Anahtar kelimeler: Müflisin Zayıf Üstlenildiğini Uhdesinde Müflis Edimleri Tesisatı Kuvvetli Akdedildiğini İşini

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: █████████ Esas, ████████ Karar
DAVA
: KAYIT KABUL
KARAR TARİHİ
: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin ... İnşaatı işini üstlenildiğini, söz konusu inşaatın
elektrik tesisatı kuvvetli ve zayıf kısımlarını yapmak üzere davalı .... Ltd. Şti. ile müvekkili arasında 02.01.2013 tarihli sözleşme akdedildiğini, ancak davalı müflisin sözleşme gereği üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, müflis şirkete avans ödenmesine rağmen yapması gereken işleri yapmadığını, işçilerinin ücretlerini ve yemek paralarını ödemediğini, borcun büyük çoğunluğu uhdesinde kalan avans olmak üzere, müflis şirketin müvekkiline 780.161,64 TL borcu bulunduğunu, kesinleşen işbu alacak nedeniyle iflas masasında kayıt talebinde bulunulduğunu, ancak iflas masasının alacağın tamamını reddettiğini ileri sürerek alacağın masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında; kayıt kabul davasının 15 günlük hak düşürücü sürede açılmadığını, iflas idaresinin alacağı tevsik edici belge sunulmadığı ve alacak miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle alacağın tamamen reddine karar verdiğini, ret kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalının yaptığı işin bedelinin 6.887.358,44 TL olduğu, davacı iş sahibinin, davalı yüklenici yerine yemek, sgk bedeli, işçilik bedeli gibi sözleşme dışı ödemek zorunda kaldığı tutarları talep ettiği, sözleşme hükümlerine ve ödeme belgelerine göre davacının talep edebileceği fazla ödeme kalemlerinin incelendiği, bu hususta son bilirkişi heyetinin kök ve 2 tane ek raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olup, 2. ek rapordaki son tespitlere göre davacının 389.462,57 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 389.462,57 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemece yerinde inceleme talepleri hakkında karar dahi verilmeksizin dosyanın karara çıkartıldığını, SGK ödemeleri, işçilere ödenen ücretler ve davalı adına yaptırılan işler ve işçi davalarında ödenen ücretlerin alacak heabından dışlanmasının hatalı olduğunu, davalının defter kayıtlarına göre dahi davalının müvekkile 755.214,25 TL borcu bulunmakta iken, bunun çok altında miktara hükmedildiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dava, İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.Somut davada, müflis hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2015 tarih ve ████████ esas sayılı dosyası ile iflas kararı verildiği, iflas tasfiyesinin İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasından resen iflas müdürlüğü tarafından yürütüldüğü, davacının alacağın sıra cetveline yazılması için iflas idaresine başvurduğu, ancak alacağın tamamen red edildiği, davacının tebliğ gideri yatırdığı, sıra cetvelinin 11.12.2015 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davanın yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 16.12.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, davanın davanın kısmen kabulü ile 389.462,57 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında, davacı işsahibinin davalı müflis yükleniciden hükmedilen alacaktan daha fazla alacağı bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır.
İlk derece mahkemesinde alınan █████/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davalı tarafından yapılan toplam iş tutarının KDV dahil 6.887.358,44 TL olduğu, davacının toplamda 6.675.090,04 TL ödeme yaptığı, yapılan ödeme düşüldüğünde davalının 212.268,40 TL alacaklı olduğu; mali defter incelemesi yönünden ise davacının 2013-2014-2015 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği ve delil vasfına haiz olduğu, davacının defterlerine göre 780.161,64 TL alacaklı göründüğü, davalının 2013-2014-2015 yılı defterlerinin birbirlerini teyit ettiği, 2014 2015 yılı defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, davalı defterlerine göre davalının 755.214,25 TL borçlu göründüğü, cari hesap farkının nereden kaynaklandığının anlaşılamadığı belirtilmiştir.
Bilirkişiler █████/2015 tarihli ek raporda davacının yaptığı iş ve iş karşılığı yapılan ödemeye göre 212.268,40 TL alacaklı olduğunu belirtmişlerdir.
Farklı bilirkişilerden alınan 20.10.2021 tarihli raporda; davacının ticari defterlerine göre iflas tarihi itibariyle 780.161,64 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerine göre ise davalının davacıya 755.214,25 TL borçlu göründüğü, farklılığın nedeninin tespit edilemediği; teknik yönünden yapılan incelemeye göre davalının yaptığı işlerin bedelinin 6.887.358,44 TL olduğu, davacının ödemenin ise topla 6.898.251,51 TL olduğu, yapılan ödemenin düşülmesinden sonra davacının iflas tarihi itibariyle 10.893,07 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişiler 20.05.2022 tarihli 1. ek raporlarında; davacının davalı adına toplamda 563.836,56 TL ödeme yaptığı ve toplam ödemesinin 7.081.532,56 TL olduğu, davalının yaptığı iş bedeli 6.887.358,39 TL olup bu hususa tarafların itirazının olmadığı, buna göre davacının yaptığı ödemenin mahsubundan sonra davacının iflas tarihi itibariyle 194.174,17 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişiler █████/2023 tarihli 2. ek raporlarında; 195.288,4 TL lik SGK ödeme dekontunun da hesaplamaya dahil edildiği, böylece davacının iflas tarihi itibariyle 389.462,57 TL alacaklı olduğu, ayrıca davacının iflastan sonra da davalı müflisin işçileri için icra dosyalarına yaptığı ödemeler sebebiyle 563.836,56 TL alacaklı olduğu, diğer kalemlere itiraz bakımından 1. Ek rapordaki görüşlerini koruduklarını belirtmişlerdir.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK`daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 6 HD'nin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı). Yargıtay 15. HD. █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamında; ".. ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır." denilerek ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu belirtilmiştir.Somut olayda ayrı bilirkişilerden alınan her iki raporda da davacının defterlerine göre davacının 780.161,64 TL, davalı defterlerine göre ise davacının 755.214,25 TL alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesinin davalının defterlerine kaydedilen 755.214,25 TL alacak yönünden, alacağın kesin delil ile ispat edildiği gözetilerek bu miktarın masaya kaydına karar vermesi gerekirken, takdiri delil niteliğindeki bilirkişi 2 ek raporunda tespit edilen alacak tutarını esas alarak eksik alacağa karar vermesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Esas, ████████ Karar ve █████/2023 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,
2-a)Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davacının iflas tarihi itibariyle 755.214,25 TL alacağının davalı müflisin İstanbul Anadolu 3. İcra İflas Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyada işlem gören iflas dosyasına KAYIT VE KABULÜNE,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 704,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
c)Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 27,70 TL başvurma harcı ile 27,70 TL peşin harcın toplamı olan 55,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d)Davacı tarafından karşılanan 8.906,60 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret miktarı üzerinden hesaplanan 8.621,79 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
g)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince hesaplanan 24.947,39 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
İstinaf Giderleri Yönünden;
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından karşılanan 258,00 TL istinaf yargılama gideri ile 1.007,85 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 1.265,85 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-2 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!