Anahtar kelimeler: Yazim Sürücü Layihalar Sevk Plakalı İzmir Dinlenip İstenmiş Üye Özetle

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 17.05.2023NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: TazminatKARAR TARİHİ
: 13.04.2026KARAR YAZIM TARİHİ
: 13.04.2026İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.05.2023 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararının Dairemizce incelenmesi ...A.Ş. vekili ile davalılar... ve ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.08.2021 tarihinde...'e ait ve sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili ...'ye ait ... no'lu yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili aracı ile ... ili, ...ilçesi, ...l Bulvarı üzerinde seyir halinde iken alt geçit çıkışı trafik yoğunluğundan dolayı durmak zorunda kaldığını ve davalı ... plakalı araç sürücüsü, dikkatsiz ve tedbirsiz davranışıyla, aynı yerde duramadığını müvekkili aracın arka kısımlarından çarparak zarar vermiş olduğunu, kaza sonrası, taraflarca tanzim edilen kaza tespit tutanağına, taraf beyanlarına ve olay yeri fotoğraflarına göre ... plakalı araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nun ilgili maddeleri gereği kazanın meydana gelmesinde tek başına %100 kusurlu olduğunu, dava, kusurlu sürücü, kusursuz sorumlu malik ve ...A.Ş'ye karşı açıldığını, davalı şirket ile kusurlu araç arasında geçerli 87515360 poliçe no'lu ve 25.03.2021-25.03.2022 tarihleri arasında geçerli ZMMS poliçesi bulunmakta olduğunu iş bu sebeple davalı şirket de, bu kazadan dolayı teminatlar dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili ..., daimi ikamet ettiği Almanya'ya döndükten sonra aracını, ... isimli yetkili firmaya incelettiğini ve toplam maliyetin; düzenlenen 17.08.2021 tarihli Onarım Maliyet Hesaplamasına göre, KDV dahil 3.643,17 EURO hasar miktarı tespit edildiğini, bu rapor için KDV dahil 200,00 Euro ödemede bulunulduğunu , davalı sigorta şirketi, kaza tarihi itibarıyla 43.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigorta şirketi yönünden taleplerini teminat limitini aşmamak üzere sınırlamak istediğini, müvekkilinin aracını yabancı plakalı olduğunu müvekkilin daimi ikametgahının Almanya olduğunun ve orada Euro üzerinden harcama yapacağından, araçtaki zararların parça fiyatları, işçilik ücretleri, değer kaybı ve diğer zorunlu giderler olduğunu, yani eksperiz rapor ücreti de Türkiye piyasasına göre değil aracın bulunduğu ülke piyasasına yani Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesi gerektiğini, davalı taraflar ve sigorta şirketi ZMMS sıfatıyla zarar görene gerçek zararını ödemek zorunda olduğunu ve hasar bedeline yansıyacak KDV miktarını ödemek zorunda olduğunu, müvekkilinin daimi ikametgahı ve aracın Almanya plakalı olduğunu dikkate alındığında müvekkilin zararı gidermek için yabancı para Euro üzerinden harcama yapacağını, bu durumda müvekkilinin zararının tazmini de Euro üzerinden hesaplanması gerektiğini ve fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsil edilmesi gerektiğini, kanunen yapılmış olunan bildirim ve ihtarlardan bir netice alamadıklarından dolayı iş bu davayı açmadan önce ticari dava şartı olarak davalı sigorta şirketi için son kez zorunlu Arabuluculuk müessesesine başvurulduğunu ancak alacaklar için anlaşma sağlanamadığını, dava ve netice-i talepleriyle Islah haklarını saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 Euro hasar tazminatının davalı kişilerden kaza tarihi itibarı ile, davalı sigorta şirketinden ise teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütüleceğini değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Euro Efektif Satış Kuru karşılığını Türk Lirası olarak tahsiline, Ekspertiz rapor ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına ve diğer yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı ...A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Davacı taraf toplam 100,00-Euro bedelli olarak hasar bedeli alacağını belirsiz alacak davası ikame ettiğini, davacının anılan alacak kalemleri açısından mezkur davayı açmasında hukuki yarar yok olduğunu ve hukuki yarar kendiliğinden gözetilecek bir dava şartı olduğunu, ancak söz konusu davada bu husus gerçekleşmediğinden davacının HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı tarafında dava dilekçesi ve ekinde sunulan 17.08.2021 tarihli uzman görüşü tarafından hesaplanan raporda davacı tarafa ait araçta KDV dahil 3.643,17-Euro hasar bedeli tespiti yaptığını ve bu tespite rağmen davacı tarafın alacağın belirsiz olduğu gerekçesiyle belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, mahkemenin ek süre verilmeden davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu trafik kazasından kaynaklı talep edilen alacaklar zaman aşımına uğradığını, zaman aşımı itirazımızın kabul edilerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı-tarafça ikame edilen davada müvekkil-davalı şirketin her hangi bir kusuru olmaması nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını işbu sebepten dolayı davanın-husumet yokluğu gerekçesiyle davanın müvekkil-davalı şirket açısından davanın reddi gerektiğini, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın kazadaki kusur oranı nispetinde davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, bu kapsamda kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınanacak rapor ile tespit edilerek yargılamaya devam edilmesini talep ettiklerini, dosyada mevcut bilirkişi raporu trafik polisi tarafından tanzim edildiğini ve bu bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek nitelikte değildir, zira Adli Tıp Kurumu Kanunu ve bu kanunun Uygulama Yönetmeliği ile trafik kazalarından doğan uyuşmazlıklarda trafik kazaları ile ilgili tahkikat dosyaları üzerinde incelemeler yaparak kazaya ilişkin kusur oranlarının bilirkişi raporu ile tespit edilmesi hususunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi görevlendirildiğini dosyanın Adli Tıp kurumuna gönderilerek kusur raporu aldırılmasını talep ettiklerini, davacı tarafa maddi hasar zararın ifa yoluyla ödendiğini ve borcun sona ermiş olmasından ötürü başvurunun reddine karar verilmesini talep ettiklerini, hasar dosyasının açılmasını takiben araçta meydana gelen hasarın tespiti için yapılan incelemelerde araçta meydana gelen davalı şirketin sorumluluğundaki hasar tutarının 9.243,63-TL olduğu ekspertiz hesaplaması sonucu tespit edildiğini ve belirlenen 9.243,63-TL tutarındaki hasar onarım bedeli başvuran tarafa ödendiğini, davalı şirket tarafından borç olarak belirlenen tutar ifa edilerek sona ermiş olduğunu, dolayısıyla davanın hukuksal yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini ve hukuki bir gerekçesi kalmadığından davacı tarafça talep edilen tutara açıkça itiraz ettiklerini, orijinal parça ve iskontoya talebi haksız olduğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini , nitekim somut uyuşmazlıkta iskonto edilerek hesaplama yapılması gerekmekte olduğundan orijinal parça ve iskonto taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın KDV talebinin müvekkil-şirket sorumlu olmadığından dolayı talebin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi ihtimalinde yasal faize hükmedilmesini talep ettiklerini, bu yönde karar verilmesini savunmuştur.Davalılar... ve ...'in davaya cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 02.08.2021 tarihinde davalı...'e ait ve sürücü davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyir halinde iken önünde seyir halinde olan ve yavaşlayan trafik akımı içinde yavaşlayarak duraklayan davacıya ait ... yabancı plakalı otomobile aracının ön kısmı arkadan çarpması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı davalı...'e ait ve sürücü davalı ...'in tamamen kusurlu hareketi nedeniyle kazanın meydana geldiği, kaza nedeniyle davacının aracında 3.643,17 Euro tutarında hasar meydana geldiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı davalı ...A.Ş. vekili ile davalılar... ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı ...A.Ş. Vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözleşmeye bağlılık ve ahde vefa ilkesi uyarınca dava konusu kaza nedeniyle ileri sürülecek istemlerin ZMMS Genel Şartlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini, davacının maddi zararının ifa yoluyla karşılanması nedeniyle borcun sona erdiğini, davalı sigorta şirketinin 9.243,63-TL ödeme yaptığını, ödemenin ekspertiz raporuna dayandığını, davacının kaza nedeniyle onarılması sonarsında işçilik ve parça bedellerinin ödendiğini, başka bir fatura ve onarım belgesi olmadan bakiye hasar zararı oluşmayacağını, orijinal ve iskontosuz hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda yer alan hesaplamaların fahiş olduğunu, sigorta şirketinin Türkiye'de yapılan onarım bedeline göre sorumlu tutulabileceğini, sigorta şirketinin tedarik iskontosu uygulama hakkı bulunduğunu, bilirkişi raporunun kusura ilişkin tespitinin hukuka aykırı olduğunu ve hükme esas alınamayacağını, kusur tespitinin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, oluşan hasar nedeniyle davalının KDV sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafça sarf edildiği ileri sürülen ekspertiz raporu ücretinin yargılama giderlerine eklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının taleplerinin fahiş olduğunu ve yabancı para cinsinden borcun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, yapılacak hesaplamada Yargıtay içtihatlarının uygulanması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalılar ... ve... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının ve 13.09.2023 tarihli ek kararının hatalı olduğunu, kaza tarihinde davalı...'e ait aracın KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, üçüncü kişilerin zarar taleplerinin ZMMS ve Kasko poliçeleri kapsamında sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, bu nedenle davalı yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak veya kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, karara dayanak bilirkişi raporunda kaza tespit tutanağındaki kusur isnadı üzerinden değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, kusur durumunun tespiti için olay yerini gören kamera kayıtlarının araştırılması, yerinde keşif ve kusur raporu alınması gerektiği halde bunlar toplanmaksızın davacı talepleriyle karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacıya ait aracın yurtdışında onarılacağının sigorta şirketine yazılı olarak bildirilmesinin zorunlu olduğunu, davacının aracını Almanya'ya götürdüğünü ve burada alınan eksper raporuna göre taleplerde bulunduğunu, davacının sunduğu servis ve ekspertiz raporunun kabul edilemeyeceğini, gerçeğe uygun olmayan şekilde ve varsayıma dayalı değerlendirmelerle talepte bulunulduğunu, Almanya'da düzenlenen ekspertiz raporunn geçersiz olduğunu ve raporda belirtilen malzeme, yöntem ve ücretlerle veya başka şekilde hasarın giderilip giderilmediğinin belirsiz olduğunu, davacının davayı kaybetmesi halinde aracın onarımını Türkiye'de yaptırmayı planladığını, dava kabul edilecek olsa dahi yurtdışı onarım bedellerine değil Türkiye'de yapılan onarım bedelinin hükme esas alınması gerektiğin, davacının aracına ilişkin onarım ve diğer işlemleri Almanya'da yaptırdığından aracın Türkiye'den Almanya'ya götürülmesiyle artan zarardan davacının kendisinin de kusurlu olduğunu, kaza tarihi ile ekspertiz rapor tarihi arasında aracın başka bir kazaya karışıp karışmadığının araştırılması gerektiğini, aracın Türkiye'ye girebilmesi için yeşil kart sistemine üye bir sigortasının bulunması gerektiğini, aracın yeşil kart sigorta poliçesi bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla bilirkişi raporunda hesaplanan tutarların fahiş olduğunu, hasar bedelinin yasal faiz değil avans faiziyle ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kabul edilse dahi alacağa yasal faiz işletilebileceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.GEREKÇE
: Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 17. HD' nın █████/2013 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) Bununla birlikte ZMMS sigortacısının sorumluluğu ise poliçe limitleri dahilinde olacaktır.Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV' yi de zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve █████████ E. - █████████ K. ) Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. ( 6102 sayılı TTK'nın 1427 vd ) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. ( Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih █████████ E. ██████████ K., 28.03.2016 tarih ██████████ E. █████████ K., 04.04.2016 tarih ██████████ E. █████████ K., 17.03.2014 tarih █████████ E. █████████ K.)Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı anlaşılmakta olup, davacı aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamaz. Aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olup, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerektiğinden davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde değildir. (Yargıtay HGK 24.06.2015 tarih ve ███████-28 E - █████████ K.)6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 17.05.2018 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.Dava konusu talepler yönünden açılan iş bu maddi tazminat davasının haksız fiil hükümleri çerçevesinde koşullarının oluşup oluşmadığının incelenerek sonuca gidilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda talebin haklılığına kanaat getirebilmek için davacının zararını, sorumluluk atfedilen davalı/davalıların hukuka aykırı ve kusurlu davranışlarının olduğu ve davacı zararı ile bu kusurlu davranış arasında illiyet bağının varlığının tespit edilmesi gerekmektedir.Kusur yönünden mahkemece yapılan incelemenin eksik ve yetersiz olduğu belirtilmiş ise de davacı araç sürücüsü ve davalı araç sürücüsü tarafından birlikte düzenlenen kaza tespit tutanağına göre kazanın davalı tarafa ait aracın arkadan çarpması suretiyle meydana geldiği, davaya cevap süresi içerisinde kaza tespit tutanağında anlatımı yapılan kaza oluş şeklinden farklı bir kaza oluşu savunulmadığı dikkate alındığında mahkemece bu çerçevede değerlendirme yapılarak kusur dağılımına gidilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı gibi arkadan çarpmanın asli kusurlardan olduğu dikkate alındığından mahkemenin kusur değerlendirmesinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.Dosya kapsamına mahkemece alınan bilirkişi raporunun, davacı tarafça Almanya ülkesinde gerçekleştirilen fiili incelemeye dayalı ekspertiz raporunu doğruladığı, davacının sürekli ikamet ettiği ülkede aracını onarma hakkı bulunduğu ve aracın onarılmasına dair belge sunulmasa dahi zararın oluştuğunun kabulü gerektiği gözetilerek raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, hükme esas alınan raporda belirlenen araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına, aracın onarım bedelinin Almanya ülkesindeki piyasa şartları kapsamında tespiti yönündeki raporun hükme esas alınmasına, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti aşılmamak üzere hüküm kurulmuş olmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, yabancı para alacağına 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre faiz işletilmesinin yerinde olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda belirtilen yönlerden bir hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı ...A.Ş. vekili ile davalılar... ve ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı ...A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 2.937,33 TL'den peşin alınan 1.126,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 1811,33-TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davalılar... ve ... yönünden istinaf karar harcı olan 4.503,18 TL'den peşin alınan 1.125,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.377,38 TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.