Anahtar kelimeler: Defaten Ödememiştir Şifahi Sonlarına Satımdan Alış Varılarak Fikir Yılının Cari

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
TALEP
: Davacı vekili dava dilekçesi ile Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 2023 yılı itibariyle bir çok alış ve satış işlemi gerçekleşmiştir. 2023 yılının sonlarına doğru iş bu cari işlemler sırasında müvekkil firma tarafından satın alınan malların bir kısmının iadesi konusunda hem fikir birliğine varılarak müvekkil tarafından bir kısım iade faturaları kesilmesine rağmen davalı tarafça iade edilen malların ödemesi yapılmamıştır. Davalı taraf kendisine defaten müracaat edilmesine ve şifahi görüşülmesine rağmen iade fatura bedellerini müvekkile ödememiştir. Hal böyle olunca da müvekkil davacı cari hesapta görünen alacağını tahsil amacıyla Bakırköy ... İcra Dairesi .... Esas sayılı icra takibini başlatmış ancak davalı taraf iş bu takibe itiraz edip durdurmuştur. Davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, Davalı borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi ile Müvekkile verdiği çekleri karşılıksız kalan huzurdaki alacaklı, müvekkil şirkete tahakkuk eden borçları için bir kısım mal iadesi talebiyle her hangi bir mutabakat sağlamadan, 31.10.2023 gün ve 714.185.02.-TL bedelli iade faturasını düzenlemiş ve borçlarından mahsubunu talep etmiştir. Düzenlene faturanın iade faturası olduğu, faturası üzerinde de açıkça belirtilmiş ve "fatura tipi-iade" olarak gösterilmiştir. Ancak Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca " İade faturasındaki mal bedelinin satın alma yapılırken kesilen faturadaki mal fiyatıyla aynı olması gerekir. Yani ürün hangi fiyattan alındı ise aynı fiyattan iade edilmesi gerekir iken huzurdaki takip va dava alacaklısı bu hususa riayet etmeden kendi belirlediği fiyatlar fahiş bedeller ile iade faturası düzenlemiştir. Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca satış fiyatı üzerinden düzenlenmesi gerekecek iade faturasına konu ürün bedeli KDV hariç 388.208,97.-TLsıdır. Ortada geçerli olarak düzenlenmiş iade faturası bulunmadığından fatura içeriği mallar kullanılamamaktadır. Davacı taleplerin reddini talep ederiz.
Davacının haksız ve mesnetsiz fahiş talepte bulunuğu asıl alacak yönünden % 20den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, İİK 67. ve devamı maddelerine dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Yenikapı Vergi Dairesi, Pendik Vergi Dairesi müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyaya sunulan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda Davacının cari hesap ekstresinde davalının 24.10.2023 tarihinde davalıya 88.416,86 TL borçlu olduğu, Davacının 31.10.2023 tarihine kaydettiği 714.185,02 TL tutarlı alım iade faturası ile davalının davacıya 802.601,88 TL borçlu olduğu görülmektedir. Davalı taraf davacının kendisine düzenlediği 31.10.2023 tarih 714.185,02 TL tutarlı iade faturasını ticari defterine kaydetmemiştir. Davalı bu iade faturasına 03.11.2023 tarihinde Beyoğlu .... Noterliğinden gönderdiği ihbarname ile bu faturayı kabul etmediğini ihtar etmiştir.Davalının ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davacının 1.411,566,06 TL davalıya borçlu olduğu, başka bir deyişle, davalının ticari defter kayıtlarına göre Davalının 1.411.566,06 TL davacıdan alacaklı olduğu şeklinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf yukarıdaki karşılıksız çıkan iki adet çek için İstanbul ... İcra Dairesinden ... esas sayılı 457.271,31 TL tutarında icra takibi başlattığı görülmüştür. Davalı taraf İstanbul .... İcra dairesinden ... e sayılı takip dosyasının 1.199.721,89 TL alacak üzerinden başlatıldığı görülmüştür. Davacının davalıya düzenlediği iade faturası incelenmiştir. Davacı davalıya 714.185,02 TL iade faturası düzenlediği, Davalı satış faturalarından tespit edilebilen satış birim fiyatlarına göre olması gereken iade faturası tutarı KDV dahil 457.208,97 TL olarak tespit edilmiştir. Dosyada bulunan BA-BS bildirimleri incelenmiştir. Yapılan incelemede davacının düzenlediği iade faturası olan KDV hariç 605.213,00 TL lik faturayı davacı satış olarak BS formu ile beyan etmiştir. Fakat Davalı bu iade faturasını BA formu ile beyan etmemiştir. Diğer faturalarla ilgili BA-BS beyanlarının mutabık oldukları görülmüştür. Her iki tarafın da birbirinden alacaklı olduğunun kabulü halinde davalının, kabul edilen miktar kadar mahsup talebinde bulunabileceği tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasının incelenmesi ile davacının 26.06.2024 tarihinde 802.601,88 TL Cari hesap ekstresi alacağı olduğu iddiası ile ilamsız takiplerde ödeme emrini davalıya göndermek suretiyle ████████ Esas sayılı icra takibini başlattığı, davalının 02.07.2024 tarihinde icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesi ile; müvekkili şirketin karşı yandan kambiyo senetlerine
dayalı olarak 1.485.730 TL alacaklı olduğunu, bu alacakla ilgili olarak İstanbul .... İcra
Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile 1.199.721,89 TL ve İstanbul .... İcra
Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 457.271,31 TL üzerinden icra takibi
başlatıldığını ve bu takiplerin kesinleştiğini belirtmiştir. Ayrıca karşı tarafın müvekkiline 31.12.2023 tarihinde 714.185,02 TL tutarında iade faturası düzenlediğini, bu iade faturasının
Vergi Usul Kanunu'na uygun olmadığını ve fahiş tutar içerdiğini, müvekkilinin bu faturaya
karşı 3 Kasım 2023 tarihinde ihtarname göndererek yasal süresinde itiraz ettiğini ve faturayı ticari kayıtlarına almadığını ifade etmiştir. Davalı vekili, bir an için takip alacaklısının kısmen
alacaklı olduğu kabul edilse dahi, takas ve mahsup işlemleri sonucunda müvekkilinin karşı
tarafa borçlu değil, aksine alacaklı olduğunu anılan nedenlerle; Takibe, borcun tamamına ve tüm ferîlerine itiraz ettiği belirtmiş olup icra dairesinin kararı ile de takip durduğu anlaşılmıştır. Bunun üzerine davacının talebi ile huzurda görülen itirazın iptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafın davacının kendisine keşide ettiği çeklerin karşılıksız çıktığı iddiası ile iki adet
210.000,00 TL lik çek için İstanbul ... İcra Müdürlüğünde 09.02.2024 tarihinde .... esas sayılı icra takibi başlattığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafından davacıya yönelik İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 457.271,31 TL tutarında icra takibi başlattığı ayrıca davalı tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 1.199.721,89 TL alacak için davacı hakında takip başlatıldığı anlaşılmış olup söz konusu takip dosyaları işbu dava dosyasına alınmıştır.
Mahkememiz tarafından tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olmakla davacının davalıya düzenlediği iade faturası yönünden yapılan incelemede davalı satış faturalarından tespit edilebilen satış birim fiyatlarına göre olması gereken iade faturası tutarının KDV dahil 457.208,97 TL olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup davacı tarafın 2023 yılı envanter defterini incelemeye sunduğu, 2023 yılı yevmiye kebir
defterini incelemeye sunmadığı, 2024 envanter defterini de incelemeye sunmadığı anlaşılmıştır. Davacı
tarafın 2024 yılı Ocak/2024 ve Aralık/2024 ayları e-defterlerini 11.07.2025 tarihinde e-defter
berat oluşturduğu dolayla 2024 Yılı Yevmiye defter ve Defteri Kebir defterlerinin Açılış
Kapanış Tasdiklerinin yasal süresinde olmadığı, yine 2024 yılı yevmiye kebir defterleri e-
defter xml dosyalarının incelemeye sunulmadığı, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca davacının 2023-2024 yılı ticari defterlerinin
lehine delil niteliğini haiz olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı şirketin 2023-2024 yıllarına ait Ticari defterlerinin açılış ve kapanış
onaylarını zamanında yapıldığı bu nedenle davalı şirketin
Ticari Defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafın yalnızca e defter beratlarını
sunduğu, beratların incelenmesi ile ticari defter kayıtları ve defter içeriğinin tespit
edilemediği anlaşıldığından davacının ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun şekilde tutarak mahkememize sunmadığı bu nedenle incelenemediği anlaşılmakla taraf
faturaları ile davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu cari hesap ekstresi ve davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin, tarafların BA BS formlarının incelenmesi sonucu;
Davacının
düzenlediği iade faturası olan KDV hariç 605.213,00 TL lik faturanın davacı tarafından satış olarak BS
formu ile beyan edildiği ancak davalının bu iade faturasını BA formu ile beyan etmediği anlaşılmış olup diğer
faturalarla ilgili tarafların BA-BS beyanlarının uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Davalı taraf takas mahsup talebinde bulunmuş olmakla takas kurumu TBK 139. maddesinde düzenlenmiş ve aynı hükümde takasın hangi hallerde uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre takas talebinin uygulanabilmesi için “a) Borçların
karşılıklı olması b) Borçların konularının özdeş olması c) Borçların muaccel olması d) Takas
iradesinin açıklanmış olması gerekmektedir. İşbu şartlar bağlamında tarafların beyanlarından
anlaşıldığı üzere her iki tarafın da birbirinden para alacağı talebinin bulunduğu ve yine taraf
beyanları ve dosya münderecatından söz konusu taleplerine konu para alacağının da
muaccel olduğu, davalı tarafın takas talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar doğrultusunda davacının cari hesap ekstresinde davalının 24.10.2023 tarihinde davacıya 88.416,86 TL borçlu olduğu, davacının 31.10.2023 tarihinde
kaydettiği 714.185,02 TL tutarlı alım iade faturası ile davalının davacıya 802.601,88 TL borçlu
olduğunun görüldüğü; buna karşılık davalı tarafın davacının kendisine düzenlediği
31.10.2023 tarih 714.185,02 TL tutarlı iade faturasını ticari defterine kaydetmediği ve
davalının bu iade faturasına 03.11.2023 tarihinde Beyoğlu .... Noterliğinden gönderdiği
ihtarname ile bu faturayı kabul etmediğini ihtar ettiği, davalının ticari defterlerinde takip
tarihi itibariyle davacının 1.411,566,06 TL davalıya borçlu olduğu, davalının
ticari defter kayıtlarına göre davalının 1.411.566,06 TL davacıdan alacaklı olduğu anlaşıldığından davalının kabul edilen miktar kadar mahsup talebinde bulunabileceği, bu kapsamda takas mahsup yapıldığında davacının davalıdan talep edebileceği alacağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, yasal koşuları oluşmadığından davacının kötü niyetli olduğunun ayrıca ispatlanması gerektiğinden davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 732 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 975,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın reddi nedeniyle davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
a Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!