Anahtar kelimeler: Emekle Fasılasız Nizasız Tahmini Dönüm Hudutlarını İmarihya Genişliğindeki Ölü Köyünde

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince verilen karar davalılar Hazine, ... ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı ... (ölü) vekili dava dilekçesi ile özetle; ... ilçesi ... köyünde hudutlarını belirttiği tahmini 12 dönüm genişliğindeki taşınmazın müvekkilinin 45 yıl öncesinden emekle imar-ihya ederek tarla haline getirdiğini, o tarihten bu yana nizasız ve fasılasız kullanıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekilleri davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 01.10.2019 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında özetle; "... davalı ... Köy Tüzel Kişiliğinin, 6360 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen hükümleri gereğince tüzel kişiliği kaldırıldığından ... ile ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığının da davada taraf olacağı dikkate alınarak işlem yapılması, Ayrıca İlk Derece Mahkemesince, eski tarihli memleket haritası ile yöreye ait tüm hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ... mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşulları araştırılarak, yapılacak keşifte, tarım uzmanı bilirkişi olarak ... mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır...." gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkinde kain taşınmazın 1967 yılında tamamlanan kadastro tespit çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığı, taşınmazın taşlık ve çalılık olarak belirtmesi ile tapulamaya tabi tutulmadığı, ancak dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ve hava fotoğraflarının incelenmesinde dava konusu taşınmazın 1960'lı yılların sonunda davacı ... tarafından çalılık ve taşlıkların temizlenmeye başlanıldığı, 1970'li yılların başında taşınmazdaki çalılık ve taşlığın temizlenmiş ve imar-ihyanın tamamlanmış olduğu, davacı ...'in dava konusu taşınmazı malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğu, arpa, buğday, susam, karpuz gibi ürünler ekmek suretiyle kullandığı, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararında taşınmaza ilişkin zilyetliğin davacıya iadesine karar verildiği, tüm bu hususlar davacı ...'in taşınmazdaki zilyetliğini 1970'li yılların başından itibaren kesintisiz ve aralıksız olarak devam ettiği, davacı ...'in yargılama sırasında vefatı ile taşınmazı mirasçıları olan davacıların zilyetliğine geçtiği, zilyetlik durumunun dava tarihi itibarıyla değerlendirilmesi gerekeceğinden dava konusu taşınmazı davacı ...'in ekonomik amaca uygun olarak kullandığı, taşınmazın imar ihyasının dava tarihinden 35 yıl önce tamamlandığı, (A) harfi ile gösterilen yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan orman, mera, yaylak, kışlak, taşlık, kayalık, çalılık, köy meydanı gibi taşınmazlardan olmadığı, özel mülkiyete konu taşınmazlardan olduğundan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14... . maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi gereğince aranan şartların oluştuğu gerekçesiyle, krokide (A) harfi ile gösterilen kısma yönelik davanın kabulüne; dava konusu taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen alan dışında kalan yerin köy yerleşim yeri tespit komisyonunun 15.04.2003 tarihli ve 6 sayılı karar ve Valiliğin bu kararı 08.04.2005 tarihinde onamasına dayalı olarak köy yerleşim alanı parselasyon planı yapılarak arsa niteliğinde köy tüzel kişiliği adına tapuya tescil edilen parseller içinde kaldığı, bu bölümün tescil tarihinden itibaren kamu emlakına dönüşmüş bulunduğundan özel mülkiyet şeklinde tapuya tescilinin mümkün olmadığı, ancak taşınmazın köy yerleşim yeri uygulama tarihinden 35 yıl öncesinde imar-ihyasının tamamlanarak tarım arazisi olarak ekonomik amacına uygun olarak kullanıldığından davacı için dava tarihi itibarıyla bu alana ilişkin mülkiyet hakkının doğduğu gerekçesiyle, mülkiyet hakkının tespitine karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tespit hükmü kurulan kısımlarının tapuda Belediye adına tescilli olduğunu, tapuda kayıtlı taşınmazların olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.3. Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların ormandan açıldığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeYörede; genel arazi kadastrosu işlemi 1963 yılında yapılmış, sonuçları ise 03.03.1967-01.04.1967 tarihleri arasında ilân edilip kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaz "..., ..." belirtmesi yapılarak tapulamaya tabi tutulmamıştır.Yörede; 05.07.1971 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 12.05.1992 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır. Taşınmazlar tahdit dışı kalmıştır.Dava 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir. Yargılama sırasında 2005 yılında dava konusu olan bir kısım taşınmazlar 3367 sayılı Kanuna göre ... Köyü Tüzel Kişiliği adına ihdasen tescil edilmiş, ... Mahallesi 990 numaralı parsel numaraları verilerek imar ada ve parselleri oluşmuş, 2015 yılında ise aynı taşınmazlar 6360 sayılı Kanun gereğince ... Belediyesine tashihen devredilmiştir.1. Davalı Hazine, ... ve Orman İdaresi vekillerinin hükümde tescil kararı verilen fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kısma yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine, ... ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin tespit hükmüne yönelik;a) Davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; orman bilirkişi raporundan ve dosya muhtevasında bulunan en eski hava fotoğraflarından dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı anlaşıldığına göre, davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.b) Davalı Hazine ve Davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiğine göre, zilyetlik yolu ile kazanma koşulları usulüne uygun araştırılmamıştır. Dosya kapsamına fen bilirkişi rapor ekinde sunulan 19 82... tarihli hava fotoğraflarında taşınmazların bir kısmının koyu ve taşlık alanda kaldığı görülmektedir. Bu kısımlarda, zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettiği, imar-ihyanın ne zaman tamamlandığı hususlarında açıklayıcı ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporu alınmadan, taşınmazların tümüne yönelik zilyetliğin dava tarihi itibarıyla 35 yıldır sürdürüldüğüne kanaat getirilerek hüküm kurulmuştur.Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava tarihi olan 2003 yılından 15-20-25 yıl öncesine ( dosyada bulunanlar dışında tüm hava fotoğrafları getirtilerek) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar, uydu fotoğrafları ilgili kurumlardan celbedilmeli, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan taşınmazların bulunduğu yerde yaşayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile 3 jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi, 2 kişilik ziraatçi bilirkişisi ile taşınmaz başında Mahkeme hakiminin gözlemi tutanağa geçirilmek suretiyle yeniden keşif yapılmalı ve dava tarihinden geriye doğru 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki zilyetlikle kazanım şartları araştırılmalı; mahalli bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, taşınmazların sınırlarında geçmişten bugüne kadar herhangi bir değişiklik olup olmadığı, taşınmazların kullanımlarına ara verilip verilmediği, önceki niteliklerinin ne olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmaları halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmedikleri, edilmişlerse ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde, gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, mahalli bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanları komşu parsel tutanak ve dayanak kayıtlarıyla denetlenmeli; komşu parsellerin başka davanın konusu olduklarının anlaşılması halinde, ilgili dava dosyaları getirtilerek dava konusu taşınmazların niteliklerinin ve zilyetlik durumlarının değerlendirilmesi sırasında bu dosyalarda alınan beyan ve raporlar dikkate alınmalı, ziraatçi bilirkişilerinden; taşınmazların tamamının ve hava fotoğraflarında taşlık ve koyu gözüken alanların zilyetlikle iktisap edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu açıklayan, zilyetliğin sürdürülüş şeklini ve süresini somut verilerle ortaya koyan, taşınmazların komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısını, eğimini, bitki desenini açıklayan, önceki keşiflerde alınan ziraatçi bilirkişi raporlarının da değerlendirildiği ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, ayrıca taşınmazların komşu parsellerle arasındaki sınırları gösterir şekilde, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye, hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi suretiyle, taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihyası tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini hava fotoğraflarından yola çıkarak belirtir şekilde rapor düzenlenmesi istenmelidir. Bu şekilde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.V. KARAR
:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine, ... ve Orman İdaresi vekillerinin 28.12.2021 tarihli fen bilirkişisi rapor ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı adına tesciline ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu kısım yönünden hükmün ONANMASINA,(2.a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı ... İdaresi vekilinin tespit hükmüne yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,(2.b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tespit hükmüne yönelik davalılar Hazine ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.