Anahtar kelimeler: Satımdan Batı Esaskarar Yazim Kahramankazan Katip Tanzim Bedelli İlişki Ödenmediğini

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.Ankara Batı2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARTÜRK MİLLETİ ADINAESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLLERİ
:DAVALI
:VEKİLLERİ
:DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026K. YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde davalının, müvekkilinden mal hizmeti aldığını, bu hizmet karşılığında müvekkili şirket tarafından 26.08.2024 düzenleme, 26.08.2024 ödeme tarihli 178.788,00-TL bedelli fatura tanzim edildiğini ancak bedelinin ödenmediğini, taraflarınca bu alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine Kahramankazan İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyası üzerinden 217.698,88-TL Takip Çıkış bedelli icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında iddia edilen borcu doğuran bir alım satım, hizmet ve dahi herhangi bir surette borç doğuran ve müvekkilini borçlu kılan bir ilişki mevcut olmadığını, bu haliyle davaya konu ilamsız icra takibinde iddia olunan borcun kanıtlanamadığını, Müvekkili şirkete fatura içeriğinde belirtilen malların teslim edilmediğini, söz konusu malların teslim edildiğini ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacı tarafça faturalarda belirtilen mallar gönderilmeden faturaları gönderilmiş olup, davalı müvekkili tarafça da malların gönderileceği inancı ile faturalara itiraz edilmediğini, ancak faturalarda belirtilen malların müvekkiline teslim edilmediği gibi haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça müvekkil aleyhine icra takibine geçildiğini beyan ederek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Kahramankazan İcra Dairesinin .... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.GEREKÇE
:Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine █████/2025 tarihli ödeme emri ile 178.788,00 TL asıl alacak 38.910,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 217.698,88 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın █████/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 217.698,88 TL alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır.Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı şirketin 2024 yılı defterlerinin E-defter formatında kayıt altına alındığı, açılış tasdiki niteliğinde olan defter beratlarının yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda alındığı, 6102 sayılı T.T.K. 64/3.maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2024 yılı yevmiye defteri için süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. HMK. 222. maddesi gereği “yasal defterlerin münderecatı sahibi lehine delil Kabul edilir” hükmüne uygun olarak kesin delil vasfına sahip olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirindedir. Davacının incelenen 2024 yılı yasal defterlerinde; .... Dış Ticaret Limited Şirketi adına olup, ...... nolu Müşteriler cari hesap ekstresinde takip ettiği, e-defter mükellefi olduğu, .... İnşaat Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından davacı yana herhangi bir ödeme yapılmadığı,Davalının yasal defterleri Sayın Mahkemenizin görevlendirmesi kapsamında incelenmemiştir.Davacının bağlı bulunduğu .... Vergi Dairesi Müdürlüğü 11.09.2025 tarihli E-.....sayılı yazı cevabından, Davacı şirketin 2024 yılı SATIŞ-ALIŞ KARŞILAŞTIRMASI; .... Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 148.990,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu,Davalının bağlı bulunduğu Kahramankazan Vergi Dairesi Müdürlüğü 08.09.2025 tarihli E-....sayılı yazı cevabından, ..... İNŞAAT SANAYİ İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ 2024 yılı BA formunda; Davacı tarafından davalı tarafa 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 148,990,00 TL tutarında fatura düzenlendiği,Takip konusu alacağı oluşturan 26.08.2024 tarihli .... seri no.lu 178.788,00 TL tutarlı faturanın “Temel Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portalı üzerinden davalı tarafa faturanın teslim edildiği, 23.08.2024 tarih, ..... no'lu e-İrsaliyede satış konusu malların teslim edildiğine dair taşıyıcı adı soyadı, TC Kimlik numarası, araç plakası ve teslim alan bilgisinin yazılı olduğu, Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, kurulacak asıl alacak için takip sonrasında yıllık %49,25 olarak avans faizi yürütülebileceği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Davalıya verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından ve bulundukları yerin adresi de bildirilmediğinden davacı yanın defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen █████/2026 tanzim tarihli bilirkişi raporunda davacının takip tarihi itibariyle 178.788,00TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle hükme esas alınmıştır.Dava konusu alacak, faturaya dayalı alacağa dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 1 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Yine dosya kapsamında sunulu bulunan e-irsaliyenin teslim alan kısmının imzalı olduğu, bu faturaya konu malların davalı yana teslim edildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:█████/2020 - ███████.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir.(Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve ████████ E., █████████ K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.)Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 178.788,00TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği, dosya kapsamında davalıyı temerrüte düşürücü bir belge bulunmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 178.788,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE ; Davalının, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz olmaksızın 178,788,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-178.788,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 12.213,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.629,27 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 9.583,73 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin, 3.777,81 TL sinin davalıdan, 822,19 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı tarafından yatırılan 2.629,27 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.332,17 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 121,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 8.121,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 6.669,48 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 38.910,88 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026Katip ..... e-imza Hakim .... e-imza