Anahtar kelimeler: Servislerinde Arıza Teftiş Özelleştirme Onarım Aşnin Bakım Kesinlik Şartı Eksiklikleri
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 33. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.07.2006 tarihinden itibaren arıza, bakım ve onarım servislerinde çalıştığını, dava dışı alt işverenler ile kurulan ilişkinin muvazaalı olduğunu, bu hususun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu raporu ve kesinleşmiş Mahkeme kararı ile sabit olduğunu, dava dışı ... AŞ'nin (...) asıl işveren olduğunu, özelleştirme sonrasında dava dışı ...'ın kamuya ait tüm hisselerinin davalıya devrolduğunu, ...'ın tüzel kişiliğinin devam ettiğini, tüm işçilerin iş sözleşmelerinin davalı ... Hizmetleri AŞ'ye (... AŞ) devredildiğini, müvekkilinin iş sözleşmesinin de 01.09.2013 tarihinde davalı Şirkete devredildiğini, müvekkilinin 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, bir ay içerisinde 2 hafta tatilinde çalışmasına devam ettiğini, müvekkilinin üyesi olduğu sendika ile imzalanan 14... . Dönem Toplu İş Sözleşmeleri'nden müvekkilinin yararlandırılmadığını ileri sürerek ilave tediye, fazla çalışma, fark ücret, sosyal yardım, ikramiye, iş güçlüğü tazminatı, bakım tazminatı, gıda yardımı, elektrik yardımı, cumartesi çalışma zammı, pazar çalışma zammı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının alacak taleplerinin belirlenebilir olduğunu ve davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddi gerektiğini, ... AŞ’nin kurulmasından önce ...’ın tarafı olduğu toplu iş sözleşmelerinden ... AŞ'nin sorumlu tutulamayacağını, davalı Şirketin 2013 yılının Mayıs ayında kurulduğunu, davacının dava dışı ... yönünden alınmış olan kararların davalı Şirket için de sonuç doğurması gerektiğine dair taleplerinin kabul edilemeyeceğini, davacının hiçbir dönem ... işçisi olarak çalışmadığını; dolayısıyla davalının bu alacaklardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, devir öncesi ve sonrasında davalı Şirkette başvurusu olan ve dayanışma aidatı ödeyen işçisinin olmadığını, bu nedenle davacının talep ettiği sendikal haklara hak kazanamadığını, davalılar ile dava dışı Şirketler arasında muvazaa bulunmadığını, muvazaa kabul edilse dahi davacının sendikal haklardan yararlanabilmesi için sendikaya üye olması ve bu üyeliğin işverene bildirilmesi gerektiğini, talep edilen sendikal alacaklardan davacının yararlanamayacağını, davacının faiz taleplerine itirazlarının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2022 tarihli ortadan kaldırma kararı uyarınca, dava dışı ... ile ...'tan hizmet alım ihalesi ile iş üstlenen şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, davacının başlangıçtan itibaren dava dışı ...'ın işçisi sayılması gerektiği, davacının sendika üyeliğinin işverene bildirildiği, muvazaa nedeniyle davacının baştan itibaren dava dışı ... işçisi sayılmasının sonucu olarak davacıya uygulanan haklar ile ... işçisi olarak çalışanlara uygulanan haklar arasındaki farkı ya da hiç ödenmeyen alacakları talep hakkı bulunduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacı tarafından talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını,
2. Bölge Adliye Mahkemesinde verilen kararın gerekçesiz olduğunu,
3. Davacı ile davalılar arasında herhangi bir iş ilişkisi bulunmaması sebebiyle, müvekkilinin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hükmedilemeyeceğini,
4. Toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacakların tamamına yasal faiz işletilmesi gerektiğini,
5. İşverene karşı davası bulunan tanık beyanlarının esas alındığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalılar ile alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı ve buna göre davalıların davacının talep ettiği alacaklardan sorumlu olup olmadığı, sorumluluğun hukuki dayanağı, davacının yararlanması gereken toplu iş sözleşmesinin tespiti, alacakların hesaplanması ve faize ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; davacının davalı ...'ın taraf olduğu 11.10.2013 imza tarihli ve 01.03.2013-28.02.2015 yürürlük süreli 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nden sendika üyeliğinin işverene bildirildiği 05.04.2013 tarihinden itibaren yararlanması gerektiği, ancak ilgili toplu iş sözleşmesinin bitim tarihinin 28.02.2015 olduğu, bu tarihten sonra ...'ın taraf olduğu yeni bir toplu iş sözleşmesi bulunmadığından toplu iş sözleşmesinin art etkisi gereği dava tarihine kadar 01.03.2013-28.02.2015 yürürlük süreli 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nden yararlanabileceği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un (4628 sayılı Kanun) 15. maddesine 09.07.2008 tarihli ve 5784 Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesiyle eklenen ve 26.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren fıkra; "Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtım faaliyeti gösteren kamu tüzel kişileri, gerekli hallerde üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerini tabi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alınması yoluyla yaptırabilirler” şeklindedir. Bu hüküm 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe giren 14.03.2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun (6446 sayılı Kanun) 30. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup 6446 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile; lisans sahibi tüzel kişilerin, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabileceği düzenlenmiştir. Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 48. maddesine göre de lisans sahibi tüzel kişiler, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabilirler. 29.12.2020 tarihli ve 31349 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Satın Alma ve Satış İşlemleri Uygulama Yönetmeliği'nin 4/1-(h) hükmünde açıkça ifade edildiği üzere hizmet; "Dağıtım faaliyeti kapsamında; arıza giderme, endeks okuma, kesme-bağlama, sayaç sökme-takma, ihbarname dağıtma, kaçak tarama, proje, hukuk, bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, mimarlık ve mühendislik, tanıtım, basım ve yayın, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, mesleki eğitim, fotoğraf, film, fikri ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri" ifade eder. 25.05.2016 tarihli ve 29722 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Satın Alma-Satma ve İhale Prosedürlerinin Hazırlanması ve Uygulanması Yönetmeliği'nin 4/1-(f) hükmünde de aynı tanıma yer verilmiştir.
..., 6446 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre lisans sahibi tüzel kişi olarak lisans kapsamındaki faaliyetlerle ilgili hizmet alımı yapmaktadır. ...’ın dağıtım faaliyeti kapsamında ihale yoluyla gördürdüğü işler arasında yukarıda ifade edildiği üzere arıza giderme, endeks okuma, kesme bağlama, sayaç sökme takma, bakım onarım işleri bulunmaktadır. ... Enerji AŞ de sözü edilen ihaleler kapsamında yasal düzenlemelere uygun şekilde iş üstlenmektedir.
Dosya kapsamından 6446 sayılı Kanun'un hukuki çerçevesinde işlem tesis edildiği, davacı işçinin ihale ile verilen işler kapsamında elektrik arıza, bakım, onarım işlerinde çalıştırıldığı belirlenmiştir. Her ne kadar özelleştirme öncesi, davalı ... ile dava dışı Şirketler arasındaki ilişki kesinleşen yargı kararlarına göre muvazaalı ise de, özelleştirme sonrası davalı ... ile ... Enerji AŞ arasında yasal düzenlemelere uygun şekilde kurulan bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu ve bu ilişkinin muvazaalı olmadığı sonucuna varılmıştır. Yapılan açıklamalara göre, özelleştirme sonrası davacının çalıştığı alt işverenlerle kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisi de geçerli olup muvazaalı değildir.
Bu itibarla davacı, davalı ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden, bu toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresinin sonu olan 28.02.2015 tarihine kadar yararlanabilecek ise de; işverenin de değiştiği dikkate alındığında, 28.02.2015 tarihinden sonra asıl işveren davalı ...'ın taraf olduğu bu toplu iş sözleşmesinin art etkisinden söz edilemeyeceğinden artık ...'ın tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacaktır. Geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığı karşısında; davacı, ... Enerji AŞ'nin tarafı olduğu toplu iş sözleşmelerinden de yararlanamayacaktır.
Belirtilen hususlar dikkate alınarak bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!