Anahtar kelimeler: Eğitimlerin Yaz Çalışır Tesisin İstirdat İzmir İmzalandığını Özetle Personeline Tam

ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ███████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N ABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA TARİHİ
: 18.11.2019KARAR TARİHİ
: 15.02.2022DAVA
: İstirdatKARAR TARİHİ
: 07.01.2025KARARIN YAZ. TARİH
: 09.01.2025İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.02.2022 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.İSTEM
:Davacı vekili tarafından verilen 18.11.2019 tarihli dava dilekçesi ile özetle: Taraflar arasında 04.06.2015 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davalı personeline gerekli tüm eğitimlerin verilerek tesisin tam olarak çalışır vaziyette davalı idareye teslim edildiğini ve şartname gereği 13.08.2016 tarihinde atıfla alınarak tesisin işletmeye başlandığını, işin geçici kabulünün 04.08.2017 tarihinde yapıldığının ancak kesin kabulün yapılmadığını, tüm eksikliklerin giderilmiş olmasına rağmen davalı idare tarafından hazırlanan yazı ile davacıya yeni bir eksik listesi tebliğ edildiğini, eksik listesinde yer alan P12 perdesinin projeye uygun olarak inşa edilmiş olması nedeniyle kendilerinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, buna rağmen projenin hatalı olması nedeniyle oluşan zarardan davacı şirketin sorumlu tutulmaya çalışıldığını ve 01.06.2015 tarihli 288.000-TL tutarlı teminat mektubunun hukuka aykırı olarak nakde çevrileceğinin bildirildiğini belirterek davaya konu ....A.Ş ...Şubesi tarafından davalı.... lehine düzenlenen 01.06.2015 tarihli 288.000,00-TL tutarlı kesin teminat mektubunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.YANIT
:Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Davalı aleyhine açılan iş bu davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın taraflar arasındaki sözleşme konusu işin teknik şartnameye ve sözleşme ile belirlenen proje ile ilgili olarak eksiksiz ve kusursuz şekilde tamamlandığı yönündeki iddianın yerinde olmadığını, kesin kabul tutanağında belirtilen eksikliklerin 60 takvim günü süresinin 08.10.2018 tarihinde sona erdiğini, eksikliklerin 30 gün içerisinde tamamlanmaması durumunda cezai şart uygulanmakla birlikte tamamlanmayan işlerin yüklenici nam ve hesabına yaptırılacağının bildirildiğini, dava dışı proje müellifi firma tarafından hazırlanan havalandırma havuzu, çelik güçlendirme projesinin yüklenici davacı şirket nam ve hesabına idare tarafından ihale edildiğini, bu firmaya 185.914,90 TL ödeme yapıldığını, yüklenici davacı şirketin projenin yeterliliğini inceleyip kabul ettiğini ve işin teknik sorumluluğunu da kabul etmiş sayılmasının gerektiğini, davacı vekili tarafından yokluklarında tek taraflı olarak yaptırılan Foça Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/7 D.İş sayılı delil tespitinin idarenin katılımı olmaksızın yapılmış olması nedeniyle kabulünün mümkün olmadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DAVANIN ISLAHI
:Davacı vekili tarafından verilen davanın ıslahına ilişkin 15.01.2020 tarihli dilekçesi ile özetle; Davalı idare tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen 185.914,90-TL'nin işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkin olarak dava dilekçelerinin tamamen ıslahı taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesinin 15.02.2022 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile özetle; "...Dosya kapsamı belgelerin incelenmesi neticesinde davalı idare tarafından oluşturulan 11.07.2018 tarihli "Kesin Kabul Komisyonu Tutanağı"nda belirtilen 11 adet eksik kusur ve arızalar nedeniyle davalı idare tarafından davacıya 03.08.2018 tarihli yazı ile 60 günlük süre verildiği, davacı tarafça 10 maddedeki eksikliğin tamamlandığı, ancak 11.madde de belirtilen dava konusu "Havalandırma havuzundaki orta perdenin (P12) üst kısmındaki 4 santimetrelik kaymaya" ilişkin kusurun ise kendi sorumluluğunda olmadığının 19.09.2018 tarihli yazı ile davalı idareye bildirildiği, bu kapsamda davalı idare tarafından davacıya verilen 60 günlük süre içerisinde dava konusu kusurun giderilmemiş olması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşme ve eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri gereğince davacı yüklenici nam ve hesabına ilgili kusurun 15.04.2019 tarihli sözleşme ile 185.914,90 TL bedelle dava dışı 3.firmaya ihale edilerek tamamlattırıldığı, mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla kusurun giderim bedelinin 2019 yılı yerel piyasa rayiçlerine uygun olduğu ve mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı tarafça iş bu bedelin 06.12.2019 tarihinde davalı idareye ödendiği görülmüştür. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 5.maddesi ile iş bu sözleşmenin uygulanmasında Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin uygulanacağının kararlaştırıldığı, yine taraflar arasındaki sözleşmenin "Yüklenicinin Sorumluluğu" başlıklı 22.maddesinde ise yüklenici ve alt yüklenicinin sorumluluğuna ilişkin hususlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesinde yer alan hükümlerin uygulanacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davacının yüklenicisi olduğu taraflar arasındaki 04.06.2015 tarihli sözleşme kapsamındaki dava konusu ... İli, .... İlçesi, ... Atık Su Arıtma Tesisi İnşaatı işindeki havalandırma havuzundaki orta perdenin (P12) üst kısmındaki 4 santimetrelik kaymadan kaynaklı kusurun, davacı yüklenici tarafından hazırlanmayan ve davalı idare tarafından dava dışı 3.firmadan temin edilen projelendirme hatasından kaynaklandığı ve kullanım sonucu zamanla ortaya çıktığının belirlendiği dosya kapsamı belgelerle sabittir. Ancak davacı yüklenicinin işinin ehli olup basiretli bir tacir gibi hareket etmek zorunda olduğundan kendisine idarece teslim edilen proje ve eklerini inceleyerek fen ve sanat kurallarına uymadığını bilmesinin gerektiği, bu kapsamda davacı yüklenicinin taraflarca sözleşmenin eki olarak kararlaştırılan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 14.3.maddesigereğince proje ve eklerinin kendisine tesliminden itibaren gerekli incelemeleri yapmak suretiyle 15 günlük süre içerisinde projedeki belirtilen hatanın davalı idareye bildirilmesinin gerekmektedir. Davacı tarafça Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 14.3.maddesinde belirtilen 15 günlük süre içerisinde gerekli bildirimin yapıldığına dair yazılı bir belgenin dosya kapsamı belgeler arasında bulunmadığı görülmüştür. Her ne kadar dava konusu işle ilgili olarak işletme çalışmaları başladıktan sonra davacı tarafça 10.10.2016 tarihi itibariyle davalı idareye yazılan yazı ile iki havuzun ortak perdesi olan P12 perdesinin üst kısmında genişleme derzinin olduğu kısımlarda perde istikametinden yan tarafa doğru yaklaşık olarak 4 santimetre kadar kayma olduğunun gözlendiği belirtilerek bu sorunun çözülmesi hususunu idareye bildirmiş ise de, iş bu bildirimin Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 14.3.maddesinde belirtilen süre geçirildikten sonra yapıldığı dosya kapsamı belgelerle sabittir. Oysa ki taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğinde olduğu anlaşılan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 14.3.maddesi gereğince 15 günlük sürenin aşılması halinde yüklenicinin itiraz hakkının kalmayacağının hüküm altına alındığı gibi taraflar arasındaki sözleşmenin 22.maddesinde de yüklenicinin sorumluluğuna ilişkin hususlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nde yer alan hükümlerin uygulanacağının kararlaştırıldığı, ayrıca Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 25.maddesinde ise taahhüt konusu yapım işinin her türlü sorumluluğunun kesin kabul işlemlerinin idarece onaylanacağı tarihe kadar tamamen yükleniciye ait olduğunun hüküm altına alındığı anlaşıldığından taraflar arasındaki sözleşme ve sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri dikkate alındığında dava konusu ayıbın giderilmesi için davacı tarafça davalı idareye ödenmiş olduğu anlaşılan tutarın iadesinin talep edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığından açılan davanın reddine, " dair karar verilmiştir.İSTİNAF EDEN
: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili tarafından verilen 28.03.2022 havale tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Davacı müvekkili şirket ile davalı idare arasında imzalanan 04.06.2015 tarihli sözleşme ile müvekkili, "... İli ... İlçesi ... Atıksu Arıtma Tesisi İnşaatı ve İşletmesi" işini yüklendiğini, sözleşme kapsamında davacı müvekkili şirketin, tesis yapım işine sözleşmenin 9. maddesinde yer alan süreye uygun olarak aşağıda açıklandığı şekilde tamamladığını ve şartname gereği olarak 13.08.2016 tarihinde atık su alınarak tesisi işletmeye başladığını, 08.02.2017 tarihi itibariyle de, müvekkili davacının yükümlülüğündeki 6 aylık işletme dönemi eksiksiz ve sorunsuz şekilde tamamlandığını, geçici kabul işlemini takiben sözleşme konusu işin kesin kabulüne ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığını, davacı müvekkilinin ise iş bu teslim ile birlikte tesisin işletilmesi için mekanik, elektronik, otomasyon ve scada konularına gerekli tüm eğitimi verdiğini, işletme personellerinin kusurlu davranışları neticesinde ortaya çıkabilecek arızalardan sorumlu olmadığını ve tesisin tamamen davalı idarenin sorumluluğunda olduğunu, sözleşme süresi devam ederken davalı idareye bağlı Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığı'na yazılan 10.10.2016 tarihli yazı ile "tesisin, atık su alınarak işletme çalışmalarına 13.08.2016 tarihinde başlatıldığı, elen atık su debisinin az olması nedeniyle davalı idareye bağlı yapı denetim görevlilerinin bilgisi ve talimatları doğrultusunda atık suyun iki adet havalandırma havuzundan bir adet tanka alınarak çalışmalara devam edildiği, fakat su basıncından dolayı iki havuzun ortak perdesi olan P12 perdesinin üst kısmında genleşme derzinin olduğu kısımda 4 cm kadar kayma olduğu ve bu durumun da ... yapı denetim görevlilerine haber verildiği ve işletmenin sağlıklı şekilde çalışabilmesi için P12 perdesindeki sorunun çözümlenmesi gerektiği" bildirildiğini, müvekkilinin bu durumu fark eder etmez bildirimde bulunmasına ve davalının bu hatanın düzeltilmesini kabul etmemesine rağmen, sadece işin teslim alınmasından 15 gün içinde bir itirazda bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, hükmedilen yagrılama giderleri ve 28.610,00-TL'lik vekalet ücretinin de hatalı ve hukuka aykırı hesaplama ile verildiğini, yerel mahkeme kararını ortadan kaldırılmasını, davanın kabulünü, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.YANIT
:Davalı vekili tarafından verilen 20.04.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesine yanıt ile özetle; Dilekçelerinde ayrıntılı olarak açıkladıkları üzere; yerel mahkeme kararının Yargıtay kararlarına ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, haksız ve yasal dayanaktan uzak bulunan davacı vekilinin tüm istinaf taleplerinin reddini, yerel mahkeme kararının aynen onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:Dava, idari para cezasının tahsili için hak edişlerden yapılan kesintilerin iadesi istemi ile açılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine, davacı vekili ve davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür.Bilindiği üzere idare kamu hizmetlerini yerine getirmesi sırasında bir takım tasarruflarda bulunmak zorunda olup bunlardan biri de üçüncü kişilerle yapacağı “sözleşme”lerdir. İdarenin sözleşme için tarafını belirlerken izleyeceği yol ise “ihale” olup bu işlemin kuralları da kanunlarla düzenlenmiştir. Bu kanunların kapsamına giren idareler, sözleşmelerin tarafını seçme konusunda özel hukuktaki gibi serbestiye sahip olmayıp sözleşme tarafını ihale yolu ile belirlemekte hatta doktrinde tartışmalı olmakla birlikte ihale üzerinde kalan istekli ile sözleşme imzalamadığında özel hukuktaki gibi sözleşme öncesi sorumluluğunun (culpa in contrahendo) bulunduğu kabul edilmektedir. (Emsal Danıştay 8. Daire 10.04.2017 T., ██████████ E., █████████ K.). Burada dikkat edilmesi gereken önemli konu sözleşmelerin diğer taraflarının da ancak kanunlarda tanımlanan koşullara sahip iseler sözleşmeye taraf olabilecekleri konusudur. (Kamu İhale Kanunu md.4.11; md 10 )Somut olayda, taraflar arasında imzalanan █████/2015 tarihli sözleşme ile davacının, "... İli, ...İlçesi, Atık Su Ve Arıtma Tesisatı İşletilmesi" işini üstlendiği, sözleşmenin 9.600,000,00-TL bedelli olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça, sözleşme konusu işin süresi içerisinde tamamlanarak teslim edildiği, geçici kabulün yapıldığı, kesin kabul yapılmadan önce davalı idare tarafından 11 maddelik eksik işler listesinin tebliğ edildiği, eksiklik olarak belirtilen P12 perdesi ile ilgili projede hata bulunduğu ve bu durumun davalı idareye bildirildiğini buna rağmen onarım bedelini baskı altında ödemek zorunda kaldıkları belirtilerek ödedikleri bedelin iadesi istemi ile eldeki dava açılmıştır. Davalı ise, yüklenici firmaya Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 44.6. maddesi gereğince kesin kabul tutanağı ekindeki eksik listesinin bildirildiğini, davacının eksikliği gidermemesi nedeniyle dava dışı firmaya onarım yaptırıldığını, davacıdan tahsil edilen bedelin mevzuata ve sözleşmeye uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.█████/2015 tarihli sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin ekleri sayılmış, ihale dokümanını oluşturan Yapım İşleri Genel Şartnamesi, sözleşmenin eki olarak kabul edilmiştir. Yapım İşleri Genel Şartnamesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olup, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, █████/2024 tarih, █████████E., ████████K. sayılı ilamı) Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 12/6. maddesindeki “İşlerin devamı sırasında yüklenici, proje uygulaması konusunda kendisine yapılan tebliğin sözleşme hükümlerine aykırı olduğu veya bildirim konusunun fen ve sanat kurallarına uygun olmadığı görüşüne varırsa, bu husustaki karşı görüşlerini 14. madde hükümlerine göre idareye bildirmek zorundadır. Aksi halde aynı maddenin diğer hükümlerine göre işlem yapılır” ve 14/3. maddesindeki “Yüklenici, üstlenmiş olduğu işleri, sorumlu bir meslek adamı olarak fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapmayı kabul etmiş olduğundan, kendisine verilen projeye ve/veya teknik belgelere göre işi yapmakla, bu projenin ve/veya teknik belgelerin iş yerinin gereklerine, fen ve sanat kurallarına uygun olduğunu, ayrıca işin yapılacağı yere, kullanılacak her türlü malzemenin nitelik bakımından yeterliliğini incelemiş, kabul etmiş ve bu suretle işin teknik sorumluluğunu üstlenmiş sayılır. Bununla birlikte yüklenici, kendisine verilen projelerin ve/veya şartnamelerin, teslim edilen işyerinin veya malzemenin veyahut talimatın, sözleşme ve eklerinde bulunan hükümlere aykırı olduğunu veya fen ve sanat kurallarına uymadığı hususundaki karşı görüşlerini teslim ediliş veya talimat alış tarihinden başlayarak on beş gün içinde (özelliği bakımından incelenmesi uzun sürebilecek işlerde, yüklenicinin isteği halinde bu süre idarece artırılabilir) idareye yazı ile bildirmek zorundadır. Bu sürenin aşılması halinde yüklenicinin itiraz hakkı kalmaz. Yüklenicinin iddia ve itirazlarına rağmen, idare işi kendi istediği gibi yaptırdığı takdirde yüklenici, bu uygulamanın sonunda doğabilecek sorumluluktan kurtulur” hükümleri gereği yüklenicinin kendisine verilen projelerin hatalı olduğunu tespit etmesi halinde durumu şartnamede belirtilen sürede iş sahibine bildirmesi gereklidir. Davacı yüklenici işinin ehli olup basiretli bir tacir gibi hareket etmek durumunda olduğundan kendisine teslim edilen proje ve ekleriyle şartnamelerin fen ve sanat kurallarına uymadığını bilmesi gerekir. Her ne kadar davacı tarafça █████/2016 tarihinde davalıya bildirim yapılmış ise de sözleşmenin █████/2015 tarihinde imzalandığı, █████/2015 tarihinde yer tesliminin yapıldığı, davacı yanca proje ve eklerinin kendisine verilmesinden itibaren şartnamenin 14/3. maddesi gereğince 15 günlük süre içinde veya makul sürede incelenerek proje hatası konusunda iş sahibi idarenin yazı ile uyarıldığı ileri sürülüp kanıtlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Vekalet ücretinin harçlandırılan dava değeri üzerinden hesaplanması da doğru olduğundan davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.02.2022 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harç bedelinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davacı vekili tarafından yatırılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.