Anahtar kelimeler: Nihaî Geçmeyen Atfıyla Kalması Kesinlik Sınırı Sınırını Sınırının Değeri Şartı

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 52. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda:Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı tarafından temyize konu edilen toplam miktarın, karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25.03.2014 tarihinde davalı Kurum bünyesinde memur olarak işe başladığını, 2018 yılının Mart ayında uzman statüsüne yükseldiğini, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 29.01.2021 tarihinde haksız bir şekilde sona erdirildiğini, 11.08.2018 tarihinde belirli süreli iş sözleşmesi adı altında yeni bir sözleşme imzalandığını, 11.08.2018 tarihli sözleşme geçersiz olduğundan sözleşmeden sonra da yapılan ödemenin gerçek çıplak ücreti olduğunu, davacıya ilave tediye alacağının ödenmediğini, işyerinde ... Boru Hatları ile ...AŞ (...) Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği (Yönetmelik) 59/b hükmü kapsamında yılda iki defa ikramiye ödense de davacıya ödenmediğini, aynı Yönetmelik'in 55. maddesi uyarınca saha tazminatı ödenmediğini, hafta tatili ücretinin ödenmediğini, anılan Yönetmelik'in 54. maddesiyle düzenlenen meslek tazminatının ödenmediğini, Yönetmelik'in 57. maddesiyle düzenlenen sosyal yardımın ödenmediğini, Yönetmelik'in 60. maddesiyle düzenlenen kıdeme teşvik priminin ödenmediğini, uygulanmayan ücret artış oranları nedeniyle ücret alacağı olduğunu ileri sürerek ilave tediye, akdi ikramiye, saha tazminatı, hafta tatili ücreti, meslek tazminatı, sosyal yardım, kıdeme teşvik ile fark ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının davalı işyerinde değil, ... İletim AŞ (...) Kamulaştırma Direktörlüğü bünyesinde belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında çalışmaya başladığını, bu nedenle davacının müvekkili işyeri çalışanlarıyla aynı hakka sahip olmadığını, davacıyla birlikte proje kapsamında çalışanların tamamen özel hukuk hükümlerine göre istihdam edildiğini ve işe alınanların Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasına Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri dışında gerçekleştiğini, davacıyla akdedilen belirli süreli iş sözleşmesiyle davacının kapsam içi veya dışı personel olmadığının belirtildiğini, davacının Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği hükümlerine göre çalıştırılmadığını, talep edilen tüm alacak kalemlerinin ödendiğini, davacının kapsam içi ya da dışı olmaması nedeniyle işyerinde uygulanan ücret zammından yararlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, ... bünyesinde kurulan ... Kamulaştırma Direktörlüğü bünyesinde çalıştığı, davacının bu çalışması öncesinde sınavsız olarak bireysel iş sözleşmesi ile çalıştırılmaya başlandığının belirlendiği, davacının ücretinin Yüksek Planlama Kurulu ve Cumhurbaşkanlığı kararları ile ... kapsam dışı personel için tespit edilmiş tutardan yüksek olduğu, yine davacıya iş sözleşmelerinde belirtilen şekilde yıllara göre artırılmak suretiyle ücret ödemesi yapıldığının anlaşıldığı, davacının belirtilen bu çalışma şekline göre iddia edildiği gibi ... kapsam dışı personeli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacıya sözleşmesine uygun şekilde ücret, sosyal yardım, meslek tazminatı, saha tazminatı ve ikramiye ödemelerinin yapıldığının görüldüğü, açıklanan nedenlerle davacının akdi ikramiyesi, sosyal yardım, meslek tazminatı, saha tazminatı, kıdem teşvik primi ile şartları oluşmayan ilave tediye taleplerinin reddinin gerektiği, dosyaya ibraz edilen puantaj kayıtlarına göre akdi tatil mahiyetinde olan cumartesi ve pazar günlerindeki çalışması karşılığı ödenmeyen hafta tatili ücreti talebinin ise kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun miktar itibarıyla kesinlikten reddi gerektiği, davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemeye göre ise somut uyuşmazlıkta, 2018 yılının Ağustos ayında davacıya ilave tediye ödemeleri yapılmaya başlanmış ise de davacının bu tarihten önceki dönemde de ilave tediye alacağına hak kazanacağı, İlk Derece Mahkemesince davacının 2018 yılının Ağustos ayından önceki döneme ilişkin ilave tediye alacakları bakımından değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği, talep edilen ilave tediye alacağının zamanaşımına uğramadığının anlaşılmasına göre davacının dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarında hesaplanan 20.147,26 TL ilave tediye alacağına hak kazandığı, dava ve ıslah dilekçeleri ile dava konusu alacakların temerrüt tarihlerinden (arabuluculuk son tutanak düzenleme tarihinden) itibaren tahsilinin istendiği görülmekle hafta tatili ücreti alacağına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun miktar itibarıyla kesinlikten reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Müvekkilinin kapsam dışı personel olduğunu ve ... Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'nden doğan mali hakları talep edebileceğini,b. Davacı işçiye ödenecek ücretin tavan uygulamasına tâbi olup olmadığı ve ücretin bu tavanı aşıyor olmasının davacı işçiden kaynaklanan bir durum olmadığını, bu hususun davacının kapsam dışı personel olup olmadığı yönündeki belirlemede etken olamayacağını,c. 2018 yılında imzalatılan sözleşmenin bordro hilesi olarak düzenlendiğini ve geçersiz olduğunu, kapsam dışı personel olmadığı değerlendirmesi yapılacak ise 2018 yılı giydirilmiş net ücretin çıplak net ücret olarak hesaplamalara dâhil edilmesi gerekirken kabul edilen alacak kalemlerinin 2018 yılındaki değişiklikler esas alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,d. 2014 tarihli iş sözleşmesinin 2. maddesi dikkate alınmaksızın davacı işçinin yeni kurulan ... Kamulaştırma Direktörlüğünde işe başlatıldığı gerekçesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının kapsam dışı personel statüsünde olup olmadığı ile talep edilen alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A. Davalı Temyizi YönündenDavalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,B. Davacı Temyizi YönündenTemyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.