Anahtar kelimeler: Mobilya Montaj Yaptırdığını Tanımı Servis İşler İşyerlerinde Hakkaniyete Başlamasına Yapmak

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 16. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 09.03.2015-01.06.20 15... .09.2015-01.11.2020 tarihleri arasında davalı Şirkete ait işyerlerinde çalıştığını, sadece mobilya montaj ve mobilya servis görevi yapmak üzere işe başlamasına rağmen davalı Şirketin hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak müvekkiline görev tanımı dışında da işler yaptırdığını, son ücretinin net 3.250,00 TL olduğunu, ücretinin asgari ücret kadarının banka aracılığıyla geri kalan kısmının elden ödendiğini, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı neden olmadan feshedildiğini, müvekkilinin 03.11.2020 tarihli ihtarname ile tüm işçilik alacaklarının gerçek ücreti üzerinden ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi ihtara da cevap verilmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, prim, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından sona erdirilmediğini, 2021 yılı Ocak ayı itibarıyla davacı işçinin salgın koşulları nedeniyle ücretsiz izne çıkarıldığını, davacının asgari ücret aldığını, tüm ödemelerin banka kanalıyla yapıldığını, fazla çalışma yapıldığında karşılığının yine banka aracılığıyla ödendiğini, davacı işçiye prim ödemesi yapılmadığını, fazla çalışma ve ücret alacağı olduğu yönündeki beyanların gerçek dışı olduğunu, davacının tüm yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin tazminat ödenmeyecek şekilde feshedildiğinin davalı işveren tarafından ispat edilemediği, dosya içerisinde davacının istifa ettiğini gösterir bir istifa dilekçesi de bulunmadığı, bilirkişi tarafından hesap edilen kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği, dinlenen ve beyanına itibar edilen tanık anlatımları ile davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının ve fazla çalışma yaptığının anlaşıldığı, davalı tarafça fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan çalışmaların karşılığının ödendiğinin ispat edilemediği, davacının bakiye 33 günlük yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, asgari geçim indirimi alacaklarının ödendiğine ilişkin belge ve delil ibraz edilemediği, davalı işverenin işçinin ücret alacaklarının tam ve eksiksiz olarak ödendiğini gösteren herhangi bir belge ibraz etmediği, davacının ücretinin ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı haklı feshi ispat edemediğinden davacı lehine kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinin isabetli olduğu, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaları bulunduğunun ispatlandığı, işyerinde prim uygulaması bulunduğunun davacı tanıklarının beyanlarıyla ispatlandığı, ücretin ödendiğini ve yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığını ispat yükünün işverene ait olduğu, davacının ödendiği ispatlanamayan ulusal bayram ve genel tatil ücreti, prim alacağı bulunduğu, kullandırıldığı ispatlanamayan yıllık ücretli izin alacakları olduğu, davacının fazla çalışma yaptığının ispatlandığı, davalı işverenin fazla çalışma yapılması hâlinde karşılığının ödendiğini iddia ettiği, davacının imzasız ücret bordroları ve banka hesap hareketleri dikkate alındığında, çalışma adı altında yapılan ödemeler bulunduğu, 28.02.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere fazla çalışma ücreti ödemelerinin mahsup edilmek suretiyle ek rapor üzerinden karar verilmesi gerektiği, ayrıca ek raporda davalı tarafından sunulan hesap hareketleri doğrultusunda ödeme yapıldığı ispat edildiğinden asgari geçim indirimi alacağı talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği, ücret yönünden de hesap ekstresinde sunulan ödeme bulunduğundan ücret hususunun da ek rapor doğrultusunda karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. İş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacak şekilde sonlanmadığını,b. ... Bankası ve ... üzerinden yapılan ödemelerin dikkate alınmadığı gerekçesiyle bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, ek rapor alındığını ancak ek raporun hükme esas alınmadığını,c. Davacının asgari ücretle çalıştığını, prim esaslı çalışmadığını,d. Davacının önceki çalışmasının 2 ay 23 gün olduğunu, çalışmanın istifa ile sona erdiğini, hizmet süresi belirlenirken sürelerin birleştirilmesinin hatalı olduğunu,e. Hayatın olağan akışı içerisinde montaj-servis elemanı olarak çalışan bir kişinin bir gün içerisinde 14 saate varan çalışmasının mümkün olmadığını, araç takip sistemi kayıtları ve sevk raporlarının bulunduğu CD'nin çözümünün yapılması için dosyanın bilişimci bilirkişiye tevdi edilmesini talep etmişlerse de taleplerinin kabul edilmediğini, davacının kullandığı araçların takip sisteminin müvekkilinin hizmet aldığı ... AŞ'de tutulduğunu, kayıtların istenilmesini veya ilgili firmanın bilgisayarlarında teknik bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasını talep ettiklerini, talepleri ile ilgili herhangi bir karar verilmediğini,f. Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının hesabına itiraz ettiklerini ileri sürmüştür.2. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde;a. İşveren tarafından yapılan ödemelerin hileli olduğunu,b. Mahsubun hatalı olduğunu,c. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ödemeler dikkate alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş sözleşmesinin sona erme şekli, dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Taraflar arasında fazla çalışma ücreti alacağı bakımından uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin haftanın 6 günü 08.30-22.█████.00 saatleri arasında çalıştığını, yemek veya çay molalarının bulunmadığını, fazla çalışma ücretlerinin müvekkiline ödenmediğini, bu durumun tanık vasıtasıyla ispat edileceğini, ayrıca müvekkilinin kullanmış olduğu işyerine ait araçta GPS ve benzinlik şirketine ait taşıt tanıma sistemi bulunduğunu, mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu sistemlere ait bilgilerin tespit edilmesi için ilgili Kurumlara müzekkere yazılarak dokümanların ve araç GPS verilerinin celp edilmesini talep ettiklerini belirtmiştir. Davalı taraf günde 14 saati aşan çalışma yapıldığı iddiasını kabul etmediklerini beyan etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının haftanın 6 günü 08.30-22.00 saatleri arasında çalıştığı, 1,5 saat ara dinlenme süresinin düşümü ile haftada 27 saat fazla çalışma yaptığının kabulü ile fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanmış ve yapılan ödemeler mahsup edilmiştir. Ne var ki varılan sonuç eksik incelemeye dayalıdır.Davalı tarafça CD içerisinde 02... ve 23... plakalı araçların takip sistemlerine ilişkin dokümanlar sunulmuştur. Kayıtlar incelediğinde, iki aracın hareket saatlerinin veya işin başladığı ve bittiği saatlerin farklılık arz ettiği görülmektedir. Tanıklar tekrar dinlenilerek bu araçların sırayla mı çalıştıkları, aynı anda değişik bölgelere mi gittikleri, davacı işçinin aynı gün içerisinde her iki araçta da çalışıp çalışmadığı hususları netleştirildikten sonra araç takip kayıtları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek ve gerekirse hesaplamaya ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir hesap raporu alınmak suretiyle davacının fazla çalışma ücreti alacağı bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı konusunda bir karar verilmesi gerekmektedir. Bozma sonrası kurulacak hükümde, bu alacak bakımından kararın yalnızca davalı lehine bozulması nedeniyle miktar bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak da göz önünde bulundurulmalıdır.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.