Anahtar kelimeler: Süreden Bozulmuştur Müdahildavalı İlamına Kesinlik Şartı Eksiklikleri Uyularak Birleşen İdaresi
8. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili, müdahil-davalı ... vekili, davalı ..., davalı ... ve temyiz isteminin süreden reddine ilişkin ek karara karşı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında yapılan kadastro sırasında, 1 12... parsel sayılı taşınmaz, 6.380,01 metrekare yüzölçümü, mezarlık vasfı ile köy tüzel kişiliği adına, 1 17... parsel sayılı taşınmaz, 4.641,28 metrekare yüzölçümü, tarla vasfı ile ... ve ... adına, 1 38... parsel sayılı taşınmaz, 986,13 metrekare yüzölçümü, tarla vasfı ile ... adına, 1 28... parsel sayılı taşınmaz, 1.493,25 metrekare yüzölçümü, ahşap ev ve bahçe vasfı ile ... adına, 1 22... parsel sayılı taşınmaz, 2.709,17 metrekare yüzölçümü, tarla vasfı ile ..., ..., ... adına, 1 10... parsel sayılı taşınmaz, 07.11.1998 tarihli ve 31 sıra nolu tapu kaydına istinaden, 2002,73 metrekare yüzölçümü, sağlık ocağı ve arsa vasfı ile Hazine adına, 1 34... parsel sayılı taşınmaz, 748,16 metrekare, kargir tek katlı ev ve bahçe vasfıyla İsa ve ... adına, 1 17... parsel sayılı taşınmaz, 3.606,33 metrekare yüzölçümü, tarla vasfı ile ... ve müşterekleri adına, 1 07... parsel sayılı taşınmaz,11.636,55 metrekare yüzölçümü, kargir ev ve tarla vasfı ile ... ve müşterekleri adına, 2 22... parsel sayılı taşınmaz, 929,24 metrekare yüzölçümü, ahşap samanlık ve bahçe vasfı ile ... ve müşterekleri adına, 1 04... parsel sayılı taşınmaz, 24.924,72 metrekare yüzölçümü, tarla vasfı ile ... ve müşterekleri adına, 1 05... parsel sayılı taşınmaz, 2178,13 metrekare yüzölçümü, tarla vasfı ile ... ve müşterekleri adına, 1 08... parsel sayılı taşınmaz, 688,38 metrekare yüzölçümü, kargir ev, kargir samanlık, garaj ve bahçe vasfı ile ... adına, 1 21... parsel sayılı taşınmaz, 2.209,43 metrekare yüzölçümü, kargir ev ve bahçe vasfı ile ... ve ... adına, 1 12... parsel sayılı taşınmaz, 6.636,64 metrekare yüzölçümü, tarla vasfı ile ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
Davacı ... İdaresi asıl davada dava dilekçesinde; orman sınırları dışında bırakılan ekli krokilerde işaretli taşınmazların 1 02... nolu orman parseli sınırları içine alınarak Hazine adına orman vasfıyla tescilini talep etmiştir.
Davacı ... İdaresi birleşen davalarda dava dilekçesinde; kısmi ilân süresi içerisinde açılan dosyada davalı olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazların davalılar adına tespit edildiğini, taşınmazların memleket haritasına göre orman olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazlarda davalılar adına yapılan tespitlerin iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Hazine vekili 16.01.2012 havale tarihli müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazlardan şahıslar adına tespit gören ve Hazineyle ham toprak, arsa, tarla, çalılık, fundalık vasfı ile ilişkisi bulunmayan parsellerin orman vasfında Hazine adına tesciline, şahıslar adına tespit gören dava konusu parsellerin tümden veya kısmen orman olmadığının tespiti halinde ise, davalılar lehine zilyetlik ve zamanaşımı ile iktisap süreleri dolmadığından ve dava konusu parseller özel mülke konu olamayacağından yine Hazine adına tesciline, Hazine adına tespit gören ve Hazine ile ham toprak, arsa, tarla, çalılık, fundalık vasfı ile ilişkisi bulunan parseller bakımından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; orman olduğu belirlenen taşınmaz/taşınmaz bölümleri yönünden davanın kabulüne, orman olmadığı belirlenen taşınmaz/taşınmaz bölümleri yönünden davanın reddine, birleşen ███████ Esas sayılı dosyada dava konusu 1 08... nolu parselin doğusunda kalan 355,66 m² yüzölçümündeki yolun tamamının orman vasfı ile Hazine adına tesciline; birleşen ███████ Esas sayılı dosyada dava konusu 107 adanın kuzeyinde kalan yolun (A1) ve (A2) ile gösterilen kısmının orman vasfı ile Hazine adına tesciline, (B) ile gösterilen kısmının paftasında yol olarak bırakılmasına; birleşen ███████ Esas sayılı dosyada dava konusu 134 adanın kuzeyindeki yolun tamamının orman vasfı ile Hazine adına tesciline; birleşen davalara konu 1 28... , 1 10... , 1 34... , 1 05... , 1 04... , 1 12... , 2 22... , ve 1 07... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, 1 07... parselin (A1) ve (A2), diğerlerinin (A) ile gösterilen kısımlarının orman vasfı ile Hazine adına, (B) ile gösterilen kısımlarının tespit gibi tesciline; 1 21... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, (O1) ve (O2) ile gösterilen kısımlarının orman vasfı ile Hazine adına, (T) ile gösterilen kısımının tespit gibi tesciline; 1 08... , 1 22... , 1 17... ve 2 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline; 1 38... parselin tespit gibi tesciline, 1 12... parselin mezarlık vasfıyla ... Belediye Başkanlığı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili, müdahil-davalı ... vekili, davalı ..., davalı ... ve temyiz isteminin süreden reddine ilişkin ek karara karşı davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 08.06.2007-09.07.2007 tarihleri arasında kısmi ilânı yapılan orman kadastro çalışması ve 13.08.2007 tarihinde ilânı yapılan genel arazi kadastro çalışması bulunmaktadır.
Eldeki dosyanın Orman İdaresi tarafından kısmi ilân süresi içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkin olup ... Kadastro Mahkemesinin ████████ Esasına kaydedildiği, yargılama sırasında yapılan kültür arazilerinin tespitinde dava konusu parsellerin malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmesi gerekirken bu yapılmayıp, davalı değillermiş gibi kadastro tutanakları düzenlendiği, bunun üzerine Orman İdaresi tarafından eldeki dosyada dava konusu edildiği halde, yeniden kadastro tespitine itiraz davaları açıldığı ve bu açılan davaların bir kısmında karar verildiği ve bu kararların Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinden geçerek eldeki dosya ile birleştirildiği, devamında ... Kadastro Mahkemesinin, ... Kadastro Mahkemesinin yargı çevresine bağlanması üzerine dosyanın Havza Kadastro Mahkemesinin ███████ Esasına kaydedildiği ve yargılamaya bu esas üzerinden devam edilerek incelenen kararın verildiği anlaşılmıştır.
Temyiz dilekçelerinde belirtildiği üzere; davacı ... İdaresi vekili 1 05... , 1 04... , 1 12... ve 1 07... parsellere yönelik; Hazine vekili davalı sıfatı ile 1 10... parsele, müdahil sıfatı ile gerçek kişiler adına tesciline karar verilen taşınmazlara yönelik; davalı ... 1 08... parsele yönelik; davalı ... 1 34... parsele yönelik; davalı ... ise 1 21... parsele yönelik kararı temyiz etmiştir.
1. Öncelikle belirtmek gerekir ki; İlk Derece Mahkemesince 16.08.2011 tarihinde yapılan keşifte, keşfen incelenen ve bilirkişilerce hakkında rapor düzenlenen 1 43... parsel hakkında olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir. Bu parselin başka bir dosyada dava konusu olup olmadığı Dairemizce yapılan geri çevirme ile sorulmuş ve ancak araştırılan hususa ilişkin açık bir cevap verilmemiştir. Adı geçen taşınmazın tutanak aslında ise eldeki davada davalı olarak gösterildiği anlaşılmıştır. O halde; İlk Derece Mahkemesince 1 43... parselin başka bir dosyada davalı olup olmadığı araştırılmalı, başka bir esasta davalı değil ise eldeki dosyada dava konusu olup olmadığı hususu netleştirilerek, sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
2. Davacı ... İdaresi vekili, müdahil-davalı ... vekili, davalı ..., davalı ... ve davalı ...'nın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İlk olarak davalı ...'nın temyiz isteminin süreden reddine ilişkin ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalı ...'ya yapılan gerekçeli karar tebliği usulsüz olduğundan davalının kararı öğrendiği tarihin tebliğ tarihi sayılması gerektiği ve bu halde adı geçenin kararı süresinde temyiz ettiği anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesinin adı geçen davalının temyiz isteminin süreden reddine ilişkin 02.08.2016 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek, esasın incelenmesine geçilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan orman raporunda, hangi yıla ait olduğu belirtilmeden en eski hava fotoğrafının incelendiğinin ifade edildiği ayrıca incelenen hava fotoğrafının 1/35000 ölçekli olduğu, çakıştırmalı gösterimin bu hava fotoğrafı üzerinde yapıldığı ve dava konusu tüm taşınmazların gösterilmediği, işaretli yerlerin hangi taşınmazlar olduğunun da anlaşılamadığı, çakıştırmanın net-cad ile komşuları gösterir şekilde yapılmadığı, raporun denetime uygun olmadığı ve en nihayetinde eksik ve yetersiz rapora istinaden karar verildiği anlaşılmıştır.
Öte yandan dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 27... . maddelerine göre malik hanesi açık olarak tespit tutanakları düzenlendiği kabul edilip, aynı Kanunun 30/2. maddesi gereğince resen inceleme yapılacağı açıktır. Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırma sonucunda orman olmadığı belirlenen taşınmazlar yönünden şahıslar lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeden ve bu cümleden olarak sınırında çay, dere olan taşınmazlar yönünden dere araştırması yapılmadan, tespit gibi tescile karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için, İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait en eskisinden itibaren memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişisi, bir ... mühendisi bilirkişisi, bir fen bilirkişisi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve bir jeolog bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, getirtilen belgeler dava konusu taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (... veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar-ihyaya konu olup olmadıklarını, olmuş iseler imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, sınırlarında dere, çay sınırı bulunan dava konusu taşınmazların dere/çayın taşkınına maruz kalıp kalmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; jeolog bilirkişisinden, taşınmazların önceki ve halihazırdaki niteliğinin ne olduğu, dere/çay yatağından kazanılıp kazanılmadığı, derenin/çayın etkisi altında kalıp kalmadığı, derenin/çayın taşkın riski taşıyıp taşımadığı, taşınmazların jeolojik yönden zilyetlikle iktisap edilmeye olanaklı yerlerden olup olmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; ... bilirkişisinden taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
3. Davanın 1 02... parsele yönelik kısmi ilân süresi içinde açıldığı ve bu parselin bitişiğindeki bir kısım yerin de orman olduğu iddiasına dayandığı, dolayısıyla orman olarak tespit edilen 1 02... nolu parselin dava konusu olmadığı açık olup; tutanak aslının olağan usulle kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;
Davalı ...'nın temyiz dilekçesinin süreden reddine ilişkin 02.08.2016 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve davacı ... İdaresi vekili, müdahil-davalı ... vekili, davalı ..., davalı ... ve davalı ...'nın temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!