Anahtar kelimeler: Yazma Sunmuş Kambiyo Katip Senetlerinden Konya Menfi Defterinin İlamıyla Milleti

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACILAR
: 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
3-
4- ... - ... ...
VEKİLİ
:
DAVALI
: ... - ... ...
VEKİLİ
:
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
KARAR YAZMA TARİHİ
:
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından verilen █████/2022 tarih ve ... sayılı kararın, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş olmakla, dava mahkememiz esas defterinin yukarıda belirtilen sırasına kaydedilerek Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacılar vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ile davalı arasında █████/2017 tarihinde gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığını, buna göre ... Mah. ... ada ... nolu parsel sayılı taşınmazın tapuda ... İlçesi ... Mah. ... cilt ... kütük sahifesinde arsa vasfında 601,25 m2 yüzölçümüyle tapuya kayıtlı hisselerin toplam 40.000,00-TL bedelle davalı ...'a haricen satıldığını, gayrımenkul satış sözleşmenin 6. maddesi gereğince sözleşme teminatı olarak müvekkillerinin davalıya █████/2017 tanzim tarihli, █████/2019 vadeli 40.000,00-TL bedelli ve █████/2017 tanzim tarihli, █████/2019 vadeli 40.000,00-TL bedelli iki adet senet verdiğini, vade tarihinin davalı tarafından sonradan doldurulan, alacaklısı yine davalı olan toplamda 80.000,00-TL bedelli iki adet kambiyo senedinin keşide tarihi ile görüleceği üzere sözleşme tarihinin aynı olduğunu, sözleşmenin parçası olan senetlerin sözleşmeye teminat olarak verildiklerinin ortada olduğunu, işbu durum yargılamayı gerektirdiği için bu senetlerin ihtiyati hacze ya da icra takibine konu edilmelerinin yasaya aykırı olduğunu, davaya konu senetlerin teminat vasfı dışında başka bir vasfının bulunmadığını, davalının müvekkillerden aldığı teminat senetlerini takibe koyduğunu, davalı tarafından davacı müvekkilleri aleyhine ihtiyati haciz kararı ve Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. ve ... Esas sayılı dosyalarından haksız takip ve haciz işlemleri yapıldığını, haksız haciz sebebiyle her türlü maddi ve manevi tazminat hakları saklı kalmak üzere haksız icra takibi başlatan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, söz konusu senetlerin teminat senedi olduğunun tespitine ve teminat senedi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağından takibin iptaline karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Açılan işbu davanın ticari dava niteliğinde olduğunu ve dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuğa başvurulması gerekirken böyle bir başvurunun olmadığını, bu nedenle açılan davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine, davacıların iddia ettikleri üzere hem bononun teminat senedi olduğunu, hem de bononun teminat fonksiyonunun kalmadığı hususunu yazılı delille ispat etmeleri gerektiğini, bonolarda aval veren konumunda olan ... ve ...'ın satış sözleşmesinin tarafı olmadığını, ancak TKK 702 maddesi gereği aval veren kişi kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olduğundan bonolardan dolayı sorumlu olduklarını, tüm bu nedenlerle öncelikli mahkememizin vermiş olduğu ihtiyati tedbir kararını kaldırılmasını, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, davacı borçluların ayrı ayrı %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı borçlular üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından verilen █████/2022 tarih ve ... sayılı kararın, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile kaldırılarak mahkememizin ... esas sayılı dava dosyası numarasını almıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacıların Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takibe konulan █████/2019 vade tarihli █████/2017 tanzim tarihli 40.000,00- TL bedelli bono ile yine aynı vade tarihli olan █████/2019 vade tarihli █████/2017 tanzim tarihli 40.000,00- TL bedelli iki adet bonodan sebep davalıya borçlu olup olmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile Konya 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, davacılara yapılan ödemeye ilişkin dekontlar, gayrımenkul alım satım sözleşmesi, senet suretleri, icraya yapılan ödemeye ilişkin tahsilat ve reddiyet makbuzları ve tüm belgeler dosya arasına alınmıştır.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarına müzekkere yazılarak hangi tarihte ve ne tutarda davalıya ödeme yapıldığı hususları sorulmuş olup, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına █████/2020 tarihinde 57.658,00 TL ... adına, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ise █████/2020 tarihinde 57.658,00 TL ... adına yatırıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında dosyanın nitelikli hesap bilirkişisine tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle; 7 farklı etkenler gözetilerek artışın incelendiği ve bu artışın ortalaması alınarak terditli olarak senedin vade tarihi ve sözleşme tarihi baz alınarak 40.000,00 -TL'nin icra tarihi itibariyle denkleştirici adalet ilkesi uyarınca tekabül edeceği değerler yukarıdaki tabloda gösterildiğini bildirir kanaat raporunun sunulduğu görülmüştür.
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacıların takibe konu senetlerin davacılar ... ve ... ile davalı ... arasında yapılan gayrimenkul alım-satım sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini beyan ederek bu senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespiti talebinde bulundukları, diğer davacıların bu senetlerde avalist oldukları, davalı ...'ın █████/2022 tarihinde duruşmada "Taraflar arasında █████/2017 tarihinde gayrimenkul alım satım sözleşmesinin yapıldığı doğrudur, bu sözleşmeye istinaden davalılar ... ve ... sözleşmede bahsi geçen taşınmazı bana devredeceklerdi. Ben de bu şahıslara ayrı ayrı 20.000,00 Tl verecektim, bahsi geçen şahıslara 19.250,00 şer TL verdim, üzerini yani 750,00 şer TL sini de elden nakit olarak verdim, davalılar bana tapuyu devredemediler gün istediler, taşınmaz izaleyi şuyu yoluyla satışa geçmiştir. Ben de bunun üzerine taşınmaz satış sözleşmesinin yapıldığı tarihten hem ... hem de ...'dan █████/2017 tanzim tarihli ve █████/2019 vade tarihli bonoları bu şahıslardan ...'ın oğlu ... ve ...'ın eşi ...'nın avalist olarak imzalamaları ile aldım, ancak taşınmaz bana devredilmeyince bahsi geçen bonoları icraya koydum." beyan ettiği, dava konusu senetlerin davacılar ... ile ... ile davalı arasında imzalanan gayrimenkul alım satım sözleşmesinin teminatı olarak verildiğinin, bu nedenle teminat senedi olduğunun tarafların karşılıklı beyanları ile sabit olduğu, bu nedenle senetlerin teminat fonksiyonun devam edip etmediği ve teminat altına alınan borç varsa bunun miktarı araştırılıp, tespit edilerek senedin hangi miktar bakımından takip edilebileceği hususları tespit edilip deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede; dava konusu senetlerin davacılar ... ile ... ile davalı arasında imzalanan gayrimenkul alım satım sözleşmesinin teminatı olarak verildiği, bu nedenle teminat senedi olduğu tarafların karşılıklı beyanları ile sabittir. Temel ilişkiye bakıldığında taraflar arasında imzalanan sözleşmenin geçersiz olduğu ortadadır. Bu anlamda alınan bonoların kambiyo vasfında olmadığı da izahtan varestedir. Bonolar açıkça teminat olarak verilmiştir. Davacılarca sözleşmede taahhüt edilen (asli edim olan) tapu devri yapılmamıştır. Bu nedenle sözleşme geçersiz olduğundan tarafların kural olarak aldıklarını geri vermeleri gerekir. Davalı taraf sebepsiz zenginleşme savunmasında bulunmuştur. Mahkememizce bu anlamda denkleştirici adalet ilkesi uyarınca hesaplama yaptırılmıştır. Öte yandan taraflar arasındaki sözleşmenin 6. Maddesinde ise açıkça "satıcılardan ayrıca ödenen miktarın iki katı kadar senet alınmış olup gayrimenkulün devri konusunda alıcının devrin yapılmaması nedeniyle uğradığı zararın tazmini için senet icra kanalıyla tahsile konulacaktır" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Bu anlamda sözleşmedeki asli edimini yerine getirmeyen davacıların sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca aldığı senetleri icraya koyan davalıya karşı borçlu olmadıkları yönündeki iddiaları yersiz olup aldırılan hesap raporunda da senet miktarında yazılı miktar kadar davacıların sebepsiz zenginleştiği ortaya konulmuştur. Avalistler yönünden de aynı hususlar geçerli olup TTK 702/2 uyarınca da avalistlerin sorumlu oldukları açıktır. Tüm bu nedenlerle davanın reddine, davacıların dava açmakta kötüniyet olgusu ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Peşin alınan 1.640,38 TL harçtan alınması gereken 732,00-TL'nin mahsubu ile fazla alınan 908,38-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacılara İADESİNE,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından karşılanan 7.80TL vekalet suret harcının davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacılar vekilinin, davacı asil ... ve davalı yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.█████/2026
Katip ... Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!