili bir çok vatandaşın mağdur olduğunu ve haksız icra takipleri ile karşı karşıya kaldığını, ayrıca davacının geçişlere ilişkin 4 katı ceza tutarında ceza talep etmesinin mümkün olmadığını, zira cezanın uygulanabilmesinin bildirim şartına bağlandığını, davacının alacağının likit ve belirli olduğunu iddia etmesinin hatalı olduğunu bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine, davacının asıl alacağın % 20 sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;
Dosyaya sunulu bilgi ve belgeler, kurumlara yazılan müzekkerelere verilen cevaplar, mübrez bilirkişi raporu dosya kapsamı ile birlikte kül halinde düşünülüp değerlendirildiğinde; davalı şirkete ait ... plakalı araçlarla davacı şirketin işlettiği tünelden 23.03.2017 tarihi ile 11.03.2019 tarihleri arasında 92 kez ihlalli geçiş yaptığı ihlalli geçişi sonucu, geçiş ücreti ve ihlalli ceza bedeli, toplam 9.578,00- TL ihlalli geçiş bedelinden sorumlu olmak üzere ... Tüneli geçiş borcunun oluştuğu, bu sebeple davalı şirketin davacı şirkete 9.578,00-TL borcu bulunduğu, ayrıca, taraflar tacir olduğundan, davacının ticari faiz talep etme hakkı bulunduğu, davacı şirketin talep ettiği geçiş ücreti 9.578,00-TL (asıl alacak) belirli (muayyen) -likid- kabul edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesinin... Esas satılı takip dosyasında takibe yapılan itirazın iptaline, duran takibin 9.578,00-TL üzerinden ticari faizi ile devamına, asıl alacak olan 9.578,00-TL üzerinden hesaplanacak %20 icra-inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; ilk derece mahkemesinin eksik ve hatalı değerlendirme yaparak hakkaniyete aykırı karar verildiğini, müvekkilinin işletmesine ait birden fazla aracının bulunduğunu, HGS ve OGS yüklemelerinin otomatik olarak banka kanalı ile her daim yapıldığını, bu nedenle geçiş ihlalinin söz konusu olamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte ihlalli geçiş düşünülse dahi bunun davacıya ait geçiş sistemindeki arızalardan kaynaklı olduğunun ihtimal dahilinde olduğunu, zira bu konuyla ilgili bir çok vatandaşın mağdur olduğunu ve haksız icra takipleri ile karşı karşıya kaldığını, Mahkemenin hem geçiş ücretlerine hem de bu geçişlere ait 4 katı tutarında cezaya hükmetmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, cezanın uygulanabilmesinin bildirim şartına bağlı olduğunu, hukuk devletinde müvekkiline bildirimin yapılması ve kendisine savunma ve itiraz etmesi imkanının tanınması gerektiğini, kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiğini, Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının alacağının likit ve belirli olduğunu iddia etmesinin hatalı olduğunu, davacının alacaklı olup olmadığının her iki tarafın belge ve kayıtlarının incelenmesi ile ortaya çıkacağını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin davalının istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf gerekçelerinin usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, ihlalli geçiş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Dosya kapsamından davacı şirketin 9.578,00 TL geçiş ücreti ile para cezası alacağının tahsili için davalı aleyhinde İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalının takibe süresinde itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığından eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
█████/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya ait araçların davacı tarafından işletilen ... Tüneli geçişi sorumluluk sahasında olan tünel geçişlerinde tabloda belirtilen geçişlere ait ödeme yapmadan ihlalli geçiş yaptığı, ihlalli geçiş ücretlerinin ve geçiş ücretinin 4 misli cezalı geçiş ücreti ile davacı lehine oluşan toplam asıl alacak miktarının 9.578,00 TL olduğu belirtilmiştir.
Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken █████/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir.
6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.
Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.
6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, ████████ E. 2018/8 Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir...... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda, davaya konu ihlalli geçiş tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan yasal mevzuat uyarınca, ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, emniyet yazı cevabına göre davalıya ait olduğu anlaşılan araçların davacı şirketin işlettiği ... Tünelinden ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, davacının davaya konu ihlalli geçiş tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yasal mevzuat uyarınca, ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, HGS hesabı bulunan araçlar yönünden geçiş anında ve geçişi takip eden 15 gün içinde geçiş için yeterli bakiyenin bulunmadığı, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu, ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde ceza tutarının da ödenmesi gerektiği, buna göre ihlalli geçiş ücreti ve ceza tutarının ödenmediği anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer taraftan dosya kapsamında alınan hükme elverişli bilirkişi raporundan ihlalli geçiş ücreti ve ceza tutarının ödenmediği anlaşılmakla ve ihlalli geçiş yaptığı sabit olan davalının otoyol geçiş ücretlerine ilişkin borcu, likid ve belirlenebilir nitelikte olduğundan ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilerek karar altına alınan asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 163,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 568,44 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026
.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!