Anahtar kelimeler: Cismani Mesuliyet Esaskarar Poliçesi Sevk Ankara Mali Özetle İdaresindeki Karara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: ████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 13.11.2024
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ
: 02.04.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: 03.04.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.01.2022 günü dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ...plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen kazada, davacının malul-sakat kaldığını, kazanın araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, davacı tarafından davalıya başvurulmuş olmasına rağmen sonuç alınamadığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00-TL bakıcı gideri, 300,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 19.500,00-TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 20.000,00-TL maddi tazminatının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09.10.2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile maddi tazminat dava değerini 448.023,14-TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu. davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının yalnızca sürekli iş görmezlik tazminatından sorumlu tutulabileceğini, geçici iş görmezlik ile bakıcı giderleri masrafından sorumlu olmadığını, şirketin yalnızca teminat limiti ile sorumlu olduğunu, maluliyet ve kusur raporu alınması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sürücü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, yaya davacı ...’un kusursuz olduğu, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin işletenin ve sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığı, kaza tarihi itibariyle ZMSS poliçesi sakatlık teminatı ve tedavi gideri teminatları için ayrı ayrı 500.000,00-TL olduğu, aktüerya bilirkişinin bu kapsamda yaptığı hesaplama doğrultusunda zararın tespit edildiği belirtilerek, davacı tarafın dava ve talep artırım ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile davacı tarafın geçici iş görmezlik ile sürekli iş görmezlik tazminat talebinin kısmen kabulü ile 35.689,09-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 341.130,00-TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 376.819,09-TL maddi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 25.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı tarafın sürekli ve geçici bakıma muhtaç olmadığı tespit edildiğinden bakıcı gideri tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asgari geçim indirimi uygulamasının 2022 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırıldığını, bu nedenle somut olayda AGİ indirimi uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, kararının hüküm kısmı ile gerekçe kısmı birbiriyle örtüşmediğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusura ilişkin çelişkiler giderilmeksizin davalı şirket aleyhine hüküm kurulduğunu, ceza yargısında alınan raporun hukuk yargılamasında bağlayıcılığı bulunmadığını, kusura ilişkin rapor alınmamış olmasının hatalı olduğunu, davacının yaralanmasına kendi kusuruyla sebep olduğunu, davacının maluliyetini gösterir raporlar arasında çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, davacı ev hanımı olup hesaplamaya esas alınan gelirin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmış olsa dahi davalı şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderleri ile yol masraflarının sorumluluk kapsamında bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Davanın trafik kazası nedeni ile yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının geçici iş görmezlik ile sürekli iş görmezlik tazminat talebinin kabulüne bakıcı giderine ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 5.kısım 3.bölümünde davaya son veren taraf işlemleri bölümünde düzenlenen 313.maddesinde "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklara konu olan davalarda yapılabilir." hükümleri düzenlenmiş olup, aynı yasanın 314.maddesi gereğince sulhun, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, 315/1 maddesinin 2.cümlesinde ise "tarafların sulhe göre karar verilmesini istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verilir" hükümleri düzenlenmiştir.
Somut olayda, ilk derece mahkemesince davanın esası hakkında karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış, olmakla henüz kesinleşmediği ve buna göre HMK'nın 314.maddesi gereğince kararın kesinleşmesine kadar tarafların sulh olabilecekleri anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte bulunmaktadır. Taraflarca sunulan 05.01.2026 - 08.01.2026 tarihli dilekçeleri ile istinaf incelemesi sırasında karar kesinleşmeden tarafların sulh oldukları ve davanın konusuz kaldığı beyan edilerek karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiklerini ve karşılıklı olarak yargılama gideri ile vekalet ücreti talepleri olmadığı bildirilmiştir.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olduğundan davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf aşamasında sunulan sulh olmaları nedeniyle davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik dilekçeleri HMK'nın 313. ve 314. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu görülmüştür. Taraf vekillerinin sunulan vekaletnamelerinde davadan feragat, sulh olma, davadan veya kanun yolundan feragat, uzlaşmayı kabul özel yetkilerinin de bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, taraf vekillerinin karar kesinleşmeden istinaf aşamasında sulh olduklarından öncelikle sulhe ilişkin bir hüküm verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda HMK'nın 315.maddesi uyarınca tarafların sulh olmaları nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
I-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
1- HMK'nın 315/1. Maddesi gereğince sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 7.390,70-TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 6.658,70-TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, 310,49-TL'sinin davacıdan 1.249,51-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince yatıran tarafa iadesine,
II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
1-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,,
3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!