Anahtar kelimeler: Süreç Müdafinin Görüşü Hukukî Taksirle Öldürme İstemlerinin Neticesinde Geçildi Cezalandırılmasına
12. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Taksirle öldürme
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2,62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, katılanlar vekilinin ve sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince talebin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma açılarak ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanığın TCK'nın 85/2,22/3,62,53/6.maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; iddianamede bilinçli taksir maddesi yazılı olmadığı halde ek savunma verilmeden eksik inceleme ile kurulan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 30.08.2016 günü saat 05:30 sıralarında sürücü ..., yönetimindeki 43.....137 plaka sayılı otobüs ile ... yönünden .. yönüne seyrederek olay yerine geldiğinde, ön ilerisinde yolun sağ tarafında seyir halinde bulunan sürücü ... yönetimindeki 45.....6331 plaka sayılı tepe lambası olmayan traktörün arkasında takılı, ışık donanımı ve reflektör bulunmayan römorkun sol arka kısmına, aracının sağ ön köşe kısmı ile çarpıp yolun sol tarafına savrulması sırasında, traktörün römorkunda bulunan tarım işçisi ...’in yola düşmesi sonucu öldüğü,römorktaki yolculardan ..., ... ve ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, ... ve ...'in hayati tehlike geçirecek biçimde, ...'nın ise vücudunda kemik kırığı oluşturacak biçimde yaralandıkları olayda; Adli Tıp raporuna göre, sanık, olayın oluşu ve otobüs sürücüsünün beyanları dikkate alındığında, gece vakti aydınlatma bulunmayan yerleşim yeri dışı yolda, tepe lambası olmayan, dolayısıyla gece vakti trafiğe çıkmaya uygun olmayan, ayrıca arkasında, ışık donanımı bulunmayan römork da takılı halde trafikte seyre çıkmış olmakla trafiğin seyir güvenliğini tehlikeye düşürmüş olup, aydınlatma bulunmayan yol bölümünde arkasından aynı yöne seyreden ve kendisini bu donanımsız halinden dolayı zamanında fark edemeyen otobüsün, römorkun sol arka kısmına çarpması sonucu meydana gelen ölümlü ve yaralanmalı kazada, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketi nedeniyle, asli kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ancak sanığın gece vakti, aydınlatma bulunmayan yerleşim yeri dışı yolda, tepe lamba olmayan traktör ve arkasında ışık yada reflektif donanımı bulunmayan bağlı römork ile emniyet şeridinden gitmesi gerekirken ana yolda sağ şeritte aracı kullanarak trafiğe çıkması sonucu asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği olayda katılan sanığın eyleminde bilinçli taksir koşulları oluştuğu halde cezasında TCK'nın 22/3. maddesi gereğince artırım yapılmaması hukuka aykırı blunduğundan İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.01.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!