Anahtar kelimeler: Tarafarca Ferîleri Nevşehir Sarsılması Temelinden Evlilik Kayseri Kadın Nedenine Kesinlik
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
DAVA TÜRÜ
: Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Nevşehir 1. Aile Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü ve fer'îleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafarca evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak açılan karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda, İlk Derece Mahkemesince, "...toplanan deliller, taraf ve tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, daha önce davacı kadının 03.08.2022 tarihinde Gülşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) ████████ Esas sırasında boşanma talepli dava ikame ettiği, anılan dosyada, istinaf incelemesiyle, davacı dava dilekçesinde davalıya yönelik kusur isnadında bulunmuşsa da vakıa bildirmediği anlaşıldığından davacının davasını ispat edemediği kanaatiyle davanın reddine karar verildiği, davanın reddi gerekçesi incelendiğinde, davalı-karşı davacı erkeğin kesin hüküm itirazının yerinde görülmediği, anılan ilk davanın 16.11.2023 tarihinde kesinleşmesi akabinde 29.012024 tarihinde ikame edilen huzurdaki davada ise, erkeğin, eşinin önceki evliliğinden olan çocuklarından erkek olana yönelik argo kelimeler kullandığı ve küfürlü konuştuğu, "gözümde köpek kadar değeriniz yok, ne yaparsanız yapın" gibi incitici sözler sarf ettiği, eşine ve eşinin çocuklarına harcama yapmak istemediği ve bunu sıkça dile getirdiği, kadının önceki evliliğinden olan çocukları K. ve S.'a karşı cinsel davete yönelik uygunsuz davranışlarda bulunduğu, müşterek çocuğuna karşı da ilgisiz olduğu, evin ihtiyaçlarına karşı duyarsız olduğu ve sorumluluk almaktan kaçındığı, sıkça telefonuyla ilgilendiği ve eşi hamileyken başka kadınlarla yazışıp görüştüğü, kadının ise eşinin çalışma saatlerine saygı duymayarak zamansız taleplerde bulunduğu, eşinin kök ailesine karşı kaprisli davrandığı, eşi inşaat işinde çalıştıktan sonra erkeğin banyo yapmadan eve dönmesini istemediği, kirlenen çamaşırlarını da erkeğin annesinin yıkadığı, eşine "sen erkek misin" gibi sözler sarf ederek erkeklik onurunu kırdığı, tüm bu sebeplerle, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davacı-karşı davalı kadının az, davalı-karşı davacı erkeğin ise ağır kusurlu olduğu..." gerekçesiyle asıl ve karşı davanın ayrı ayrı kabulü ile evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına ve ferilerine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "...her ne kadar davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğu belirtilerek kadının açtığı boşanma davasının kabulüne karar verilmiş ise de; davacı-karşı davalı kadının daha önce Gülşehir Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilamı ile açtığı boşanma davasının ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilerek kararın 16.11.2023 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 29.01.2024 tarihinde açıldığı, Gülşehir Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilamı ile açılan dava tarihinden sonra tarafların bir araya gelmedikleri, kadın tarafından Gülşehir Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile açılan dava tarihinden sonra yaşanan erkeğe atfı kabil bir kusurlu davranışın ispat edilemediği gözetilerek ilk derece mahkemesi tarafından erkeğe yüklenen kusurların kaldırılmasının gerektiği, kadına ilk derece mahkemesince yüklenen kusurların gerçekleşmiş olduğu, bu durumda davalı- karşı davacı erkeğin kusura yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kadının tam kusurlu, erkeğin ise kusursuz olduğu, erkeğin kusursuz olması nedeniyle kadının açtığı asıl boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken asıl boşanma davasının kabulüne karar verilmesi, kadın lehine maddî-manevî tazminatlara hükmedilmesi ve erkeğin maddî-manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı..." gerekçesi ile erkeğin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurularak kusur gerekçesinin düzeltilmesine, davacı- karşı davalı kadın tarafından açılan boşanma davasının, kadının yoksulluk nafakası ile maddî-manevî tazminat taleplerinin reddine, erkek lehine maddî ve manevî tazminata, kadının istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiş, bu karara karşı kadın vekilince temyiz talebinde bulunulmuştur.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle kesin hüküm kavramı açıklanmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/ (13)3773 Esas- ████████ Karar sayılı kararında da açıkça ifade edildiği üzere; ''...Kesin hüküm şekli ya da maddî anlamda olabilir. Şekli anlamda kesinlik, bir karara karşı belli bir aşamadan sonra kanun yollarına başvurulamamasını, diğer bir anlatımla kanun yolunun bulunmaması veya var olan kanun yollarının tükenmesini; maddî anlamda kesinlik ise bir hukuki uyuşmazlığın artık bütün bir gelecek için çözümlenerek son bulmasını, hükmün kesinleşmesinden sonra o davanın tekrar açılamamasını ifade eder. Maddî anlamda kesin hükmün koşulları HMK'nın 303. maddesinde düzenlenmiştir. HMK'nın 303/1. maddesine göre bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddî anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Görüleceği üzere, maddî anlamda kesin hükmün ilk koşulu her iki davanın taraflarının aynı olmasıdır. Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir (HMK. M.303/3). İkinci koşul olan dava sebebinden amaç ise hukuki sebepler değil, davanın dayanağı olan olay ve olgulardır. Yani davacının talep sonucunu dayandırdığı vakıalardır. Kesin hüküm hâline gelen bir uyuşmazlıkta aynı vakıalara dayanılarak ikinci kez dava açılamaz. maddî anlamda kesin hükmün söz konusu olabilmesi için gerekli olan üçüncü koşul ise dava konusunun aynı olmasıdır. İlk kararın hüküm fıkrası ile ikinci davanın talep sonucu aynı ise; diğer bir anlatımla ikinci davadaki talep sonucu ilk davada kesinleşen hüküm fıkrasını etkileyecek ve ortadan kaldıracak nitelikte ise dava konusu aynı sayılır..."
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, davacı-karşı davalı kadın tarafından eldeki davadan önce açılan Gülşehir Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilamı ile ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilen ve kesinleşen boşanma dava tarihinden sonra tarafların bir araya gelmedikleri, kadın tarafından açılan ve reddedilen dava tarihinden sonra yaşanan erkeğe atfı kabil bir kusurlu davranışın ispat edilemediği gözetilerek erkeğe yüklenen kusurların kaldırılmasının gerektiği, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kadının tam kusurlu, erkeğin ise kusursuz olduğu kabul edilerek kadının açtığı asıl davanın reddine karar verilmişse de, kadın tarafından açılan ve reddedilen Gülşehir Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı önceki boşanma davasında İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda erkeğin tam kusurlu kabul edilerek hükmedilen boşanma kararının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı kadının dava dilekçesinde davalı erkeğe yönelik kusur isnadında bulunmuşsa da vakıa bildirmediği, kadının davasını ispat edemediği gerekçesi ile açılan boşanma davasının reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 16.11.2023 tarihinde kesinleştiği, davacı-karşı davalı kadının vakılarını açıklayarak 29.01.2024 tarihinde eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Kesin hükmün ilk koşulu her iki davanın taraflarının aynı kişiler olması, ikinci koşulu dava konusunun aynılığı, üçüncü koşulu ise dava sebebinin aynı olmasıdır. Dava sebebi, hukukî sebepten farklı olarak davacının davasını dayandırdığı vakıalardır. Her iki davanın dayandığı maddî vakıalar (olaylar) aynı ise diğer iki koşulun da bulunması hâlinde kesin hükmün varlığından söz edilebilir. Önceki reddedilen boşanma davasında davacı kadın vakıa bildirmediği gibi vakıa tartışmasının yapılmadığı, evlilik birliği içinde yaşanan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğine dair kesin hüküm bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı- karşı davalı kadın, önceki reddedilen boşanma davasının kesinleşmesinden sonra açtığı bu davada bu kez dayandığı vakıaları açıklayarak, yeni vakıa ve delil bildirebilecektir. O halde İlk Derece Mahkemesince belirlendiği üzere tarafların kusurlu davranışları ispatlanmış olmakla, 4721 sayılı Kanun'un 166/1 maddesi şartlarının kadın yararına da gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca kadının asıl boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kadının davasının reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına kusur belirlemesi ve asıl davanın reddi yönünden BOZULMASINA,
2.Bozma sebebine göre her iki boşanma davası ve fer'îleri hakkında yeniden hüküm kurulması gerekli hale geleceğinden kadının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Kadının davası yönünden Bölge Adliye Mahkemesince yapılan kusur belirlemesi ve değerlendirmesi sonucu, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, kadının asıl davasının reddine ilişkin kararının usul ve kanuna uygun olduğu kanaatinde olduğumdan, Sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.
MUHALEFET ŞERHİ
Somut uyuşmazlıkta, davacı- karşı davalı kadının daha önce Gülşehir Asliye Hukuk(Aile) Mahkemesi'nin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilamı ile açtığı boşanma davasının ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilerek kararın 16.11.2023 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 29.01.2024 tarihinde açıldığı, Gülşehir Asliye Hukuk(Aile) Mahkemesi'nin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilamı ile açılan dava tarihinden sonra tarafların bir araya gelmedikleri anlaşılmıştır. Her ne kadar Sayın çoğunluk tarafından davacı- karşı davalı kadın tarafından, öncesinde açılmış olup, vakıa bildirmediğinden ispat edemediği gerekçesi ile reddedilen boşanma davasının kesinleşmesinden sonra açtığı bu davada bu kez dayandığı vakıaları açıklayarak, yeni vakıa ve delil bildirebileceği, evlilik birliği içinde yaşanan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğine dair kesin hüküm bulunmadığı, İlk Derece Mahekmesince belirlendiği üzere erkeğin kusurlu davranışlarının ispatlanmış olduğu ve kadının asıl boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerektiği kabul edilmiş ise de, öncelikle davacı- karşı davalı kadın eş tarafından daha önce açılan ve ispatlanamadığından reddine karar verilen davada verilen hüküm ilk davadan öncesi dönem için kesin hüküm oluşturur. Bu itibarla eldeki davada davalı- karşı davacı erkeğe İlk Derece Mahkemesince kusur olarak yüklenen bu vakıaların ilk boşanma davası açılmadan önce gerçekleştiği anlaşılmıştır. İlk davanın reddi nedeniyle, bu davanın açılmasından önceki olaylara dayalı olarak eldeki davada taraflara bir kusur yüklenemez. Ayrıca fiili ayrılık döneminde taraflara kusur olarak yüklenebilecek yeni bir olayın varlığı da ispatlanamadığına göre, erkeğe atfı kabil bir kusurlu davranışın ispat edilemediği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesince evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kadının tam kusurlu, erkeğin ise kusursuz olduğu kabul edilerek, erkeğin kusursuz olması nedeniyle kadının açtığı asıl boşanma davasının reddine karar verilmesi yerinde olup bu yönden hükmün onanması kanaatinde olduğundan sayın çoğunluğun asıl davanın da kabulünün gerektiği yönündeki bozma kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!