Anahtar kelimeler: Sıraya Nöbetçi Cetveline İçindeki Sıra Yerinin Sınırlı İstanbul Değil Sadece

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ37. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████KARAR TARİHİ
: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ███████ ███████DAVANIN KONUSU
: Sıra Cetveline İtirazTaraflar arasındaki davada İstanbul24. İcra Hukuk Mahkemesi ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:K A R A Rİstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesince, "...dava dilekçesinde ileri sürülen hususların sınırlı yetkili icra mahkemesinde değil ancak itiraz olarak mahkemede incelenmesi gerektiği itirazın sadece sıraya yönelik olmadığı alacakların esasına ve niteliğine ait olduğu anlaşılmakla görev nedeniyle davanın reddine ...dava dosyasının görevli Nöbetçi İstanbul Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmesine..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...2004 sayılı İİK.m.235/3'te yer alan ''ancak itiraz alacağın esas ve miktarına taalluk etmeyip yalnız sıraya dahil ise şikayet yoluyla icra mahkemesine arz olunur'' şeklindeki düzenleme karşısında İcra Hukuk Mahkemesinin talebi şikayet olarak değerlendirmek suretiyle bakması gerektiğinden ve mahkememizin işbu talep bakımından görevsiz olduğu ..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.İflâsın açılması ile henüz vadesi gelmemiş olan alacaklar da, iflâs kararı ile birlikte talep edilebilir hale gelir. İflâsın açılması gününe kadar işlemiş olan faiz ve takip masrafları ana paraya eklenerek iflâs masasına yazdırılır.Alacağı taliki bir şarta veya belirsiz bir vadeye bağlı bulunan alacaklılar da alacaklarını iflâs masasına kaydettirebilirler. Tasfiye sonunda bu alacaklar için ayrılan pay, ancak şartın gerçekleşmesi veya belirsiz olan vadenin gelmesi halinde ödenebilir.Adi tasfiyede iflâs idaresi alacaklıların incelemesini yapıp bitirdikten sonra, düzenlediği sıra cetvelini iflâs dairesine verir. Bunun üzerine sıra cetveli ilân edilir ve bu ilânla ikinci alacaklılar toplantısı için davet yapılır.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları açıklanmıştır. İşbu madde uyarınca açılan kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların alacaklarını iflas masasına kaydetmek için açtığı davalardır. Ancak itiraz, alacağın esas ve miktarına taalluk etmeyip yalnız sıraya dahil ise şikayet yoluyla icra mahkemesine yapılacaktır. Somut olayda, davalı şirketin iflasına karar verilmiş olup, iflas tarihinden önce ilama bağlanmış ancak kesinleşmemiş işcilik alacakları, masaya nizalı olarak yazılmak suretiyle sıra cetveli ilan edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, aynen "... işçilik alacaklarına ilişkin davalarda ilamların icra edilmesi için dosyaların kesinleşmesi gerekmemektedir. Bu sebeple müvekkilimin işçilik alacağı nizalı alacaklar sırasına değil, İİK’nın ilgili maddesinde yer alan düzenlemeye göre işçilerin iş ilişkisine dayanan ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları birinci sırada imtiyazlı olduğundan bu sıraya kaydedilmesi gerekmektedir. Mezkur alacağımızın 4178 sıra numarasıyla nizalı alacak olarak sıra cetveline işlenmesi sebebiyle İİK hükümlerine aykırı olarak düzenlenen sıra cetvelinde alacağımızın sırasına itiraz ederek sıra cetvelinin yeniden düzenlenmesini talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur." şeklinde talepte bulunmuştur.Davalı taraf, savunmasında, kesinleşmeyen mahkeme ilamına konu alacağın nizalı alacaklar sırasına yazılmasında usul ve yasaya aykırılık olmadığını savunmaktadır.Bu durumda, taraflar arasında kayıt kabul davasına konu oluşturabilecek mahiyette alacağın esasına dair bir uyuşmazlık bulunmayıp, kesinleşmemiş ilama bağlı alacağın sıra cetvelinde ihtilaflı alacak olarak gösterilmesinin doğru olup olmadığı, davacı alacağının imtiyazlı alacaklar arasında birinci sırada gösterilmesinin gerekip gerekmediği, veyahut (her ne kadar açık talep olmasa da çoğun içinde az da vardı kuralı gereği) davacı alacağının imtiyazlı alacaklar sırasında nizalı şekilde gösterilmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Dolayısıyla talebe dair değerlendirme yapmak görevi icra mahkemesine ait olmaktadır.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE █████/2026 gününde KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.