Anahtar kelimeler: Edindiğini Esasında Sınai Markanın Yönden Fikri Ortağı Limited Sanayi Bağlantısı

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)SAYISI
: ████████ Esas, ███████ KararHÜKÜM
: Davanın kabulüneİlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan ... arasında 27.11.2018 tarihli bir marka devir sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin markanın mülkiyetini edindiğini, ancak daha önce de bu markanın esasında müvekkili şirketin ortağı ...’ın hukuki yönden bağlantısı bulunduğu ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin olduğu, ancak ... San. ve Tic. Ltd. Şti. bunun tescilini gerçekleştirmeyince davalı ...'ün kendi adına tescil ettirdiğini, markanın ... adına tescil edilene kadar ... ve babası ...’ün bu markalı çaylarla ticari faaliyet gösterdiğini, davalı ...'ün kötüniyetli olarak süresi dolan "..." markasını kendi adına tescilini sağladığını, müvekkili şirket yetkilisi ...'ın ise davalı ...’ün bu markayı kendi adına tescil ettirdiğini öğrenince bu davalı ile irtibata geçip yaptığının yanlış olduğunu ifade ederek onun markayı müvekkili şirkete devrine ikna ettiği, davalının bu ikna faaliyetinden sonra 27.11.2018 tarihli noter belgesi ile markayı müvekkili şirkete devrettiğini, ardından müvekkili şirketin bu devre güvenerek işlerini yürütmeye devam ettiğini, ancak müvekkili şirket yetkilisi ...’ın özel sebepler ile Türk Patent ve Marka Kurumu'na tescil için başvuramadığını, bu süre zarfında ise davalı ...'ün müvekkili şirket adına tescilin gerçekleşmediğini fark edip, gizlice markayı diğer davalı olan oğlu ...’e devrettiği ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde markanın tescilini oğlu ... adına sağladığını, bu devir işleminin 2019 yılının Temmuz ayı içinde gerçekleştiğini ileri sürerek davalı ... adına tescilli ██████████ tescil numaralı “...” markasının müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar tarafından usulüne uygun cevap dilekçesi sunulmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 148. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan devir sözleşmelerinin geçerliliğinin, ancak noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmış olmalarına bağlı olduğuna dair hüküm dikkate alındığında devir sözleşmesinin noter tarafından onaylanmasının kurucu nitelik taşıdığı, tescilin ise iyiniyetli üçüncü kişinin korunmasında etkili olacağı, sicile kaydedilmeyen işlemlerin iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, tescilin korunması ancak üçüncü kişinin iyiniyetli olmasına bağlı ise de; somut olayda, davalılardan ...'in sahibi olduğu markayı önce noter onaylı sözleşmeyle davacıya, devir işlemi tescil edilmeden yine ikinci bir noter onaylı sözleşmeyle bu kez aynı markayı babası olan diğer davalı ...'e devrettiği, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde de bu devrin sicile tescil edildiği, noterce onaylanan senedin, devir işleminin kurucu unsuru olduğundan, geçerli olanın davalı ... ile davacı arasındaki ilk sözleşme olduğu, ikinci sözleşmeye sonuç bağlanabilmesinin ancak ikinci sözleşmeye taraf olan üçüncü kişinin iyiniyetli olmasına bağlı bulunduğu, somut olayda, ikinci sözleşmeye taraf olan ve dava konusu marka adına tescil edilen üçüncü kişi konumundaki davalı ...'in, markayı ikinci kez satan davalı ...'in babası olduğu gözetildiğinde, bu durumun davalının iyiniyetli olmadığına karine teşkil edeceği, aksinin davalı tarafça ispat edilmediği gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı ... adına tescilli ██████████ sayılı "..." ibareli marka tescilinin iptaline, davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka kaydının iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.V. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, 26.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.