Anahtar kelimeler: Uğraşmakta Kepçe İşleriyle Kamyon Hafriyat Makinesi Hizmete Binaen Sürdürmekte İşine

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
Bakırköy ... İcra Dairesi
: ...
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin, kepçe, kamyon, iş makinesi ve hafriyat işleriyle uğraşmakta olup bu şekilde ticari faaliyetini sürdürmekte olduğunu, müvekkilinin, ticari işi kapsamında davalı şirkete iş makinesi kiralamış ve bu kapsamda kendisi veya işçileriyle de birlikte işçilik de dahil olmak üzere davalı şirkete hizmet vermiş olduğunu, müvekkilinin, söz konusu iş makinesi kiralama işine ve davalı şirkete verdiği hizmete binaen davalı şirkete; █████//2023 tarihli ... fatura numaralı faturaları düzenlemiş olduğunu, davalı şirket tarafından söz konusu faturalara itiraz edilmemiş ancak fatura bedelleri de ödenmemiş, bunun üzerine taraflarınca davalı şirket aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasıyla faturaya dayalı olarak 173.001,26 TL asıl alacak ve işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapılmış, ancak davalı şirket tarafından borca ve takibe itiraz edilerek takibin durdurulmuş olduğunu, davalı şirketin, icra dosyasına sundukları faturalardan dolayı müvekkiline borçlu olduğu, ancak davalı şirket tarafından icra dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirilmemiş ve ödeme belgesi de sunulmamış olduğunu, tüm bu nedenlerle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davalarının kabulü ile Bakırköy .... İcra Dairesi ... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
ARAŞTIRMA;
1-Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır
2-Bodrum Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacının mükellefiyetine ilişkin sicil dökümü, gelir vergisi beyanları ve form BA-BS bildirimleri getirtilmiştir.
3-Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin 2023 yılı 6. ayına ilişkin BA formu getirtilmiştir.
4-Bodrum Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacının 2023 yılı 6. ayına ilişkin BA formu getirtilmiştir.
5-Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin 2023 yılı 6. ayına ilişkin BA-BS formları getirtilmiştir.
7-SMMM Bilirkişiden rapor aldırılmıştır. █████/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda;
1-) Davacının 2023 yılına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
2-) Davalı yana ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
3-) Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 173.001,26 TL Alacaklı oldukları,
4-) Davacı tarafından davalı yana 2023 yılında KDV Hariç Toplam Tutarı 494.064,28 TL, KDV Dahil Toplam Tutarı 572.903,88 TL olan 6 Adet E-Arşiv Faturası düzenlenmiş olduğu,
Davacı ticari defterlerinde, Davalı tarafından davacı yana ödeme yapılmış olduğuna dair, aşağıda detayları görüldüğü üzere toplam 399.902,62 TL tutarın, Kasa hesabına giriş yapılarak Tahsilat kaydı yapılmış olduğu,
Davacının kalan alacağı olan 01.06.2023 tarihli ... numaralı KDV Dahil tutarı 173.001,26 TL Tutarlı E-Arşiv Fatura alacağı için icra takibi yapılmış olduğu, 01.06.2023 tarihli .... numaralı E-Arşiv Faturanın içeriğinin İş Makinası Kiralaması, İşçilik ve Mesai bedellerine ait olduğu, işbu E-Arşiv Faturasının davacı BS, Davalı BA Bildirimlerinde görünüyor olduğu, 2023 yılı BA BS Bildirimlerinde, davalı tarafından davacı yana İade, satış niteliğinde BA BS Bildirimi olmadığı tespit edilmiş olduğu,
5-) Taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu,
6-) Davacı ve Davalının Tacir olduğu,
7-) Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek Yıllık % 26,75 ve değişen oranlardaki Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davacı tarafından davalı aleyhine faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Uyuşmazlığın, icra takibine konu tutarda davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının takibe itirazının haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
Celp edilen vergi dairesi kayıtlarında davacı tarafın uyuşmazlık tarihi itibariyle; bilanço usulünde defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını karşıladığı anlaşılmakla davacının gerçek kişi tacir olduğu Mahkememizce kabul edilmiş ve bu kabul doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.
Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 173.001,26-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "█████/2023 tarihli 173.001,06-TL fatura" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).
Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında fatura borcunun ödenmediği hususlarına dayanmaktadır.
Bu kapsamda davacı tarafın sözleşme ve ticari ilişki kapsamında faturaya konu mal veya hizmetin davalı yana eksiksiz ve ayıpsız teslim/ifa edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır.
Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).
Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri incelenerek SMMM bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi yukarıda özetine yer verilen raporunu dosyaya sunmuştur.
Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.
Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.
Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir.
Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura alacaklarının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı, davacı tarafından davalıya 2023 yılında KDV hariç toplam tutarı 572.903,88-TL olan 6 adet E arşiv fatura düzenlendiği, davalı tarafından davacıya 399.902,62-TL ödeme yapıldığı, davacının kalan alacak tutarının, icra takibine ve davaya konu █████/2023 tarihli, ... numaralı KDV dahil tutarı 173.001,26-TL olan fatura bedelinin ödenmemesinden kaynaklandığı ve davacının davalıdan söz konusu fatura tutarı olan 173.001,26-TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca, bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacı tarafça takip konusu edilen faturanın BA-BS bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması nazara alındığında fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalının bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin ██████████ E., █████████ K. ve ██████████-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)
Buna göre, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davacının davalıdan takibe konu fatura kapsamında 173.001,26-TL alacaklı oluğu, davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir.
Davalı tarafın takibe konu fatura alacağını ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği anlaşıldığından, davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter, vergi dairesi kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 173.001,26-TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA,
Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
2-Alınması gereken 11.817,71-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 2.954,43-TL peşin harcının indirilmesi ile geriye kalan 8.863,28-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 2.954,43-peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.382,03-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 8.135,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
7-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davac vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!