Anahtar kelimeler: Süreç Yaptırmamak Görüşü Hukukî Ret İstemlerinin Direnme Edenlerin Neticesinde Edilebilir

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. █████████ K.SUÇ
: Görevi yaptırmamak için direnmeHÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: RetYapılan ön inceleme neticesinde; görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik yapılan başvurular üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ NEDENLERİSanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın suçu işlemediğine ve delil bulunmadığından beraatine karar verilmesine yöneliktir.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; dosyadaki deliller doğrultusunda suçun işlenmediğine, delil bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; suçu işlemediğine, delil olmadığına beraat kararı verilmesine yöneliktir.III. GEREKÇE5271 sayılı Kanun’un 280/1 (e) ve (f) maddelerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmadan hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine incelemeyi yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 08.05.2023 tarih ve ████████ E., █████████ K. sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hukuki süreçte belirtilen nedenle hükmün bozulmasına karar verildiği, fakat anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1 (e) ve (f) maddelerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açılarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 08.05.2023 tarihli bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak 11.06.2024 tarihinde kararı temyiz eden sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik karar verildiği, bu kararın da sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 05.11.2024 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2021 tarihli kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde bozma kararı verilerek yargılamaya devam edilmesi sonrası verilen kararın Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarih ve 2024/6-490 E., ████████ K. sayılı ilamında belirtildiği şekilde "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olması nedeniyle hükümsüz olacağı" anlaşılmakla karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.