Anahtar kelimeler: Konusumarkanın Paris Özetlemüvekkilinin Abd Mukavelesi Sunan Sınai İkamet Fikri Yasaları

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
:████████KARAR NO
:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ
:█████/2023NUMARASI
:████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
:Markanın İptaliİSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin 1929 yılında ...’da ticari gayrimenkul hizmetleri sunan bir şirket olarak kurulduğunu, ABD yasaları uyarınca kurulu ve faaliyette bulunan bir şirket olarak müvekkilinden, ABD ile Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanmış bulunan 04.06.1932 tarih 2002 sayılı kanunla onaylanan İkamet Mukavelesi ve Anayasa’nın 91. maddesinin yanı sıra, 1883 tarihli Paris Sözleşmesi’nin 3. ve 4. maddeleri ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca da yabancılık teminatı ödemesinin istenmesi mümkün olmadığını, tecrübesiyle dünyanın önde gelen ticari gayrimenkul danışmanlığı şirketlerinden biri olan ... şirketler grubunun bir parçası olan müvekkilinin, dünya çapında 6.300 profesyonelle altı kıtadaki 170 ofisi aracılığıyla 90 yılı aşkın süredir, yatırımcılara, şirketlere ve mülk sahiplerine gayrimenkul komisyonculuğu, kiralama, yatırım satışları dahil sermaye piyasaları, küresel kurumsal hizmetler, endüstriyel ve lojistik hizmetler, mülk yönetimi, perakende hizmetleri, kiracı temsilciliği, değerleme ve danışmanlık hizmetleri, gayrimenkul yönetimi gibi hizmetler sağlamakta olduğunu, ... markası aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının da bir parçası olup,Paris Sözleşmesi hükümleri gereği hiçbir tescile gerek olmaksızın Türkiye’de koruma altında olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu (“TÜRKPATENT”) nezdinde müvekkilimizin ... markası ... tescil numarası ile ve müvekkilinin ŞEKİL markası ... tescil numarası ile 35. sınıf kapsamında tescilli olduğunu, davalı şirketin ... markasını TÜRKPATENT nezdinde ... tescil numarası ile 6., 7., 11. ve 19. sınıf kapsamındaki malların yanı sıra, 36. sınıf kapsamındaki için tescil ettirmiş olduğunu, müvekkilinin ... markasını Türkiye’de tescil ettirmek istediğini, dava konusu... sayılı ... markasının tescil tarihi 26 Temmuz 2011 olduğunu, ... sayılı ... marka tescilinin iptaline karar verilmesini ve tescilin üçüncü kişilere devri veya temlikinin veya üçüncü kişilere lisans verilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.BEYAN DİLEKÇESİ
:Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; müvekkiline ... başvuru numaralı “...” ibareli markasını SMK m. 9 hükmünde aranan şartlar uyarınca ciddi şekilde kullandığını, müvekkili tarafından marka tescil edildikten sonra ve devamında 5 yıl süreyle sebepsiz yere kullanımı durdurulmadığını, müvekkili markasını tescilli olduğu mal ve hizmetlerde SMK m.9 hükmü çerçevesinde ciddi şekilde kullandığını, bu sebeple davayı kabul etmediklerini, müvekkili tarafından markanın kullanımının var olması nedeniyle davanın reddi gerekmekte ise de; davacı tarafından müvekkile ait markanın tüm mal ve hizmetler kapsamında iptalini talep etmesi mümkün olmadığını, müvekkilinin iptali talep edilen markasını ciddi şekilde kullanıyor olması nedeniyle davanın reddine; aksi kanaatte davacı tarafından müvekkile ait markanın 06 / 07 / 11 / 19. Sınıflar kapsamında iptal edilmesinde hukuki menfaatinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İlk derece mahkemesi ████████ esas, ████████ karar sayılı, █████/2023 tarihli kararı ile; "Davalı taraf ispat yükü kendisinden olmasına karşın dava konusu markayı... tescil numaralı "..." markasının tescilli olduğu tüm Sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden etkin kullandığına dair ispata yeterli bir delil ibraz etmediğinden etkin kullanımı ispat edemediği kabul edilmiş ve davacı tarafın talebi de dikkate alınarak davanın KABULÜ ile, Davalı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı"..." markasının tescilli olduğu tüm sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden kullanılmama dolayısıyla İPTALİNE " karar vermiştir.İSTİNAF
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece resen araştırma yapılmaksızın hüküm kurulduğunu, kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından müvekkiline ait ... başvuru numaralı “...” ibareli markanın kullanılmaması nedeniyle iptali davası açıldığını, HMK hükümleri uyarınca davacının davasını ispatı gerektiğini, ancak kullanmama nedeniyle iptal davalarından davacının iddiasını ispatı olumsuz olgular üzerinden gerçekleştiğinden ispat külfeti istisnai olarak müvekkiline geçtiğini, mahkemece davalı tarafça süresi içinde delil sunulmadığından ve davacı tarafça bu aşamada delil sunulmasına muvafakat edilmediğinden, davalının delillerini sunması talebinin reddine karar verildiğini, ancak davacının iddiası ile ilgili kanıtların toplanması gerektiğini, kullanmama nedeniyle iptal davalarında yalnızca davalının kullanım delilleri üzerinde inceleme yapılmayacak ve davacının iddiasının yerinde olup olmadığı mahkemece resen araştırılması gerektiğini, bu husus mahkemece göz ardı edildiğini, mahkemece deliller toplanmadan bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğini, markanın tüm mal ve hizmetler kapsamında reddedilmesinin kabul edilemeyeceğini,davacı yalnızca gayrimenkul danışmanlığı ve komisyonculuğu ile ilgili hizmetler verdiğini, davacı tarafından hukuki bir menfaatinin bulunmadığı diğer mal ve hizmetler kapsamında reddini talep etmesinin usulsüz olduğunu, davacının hukuki menfaatinin bulunmadığı 06 / 07 / 11 / 19. sınıflarda yer alan emtialar yönünden de hatalı hüküm kurulduğunu, yargılamanın yeniden yapılarak müvekkilinin kullanımının araştırılması gerektiğini, müvekkiline ait ... başvuru numaralı “...” ibareli markasını SMK m. 9 hükmünde aranan şartlar uyarınca ciddi şekilde kullandığını, mahkemece resen yapılacak araştırma sonucunda ve müvekkilinin ticari defter ve kayıtları incelendikten sonra müvekkilinin markayı kullandığının anlaşılacağını belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.İSTİNAFA CEVAP
:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının mesnetsiz istinaf taleplerinin reddi gerektiğini, davalı davada kendisine ait markanın kullanılıp kullanılmadığına ilişkin kanıtların mahkemece resen araştırılmasını talep ettiğini, “...”) taraflarca getirilme ilkesi benimsendiğini, davalı tarafından sunulmayan hiçbir savunma ve/veya delili re’sen araştırması ya da dikkate alması mümkün olmadığını, davaya süresinde cevap vermeyen ve delil sunmayan davalı tarafın ispat yükü kendi üzerinde olmasına rağmen, mahkeme tarafından re’sen araştırılma yapılması gerektiği yönündeki iddiaları hukuka ve usule aykırı olduğundan istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.GEREKÇE
:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; davalı adına tescilli ... numaralı "..." markasının kullanılmama nedeni ile iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından davacının hukuki menfaatinin bulunmadığı, resen araştırma yapılmadığı, davacı delilleri ve ticari defterler incelenmediğinden bahisle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.Somut uyuşmazlık kapsamında, davalı vekili tarafından davacının markanın iptali davasını açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı istinaf sebebi yapılmış ise de SMK'nın 26/2 maddesi gereğince ''ilgili kişilerin'' markanın iptalini isteyebileceği düzenlenmiş olup davacı tarafın ... sayılı ''...'' marka başvurusunun davalı şirkete ait ... sayılı ''...'' marka tescili nedeniyle Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) 5/1 (ç) maddesi uyarınca reddedildiği, iptali istenen marka yönünden ilgili kişi olup huzurdaki davayı markanın tüm sınıfları yönünden açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu anlaşılmıştır.Markanın kullanılmama nedeni ile iptali istemi yönünden SMK'nın 192/1. maddesi uyarınca 26. maddesinin, Kanun'un yayımı tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği belirtilmekle SMK'nın geçici 4. maddesine göre SMK'nın 26. madde hükmünün yürürlüğe girmesinden önce açılan dava kapsamında iptal yetkisinin mahkemeye ait olduğu, bu kapsamda dava tarihi itibari ile henüz anılı yasal düzenleme yürürlüğe girmediğinden dolayı uygulanması gereken SMK'nın 26/1-a bendi ile 9/1. maddesi gereğince, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilmesi mümkündür. Böylece marka sahibine seçtiği markasını “kullanma mükellefiyeti” yüklenmiştir.Markanın kullanıldığını ispat yükü ise davalı taraf üzerinde olup davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatlanması gerekmektedir. Ayrıca Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 30. maddesi gereğince; 29. madde kapsamında sunulan delillerin, tarafların başka bir bilgiye ihtiyaç duymaksızın değerlendirme yapabilmesine ve görüş oluşturabilmesine imkân verecek şekilde açık, anlaşılır ve güvenilir nitelikte olması gerekmektedir. İtiraz sahibi tarafından sunulan delillerin itiraza konu markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler bakımından kullanımın niteliği, yeri, zamanı, kapsamı ve markanın kullanım şekli hususlarına dair yeterli bilgiyi içermesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlığa bakıldığında ise davalı tarafın kanuni süresi içerisinde davaya cevap vermediği, ön inceleme duruşması tamamlanıp tahkikat aşamasına geçildikten sonra beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. HMK'nın 145. maddesinde tarafların,Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremeyecekleri düzenlenmiş olup mahkemece resen araştırma yapılmayarak davacı delilleri ile ticari defterler incelenmediğinden bahisle kararın kaldırılması talep edilmiş ise de ispat yükü davalı taraf üzerinde olmakla birlikte HMK'nın "Taraflarca getirilme ilkesi" başlıklı 25. maddesinin; "Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Kanunla belirtilen durumlar dışında, hakim kendiliğinden delil toplayamaz." şeklindeki düzenlemesi ışığında tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava kapsamında resen araştırma yapılmasına yer olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla aksi yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilmesi mümkün olmamıştır. Tüm bu nedenlerle davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan malların menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığı dosya kapsamında ispatlanamadığından, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2023 tarih ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026