Anahtar kelimeler: Manevî Erkek Yoksulluk Hariç Kişisel Maddî İlişki Nafakası Tedbir Kesinlik

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk DairesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.DAVA TÜRÜ
: Karşılıklı BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 9. Aile MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, boşanma kararı hariç karşı davanın kabulü, erkek aleyhine hükmedilen maddî ve manevî tazminat ile tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası, velâyet ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 10.07.2017 doğumlu ortak çocuk ...'nin 08.02.2025 tarihinde vefat ettiğinin ve ortak çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakasının ortak çocuğun vefat ettiği tarih itibarıyla kendiliğinden kalkacağının anlaşılmasına, ayrıca İlk Derece Mahkemesince davacı-karşı davalı erkeğe "evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmediği" ve "aşırı cimrilik içeren davranışlar sergilediği" kusurları yüklenmiş ise de; davalı-karşı davacı kadının tanıkları ... ve ...'in beyanlarının kadından duyuma dayalı olduğunun, davacı karşı davalı kadının bu iddialarını destekler başka bir delilinde mevcut olmadığının, bu haliyle söz konusu "evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmediği" ve "aşırı cimrilik içeren davranışlar sergilediği" kusurlarının ispatlanamadığının ve erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, ancak kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurları uyarınca erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.