Anahtar kelimeler: Acdeh İnceleyen Süreç Sayı Yağma Dosyayı Yardım Teşebbüs Beraatine Sıfatıyla
Ceza Genel Kurulu         2022/1 E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    KARARI VEREN
    YARGITAY DAİRESİ
    : 1. Ceza Dairesi
    MAHKEMESİ
    :Ceza Dairesi
    SAYISI
    : 1473-419
    I. HUKUKİ SÜREÇ
    Nitelikli yağma suçundan sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.02.2018 tarihli ve 218-112 sayılı hükmün, katılanlar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 24.01.2019 tarih ve 1591-287 sayı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın yardım eden sıfatıyla teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-a-c-d-e-h, 35, 39/2-c ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
    Hükmün, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 04.11.2020 tarih ve 382-2723 sayı ile; "Sanığın, ... ile birlikte evine gittiği ...’nin olayı anlatması sonrasında 'Bu gaspa girer.' diyerek vazgeçmesi nedeniyle eyleminin hazırlık hareketi kapsamında kaldığı, daha sonra bir ... ortamında olaydan bahsettiği sırada aynı ortamda ...’nin de bulunduğu, sanığın; 'Ben yapmam, yapabilirseniz yapın.’ demesi üzerine ...’nin, ...’ı bularak suça kendisinin de katılacağını belirttiği olayda, sanığın ...'yi temin ettiği ve dolayısıyla 'yardım eden' sıfatıyla eyleme katıldığına dair, her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi ise 12.02.2021 tarih ve 1473-419 sayı ile; "...Sanığın, eter kullanma ve katılanları bayıltma durumunda eylemin yağma boyutunda olacağını bildiği ve kendi ikrarı ile de sabit olduğu üzere bu nedenle teklifi kabul etmediği, ancak sonradan ... ortamında olayı anlattığı sırada durumu öğrenen ...'yi, yağma suçunu diğer sanıklar ile birlikte işlemek istediğini bildiği hâlde ... ile buluşturmak ve tanıştırmak suretiyle, ... ve diğerlerinin eylemine yardım eden sıfatıyla katıldığı" şeklindeki gerekçe ile bozma ilamına direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
    Bu hükmün de sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2021 tarihli ve 79007 sayılı onama istekli tebliğnamesiyle dosya, CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Özel Dairece 13.12.2021 tarih ve 11635-14883 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi nedeniyle Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    II. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSU
    Sanık hakkında nitelikli kasten öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat kararları ile nitelikli kasten öldürme suçundan, inceleme dışı sanıklar ... ..., ... Demirezen ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet ve inceleme dışı sanıklar ... ... ve ... ... hakkında verilen beraat kararları ve tüm inceleme dışı sanıklar bakımından nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup temyizin ve direnmenin kapsamına göre inceleme sanık hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hükümle sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak edip etmediğinin belirlenmesine ilişkindir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    İncelenen dosya muhteviyatından;
    İnceleme dışı sanıklar ... ve ...’in, arkadaşları olan inceleme dışı sanık ...’a, kendileriyle aynı apartmanda oturan maktul ... eşi olan katılandan bahsederek evlerinde yüklü miktarda altın ve para bulunduğunu, kimi zaman buraya temizlik işine gittiklerini, maktulün yanlarında durması nedeniyle herhangi bir şey alamadıklarını, buraya girmesi durumunda bina girişinde ve eylem sırasında kendisine yardımcı olabileceklerini, sonrasında altın ve parayı yarı yarıya paylaşabileceklerini söylemeleri üzerine ...’ın bu teklifi kabul ederek olaydan önce birkaç kez tamirci görüntüsü ile maktulün ikametine gittiği, ancak evde başka şahısların da olması nedeniyle herhangi bir şey alamadan geri döndüğü, daha sonra arkadaşı olan sanığa bu durumdan bahsettiği, sanığın da gidip bakabileceklerini söylemesi üzerine 15.04.2016 tarihinde gündüz saatlerinde mezkur binaya gelerek ...’nin evinde içeriye nasıl gireceklerini konuştukları, ...’nin, katılanın yatalak ve alzheimer hastası olup sorun çıkarmayacağını, fakat maktulün eterle bayıltılması gerektiğini söyleyip sanık ... ...’a içinde pamuk ve eter maddesi bulunan bir poşet uzattığı, sanığın ise; "Bu gaspa girer, ben yapamam." diyerek ikametten ayrıldığı, aynı gün inceleme dışı sanık ...’nin de bulunduğu ortamda bu olaydan söz ettiği, ...’nin, işi kendisinin yapabileceğini söylemesi üzerine "Beni karıştırmayın, yapabilirseniz yapın." şeklinde konuştuğu, daha sonra ...’ı arayarak adres bilgisini verdiği mahalden ... isimli bir arkadaşını taksi ile almasını istediği, ...’ın belirtilen yere geldiğinde araca binen ...’nin; "Birlikte işe gideceğiz, ...Ağabey bana durumu anlattı, sen de bir özet geç." dediği, bu esnada sanığın ...’a "Arkadaşla birlikte gidin." şeklinde mesaj gönderdiği, kamera görüntülerine göre saat 21.00 sıralarında ... ve ...’nin ...’nin evine geldikleri, buradan inceleme dışı sanık ... ...’de alarak içinde koli bandı, eter ve pamuk bulunan poşetle birlikte üst kata çıktıkları, yaptıkları plan dahilinde ...’in zili çaldığı, bu sırada ... ve ...’nin kapı dürbününden görünmeyecek şekilde ve ellerindeki eterli pamukla beklemekte oldukları, kapının açılmasıyla birlikte ...’in; "Gel teyze, içeri geçelim." diyerek maktulü omuzlarından tutup antreye yönelttiği esnada peşlerinden gelen ... ve ...’nin eterli pamuğu koklatmak suretiyle maktulün bayılmasını sağladıkları, devamında maktulü taşıyarak yatak odasına götürdükleri, salonda oturmakta olan ve kendilerine direnen katılanı da darp ederek el ve ayaklarından koli bandı ile bağlayıp etkisiz hâle getirdikleri, akabinde altın ve para bulmak amacıyla odaları karıştırdıkları, bir ara maktulün kendisine gelerek kalkmak istediği, bunun üzerine önce dövdükleri maktulü koli bandı ile el, ayak, ağız ve burnundan birkaç kez dolamak suretiyle hareketsiz bıraktıkları, ikamet içinde para ya da altın ele geçiremeyen inceleme dışı sanıkların katılan ... maktulü aynı şekilde bırakarak ikametten ayrıldıkları, saat 22.00 sıralarında ... ve ...’nin sanık ile görüşüp evde para ya da değerli bir eşya bulamadıklarını, yaşlı kadının durumunun iyi olmadığını anlattıkları, ertesi gün ailesini ziyarete gelen katılan ...’nin kapının açılmaması üzerine anahtarı ile içeriye girdiğinde babasını salonda bağlı şekilde gördüğü, annesinin cesedini de yatak odasında bularak kolluğu aradığı, otopsi raporuna göre, sağ kaşında şişlik, sağ göz altında ve baş ile boyun bölgelerinde ekimoz tespit edilen maktulün ağız ve burun tıkanmasına bağlı mekanik asfiksi sonucu hayatını kaybettiği,
    Anlaşılmaktadır.
    Sanık aşamalarda; ... ile ticari bir takside dönüşümlü olarak şoförlük yaptıklarını, ancak ...’ın zaman zaman hasılattan payını vermediğini, onun parasını da kendisinin karşıladığını, bu şekilde 1000 TL kadar alacağının olduğunu, olay günü de ...'ın bir müşterisinden para tahsil edeceğini söylemesi üzerine bahse konu yere gittiklerini, daha sonra bir daireye girdiklerini, içeride ... ve ...’nun bulunduğunu, ...’ın kendisini bayanlarla tanıştırarak "Bu abim benim çalıştığım arabanın sahibi, bu işlerle işi olmaz, benim hatırıma geldi." dediğini, ...’nin de "Şimdi tam zamanı girin." şeklinde konuştuğunu, nereye girileceğini sorduğunda ... ve ...’nin konuyu anlattıklarını, kendisinin de ...’ye; "Madem komşularınız yaşlı, neden siz girmiyorsunuz?" diye sorduğunu, ...’nin ise "Kadın cin gibi, yanımızdan hiç ayrılmıyor, siz girerken yanınıza eter alıp bunları bayıltırsınız, sonra da ... yanınıza çıkar, paranın yerini o biliyor, birlikte ne var ne yok alıp gelirsiniz, burada paylaşırız." şeklinde cevap verdiğini, kendisinin ise "Bu iş o kadar kolay değil, gaspa girer, benim çoluk çocuğum var, hayatım mahvolur, hem girişte kameralar var, ben bu işte yokum." diyerek ... ile birlikte evden ayrıldıklarını, aynı gün saat 17.00 sıralarında yeğeni ile Bolu’ya gitmeye karar verdiklerini, kendileriyle gelmesi için ... isimli bir arkadaşını da çağırdığını, aracıyla almaya gittiği ...'un yanında mahalleden tanıdığı ...’yi de gördüğünü, birlikte araçta sohbet ettikleri sırada gündüz saatlerinde başından geçenleri anlattığını, ...’nin işi yapabileceğini söylediğini, kendisinin de "Gidin, yapabilirseniz yapın." şeklinde konuştuğunu, bunu söylerken "Beni ilgilendirmez, ne hâliniz varsa görün." demek istediğini, daha sonra ...’nin araçtan indiğini, kendilerinin de Bolu’ya gittiklerini, yolda seyir hâlindeyken ...’nin ...’u arayıp taksiye ihtiyacı olduğunu söylediğini, kendisinin de paranın yabancıya gitmemesi için ...’ı aradığını ve ... isimli bir tanıdığını ... Ekmek Fırının önünden almasını söylediğini, ... ve ...'ın birbirlerini tanımadıklarını, Bolu’daki işlerini gördükten sonra aynı gün saat 22:00 sıralarında Ankara’ya döndüklerini, ...’ın kendisini arayarak görüşmek istediğini söylediğini ve buluşma yerine ... ile birlikte geldiğini, ...’ın "Biz yandık." dediğini, ne olduğunu sorduğunda "... ile birlikte sabah sana bahsettiğim yaşlıların evlerine girdik, evden bir şey çıkmadı, bayanlar beni yaktı, yaşlı kadının da durumu hiç iyi görünmüyordu." biçiminde karşılık verdiğini, ...’nin ise "Eve bizimle birlikte bir kız daha girdi, ... kadının kafasına 5-6 kere vurdu, kadını eterle zor bayılttık." dediğini, bunun üzerine kendisinin "O zaman gitmeseydin, benim yapabileceğim bir şey yok, demek ki kafana yattı da gittin." dediğini, daha sonra oradan ayrıldıklarını, ertesi gün karşılaştığı ...’tan kadının öldüğünü öğrendiğini, daha sonra ...’ı görmediğini, kendisinin bu olayla ilgisinin bulunmadığını, kimseyi suça teşvik etmediği gibi zorla da göndermediğini savunmuştur.
    IV. GEREKÇE
    A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar
    TCK'da suça iştirakte, faillik ve şeriklik ayrımı öngörülmüş, azmettirme ve yardım etme şeriklik kavramı içinde değerlendirilmiştir.
    TCK'nın 37. maddesindeki;
    "(1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.
    (2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır." şeklindeki hüküm ile maddenin birinci fıkrasında müşterek faillik, ikinci fıkrasında ise dolaylı faillik düzenlenmiştir.
    Yardım etme ise TCK'nın 39. maddesinde;
    "(1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.
    (2) Aşağıdaki hâllerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:
    a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek.
    b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.
    c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak" şeklinde,
    Sorumluluk statüsünü belirleyen "bağlılık kuralı" da aynı Kanun'un 40. maddesinde;
    "(1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır.
    (2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.
    (3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir." biçiminde hüküm altına alınmıştır.
    Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı fail konumundadır. Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına ise şerik denilmekte olup kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden TCK'nın 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır. Şerikliğin azmettirme ve yardım eden olarak iki görünümü bulunmakla, faillik ve azmettirme olarak nitelendirilmeyen diğer katkılar yardım etme kapsamında değerlendirilebilir.
    Yardım etme, yardım edenin suç tipinin icrası üzerinde bizzat hâkimiyet kurmaması yönüyle faillikten ayrılmaktadır. Bu şeriklik türünün ilk şartını, yardım niteliğindeki hareketlerin gerçekleştirilmesi oluşturmaktadır. Suçun meydana gelmesini mümkün kılan, kolaylaştıran, yoğunlaştıran veya garantileyen fiiller yardım niteliğindeki katkıyı belirtir. Asıl fail tarafından kasten ve hukuka aykırı bir şekilde işlenen ve en azından teşebbüs aşamasına varmış bir fiilin varlığı yardım edenin sorumluluğu için gerekli ve yeterlidir. Yardımda bulunmanın kasten gerçekleştirilmesi yardım eden olarak bir suça katılımın diğer şartını oluşturmaktadır. Yani kişinin suçun işlenişine yardım eden olarak katılmaktan dolayı cezalandırılabilmesi kasten hareket etmesine bağlı olup sorumluluğun doğumu bakımından olası kastının bulunması kafîdir.
    Bir suçta iştirakin varlığını kabul edebilmek için iştirak iradesi, birden fazla suça katılan tarafından yapılan birden fazla hareketin bulunması, suçun icra hareketlerine başlanmış olması ve illiyet bağının varlığı gereklidir. İştirak iradesi yani uzlaşma, suça katılanların birbirinden ayrı hareketlerini bir bütün hâline getiren, onları bağlayan manevi bağdır. İştirak iradesinde önemli olan ve suça katılanlarca bilinip istenen husus suç değil, suçta iş birliğidir (YCGK 20.02.2020 tarihli ve 145-116 sayılı). Mevcut katkı somut olayın özelliklerine göre zımni olarak veya ani ortaya çıkan bir karar biçiminde de olabilir.
    Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin belirlenmesi için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözden uzak tutulmamalıdır.
    B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme
    Sanığın, inceleme dışı sanık ...’yi nitelikli yağma suçuna azmettirdiği iddiasıyla açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanığın eyleme yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinin kabul edildiği olayda;
    İnceleme dışı sanık ...’ın, maktulün ikametine daha önce birkaç kez girip netice elde edememesi üzerine olayı anlatmış olduğu sanığın olay yerini görmek amacıyla bahse konu yere gittiği, bina girişindeki kameraları görüp ...’nin de maktulü ancak eterle bayıltmaları durumunda içeriye girebileceklerini söylemesi üzerine işin kolay olmadığını ve eylemin bu hâlde gaspa gireceğini belirterek oradan ayrıldığı anlaşılmakla birlikte, kendi beyanı ile sabit olduğu üzere ...'ye "Yapabilirseniz, yapın." diyen sanığın, ...'nin daha önce hiç tanımadığı ...'ı nasıl ve ne şekilde bulacağı, bahse konu yere nasıl gideceği hususlarını öngörmediğinin ileri sürülemeyeceği gibi taksi ihtiyacı olan ...'yi paranın yabancıya gitmemesi için aynı takside birlikte çalıştığı ...'a yönlendirdiği, sonradan her ikisinin birkaç saat içinde ... olup maktulün evine girdiklerini öğrendiği yolundaki savunmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ...'nin olayı tesadüfen duyduğu yönündeki savın da ...'ın, araca bindiğinde ...'nin tüm ayrıntıları bilmekte olduğuna dair beyanı karşısında oluşa ve maddi gerçeğe de uygun düşmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın konuyu ...’nin de bulunduğu ortamda konuştuğu sırada ...’nin işi yapabileceğini belirtmesi üzerine "Yapabilirseniz yapın." diyerek yağma boyutuna ulaşacağını bildiği suçu kendiliğinden işleme iradesi gösteren ...’nin daha önce hiç tanımadığı ... ile buluşup tanışmalarını sağlamak suretiyle eyleme katkı sunan, devamında ...’a "Arkadaşla birlikte gidin." şeklinde attığı mesaj ile ...’ın suç işleme kararını kuvvetlendiren, eylem sonrasında da her iki inceleme dışı sanıkla bir araya gelen, böylelikle fiili ve manevi destekte bulunmak suretiyle eylemin icrasını kolaylaştıran sanığın yardım eden sıfatıyla suça iştirak ettiği kabul edilmelidir.
    Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesinin direnme gerekçesinin isabetli olduğu kabul edilmelidir.
    Çoğunluk görüşüne katılmayan beş Ceza Genel Kurulu Üyesi; direnme gerekçesinin isabetli olmadığı, sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
    V. KARAR
    Açıklanan nedenlerle;
    1-Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 12.02.2021 tarihli ve 1473-419 sayılı kararına konu hükmünün direnme gerekçesinin İSABETLİ OLDUĞUNA,
    2-Dosyanın, uygulamanın denetlenmesi amacıyla Özel Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!