Anahtar kelimeler: Süreçler Çekte Kambiyo Savcılık Yazildiği Çift Keşidecisi İmzaların Nezdinde Senetlerinden

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy ...... İcra Dairesi ..... E. sayılı dosyasında takibe konu senedin, müvekkilinin keşidecisi olduğu bir çek olmasına rağmen çekin 3. Kişilerce imzalanmış olup çek üzerindeki imzaların müvekkili şirket yetkilileri olan ..... ve ......'ye ait olmadığı, Müvekkili şirketin temsil yetkisinin ancak ÇİFT İMZA ile kullanılacağı, çekte tek imza olduğu, bu hususlara ilişkin hem Savcılık nezdinde hem de hukuk mahkemeleri nezdinde gerekli hukuki süreçler başlatıldığı, bu kapsamda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayet yapılmış olup dosya numarası belirli olduğunda mahkemeye bildirileceği, aynı zamanda davalıya karşı açılan Bakırköy ...... İcra Hukuk Mahkemesi ..... E. sayılı borca ve imzaya itiraz davasında "Davacı vekilinin tedbir talebinin, icra dosyasında asıl alacağın 9020 oranında nakit teminat ya da teminat mektubu mukabilinde kabulü ile takibin davacı borçlu yönünden, dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına" karar verilmiş olup yargılamanın devam ettiği, Yargılama devam ederken takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, durdurulmasının mümkün olmaması halinde icra dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde en düşük orandan teminat karşılığı durdurulmasına, itirazların kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile menfi tespit davasının kabulü ve müvekkilin icra dosyasından çıkarılmasına, Alacaklının 9420'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
Davalı ....... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, senet üzerindeki San. Tic. A.Ş.vekili imzanın şirket yetki it olmadığını iddia ettiğini, Somut olayda böyle hiçbir delil bulunmadığı, Davacının, çek üzerindeki imzanın inkâr edildiğini ileri sürüp HMK 209 gereği senedin işleme esas alınamayacağını iddia ettiğini, Ancak bu maddenin adi senetler için geçerli olduğu, Çekin kambiyo senedi olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş özel nitelikli, emre yazılı, sıkı şekil şartlarına tabi bir kıymetli evrak olduğunu, davacının hukuki dayanak gösterme çabasının tamamen hatalı olduğu, takibe konu çekin, taraflar arasındaki ticari ilişkinin karşılığı olduğu, Diğer davalı şirket ile müvekkili şirket arasında süreklilik arz eden ticari bir ilişki bulunduğunu, Davaya konu çekin, davacının mal ve hizmet karşılığında bizzat düzenleyip diğer davalıya diğer davalı tarafından da müvekkiline verilen çek olduğunu, Dolayısıyla çekin kaynağı, nedeni ve düzenlenme amacı açık olup davacının “habersizim / imza bana ait değil” iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı aleyhine ceza davasına ilişkin olarak şikayet edilecek olup, Soruşturma dosyası ve ceza davası dosyası bilgilerini bilahare Sayın Mahkemeye bildireci Davanın usulden REDDİNE (süre aşımı hukuki yarar yokluğu görevsizlik), Esasa girilecekse davanın tümden REDDİNE, Davacı tarafın talep ettiği teminatsız tedbir taleplerinin tümden REDDİNE, Davacının haksız ve kötü niyetli davranışı sebebiyle İİK.m.72/2 gereği 9020'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Davacı aleyhine alacağın 9610'undan aşağı olmamak üzere para cezasına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı ..... Tekstil Şirketi usulüne uygun tebligata rağmen davaya yasal süresi içerisinde cevap vermemiş, duruşmalara iştirak etmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; avaya konu Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... E. Sayılı icra takip dosyasında takibe konu ..... BANK ..... Şubesi ..... seri numaralı 15.03.2025 keşide tarihli 377.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalılara yönelik menfi tespit talebi hakkında olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce
:
a-İTSM 'ye müzekkere yazılmıştır.
3- Bilirkişi tarafından █████/2026 tarihli raporda "Davacı şirket ile davalı şirket arasında 2024 yılı içerisinde ticari ilişki bulunduğu, davacı kayıtlarında davalıya ait cari hesapta 3.599.966,46 TL borç bakiyesi oluştuğu, bu bakiyenin 2024 yılı kapanışına ve 2025 yılı açılışına aynen devrettiği ve işbu dava tarihine kadar cari hesapta herhangi bir tahsilat veya yeni işlem yapılmadığı, Dava konusu çekin 15, kısmen karşılıksız kaldı; 2025 keşide tarihli ve 377.000,00 TL bedelli olduğu, ibrazında Dava konusu çekin, davalı şirkete ait cari hesap dökümlerinde borç veya alacak kaydı olarak yer almadığı, cari hesap bakiyesi ile dava konusu çek bedeli arasında tutar, tarih ve muhasebe tekniği bakımından örtüşme bulunmadığı ve çekin cari hesap borcuna mahsuben verildiğini gösterir herhangi bir kayıt veya belgenin muhasebe kayıtları ve ibraz edilen belgeler çerçevesinde tespit edilemediği, Çekin düzenlendiği tarih itibarıyla davacı şirketin ticaret sicilinde müşterek temsil esasının geçerli olduğu, buna karşın çek üzerinde tek imza bulunduğu tespit edilmiştir. " şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
4-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
5-Davacı şirkete ait TTSG kayıtları TTSG sitesinden incelenmiş, dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı şirket tarafından; takibe konu edilen kambiyo senedinde şirketlerine ilişkin kaşenin altında tek imzanın bulunduğu, ancak şirketin ilan edilen esas sözleşmesine göre şirketin temsilinin şirket yetkilileri tarafından müştereken gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığı, tek imza ile şirketin temsilinin ve bağlanmasının mümkün olmadığı belirtilerek menfi tespit talebinde bulunmuştur.
Davalı ..... Tekstil tarafından davacının İcra Mahkemesinde de dava açtığı bu sebeple davanın derdestlik ve hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de icra mahkemesinde görülen borca itiraz davasının genel mahkemeler yönünden 6100 sayılı Kanun kapsamında derdestlik oluşturan dava olarak kabul edilemeyeceği, her iki davanın sonuçlarının farklı olduğu bu nedenle hukuki yararın bulunduğu ve derdestlik olmayacağı anlaşılmakla davalının usul yönünden itirazına itibar edilmemiştir.
Davacı şirketin temsil şekline ilişkin ticaret sicil kayıtları ve TTSG ilanları dosya arasına alınarak incelenmiş olup; 03.12.2024 tarihinde TTSG'de ilan edilen davacı şirketin esas sözleşme değişikliğine göre davacı şirketin şirket yetkilileri ..... ve ..... tarafından müştereken temsil edileceğinin kararlaştırıldığı ve söz konusu temsil şeklinin ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere TTK uyarınca şirketlerin temsil şekline ve temsil yetkisine ilişkin ticaret sicil kayıtları ticaret sicilinde ilan edilmekte olup, ticaret sicil gazetesinde ilan sonrasında ilgili herkese karşı ileri sürülebilecektir.
Davaya konu çekin keşide tarihinin 15.03.2025 olduğu, 03.12.2024 tarihinde TTSG'de ilan edilen davacı şirketin esas sözleşme değişikliğine göre davacı şirketin temsilinin müşterek imza ile yapılması gerektiği, davaya konu senet üzerinde ise tek imza bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalı ..... Tekstil tarafından sunulan cevap dilekçesinde çift imza şartının üçüncü kişileri bağlamayacağını ve davacı şirket yetkilisi tarafından keşide edildiği iddia edilmiştir. Bilindiği üzere şirketin tek imza ile münferiden temsil edildiği dönemde ileri tarihli olarak keşide edilen çekler ancak çekin ileri tarihli olarak düzenlendiğinin yazılı belge ile ispat edilmesi halinde borçlu şirketi bağlayacaktır.
Mahkememizce davaya konu çekin davacı şirketin münferiden temsil edildiği dönemde ileri tarihli olarak keşide edilip edilmediği hususunda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, davacının ticari defter ve kayıtlarında davaya konu çekin kayıtlı olmadığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Mahkememizce 23.12.2025 tarihli duruşmada tüm tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için sunulmak üzere taraflara süre verilmiş olup, yalnızca davacı tarafından kesin süreli inceleme gününde defterlerin incelemeye ibraz edildiği, davalı ..... Tekstil'in çekin ileri tarihli keşide edilmesinin ispatına yarayacak ticari defter ve kayıtlarını tebligata rağmen incelemeye sunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalı ....... Tekstil tarafından davacının defterlerinin süresi içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle lehine delil olamayacağı iddiası ile itiraz edilmiş ise de davalı ....... Tekstil tarafından zaten defterlerin inceleme gününde incelemeye ibraz edilmemiş olması sebebiyle davacı defterlerinde de kayıt olmaması sebebiyle ileri tarihli keşide iddiasının ispatı yönünden belirleyici olamayacağı, çekin ileri tarihli keşide edildiğini ispat yükünün davalı ....... Tekstil üzerinde olması sebebiyle davalı ....... Tekstil'in ticari defterler ile davaya konu çeklerin ileri tarihli keşide edildiği iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır.
İspat yükü üzerine düşen davalı ....... Tekstil tarafından davaya konu çeklerin ileri tarihli keşide edildiğine yönelik ispata yarar herhangi bir başkaca yazılı delil de dosya arasına sunulmamıştır.
Bilindiği üzere Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca çekin ileri tarihli düzenlendiğine yönelik iddianın tarafların müşterek imzası bulunan yazılı belgeler ile ispatlanması gerekmekte olup, davalı tarafından çekin ileri tarihli keşide edildiği iddiasını ispatlar nitelikte herhangi bir yazılı belge delil olarak sunulmamıştır.
Nitekim Yargıtay ..... Hukuk Dairesi .... E., .... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Çekin ileri tarihli düzenlendiği ancak tarafların müşterek imzasını taşıyan bir belgeyle kanıtlanması halinde kabul edilir.
Somut olayda; alacaklı çekin ileri tarihli düzenlendiğini, çekin kendisine çek tevdi bordrosu ile teslim edildiğini ileri sürmüş ise de; alacaklının dayanmış olduğu her zaman düzenlenmesi mümkün olan çek tevdi bordrosu, tek taraflı olup, borçlunun imzasını taşımamaktadır. Alacaklının bu durumda çekin ileri tarihli düzenlendiği iddiasını kanıtlayamadığı, ticaret sicil müdürlüğününün yazısına göre de keşide tarihi itibariyle borçlu şirket çift imza ile temsil edildiğinden takip konusu çek yönünden borçlunun isteminin kabulü ile takibin durudurulması gerekirken yazılı gerekçeyle reddi isabetsizdir."
Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi de .... E., .... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, çeklerde vade bulunmaz. Çek, görüldüğünde ödenir. Çekin asli unsurlarından olan keşide tarihi, gerçek keşide tarihinden sonraki bir tarih olarak da yazılabilir. Bu takdirde ibraz süresi uzatılmış sayılır. Çekin ileri tarihli düzenlendiği iddiası, İİK'nın 169/a-1 maddesine uygun ve çeke açık atıf yapan bir belge ile kanıtlanması halinde kabul edilebilir. Bir başka deyişle takip dayanağı çekin ileri tarihli olarak verildiğinin kabul edilebilmesi için, dayanılan belgede takip dayanağı çeke ilişkin miktar ve keşide tarihi gösterilmek ya da çek seri numarası belirtilmek suretiyle açıkça atıf yapılması ve belgenin davacı tarafından imzalanmış olması gerekir."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi ise .... E., .... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Dosya içine getirtilen ticaret sicil kayıtlarına göre davaya konu çekin keşide tarihinde davacı şirketin yetkilisinin ..... olduğunun tespit edildiği, çekin daha eski tarihte keşide edildiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı"
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi ise .... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"...dava konusu çeki dernek adına imzalayan ....'nin, keşide tarihi itibariyle dernek yetkilisi olmadığı, davalının çekin ileri tarihli olarak imzalandığını ispata yarar delil ibraz etmediği, dar yetkili icra hukuk mahkemesi kararının genel mahkemeyi bağlamayacağı, davalı vekilinin █████/2021 tarihli beyan dilekçesi ekinde ibraz ettiği protokolün sonradan her zaman düzenlenebileceği, bu nedenle protokolün tek başına davaya konu çekin ileri tarihli olarak ispatı için elverişli olmadığı,"
Yukarıda belirtildiği üzere davalı ....... Tekstil tarafından senedin ileri tarihli olarak keşide edildiği iddası yazılı belge ile ispatlanamamış olup, bu sebeple davaya konu çeklerin üzerindeki keşide tarihlerindeki davacı şirketin temsil şeklinin esas alınması gerektiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 623 vd. Hükümleri gereğince davacı şirketin davaya konu çekin keşide tarihinde müşterek imza ile temsil edildiği, buna karşılık icra takibine konu senet üzerinde davacının ünvanı altında tek imzanın bulunduğu, 6102 sayılı TTK'nın 623 ve 629. Maddesi gereğince müştereken temsil edilen davacı şirketin tek imza ile işlem sonuçlarından bağlanamayacağı anlaşılmıştır.
Bu bağlamda tek imza ile davacı şirketin temsil edilemeyeceği ve tek imzalı bir işlem ile şirketin borçlandırılamayacağı, tek imza ile şirketin temsilinin geçersiz olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay ..... Hukuk Dairesi 27.09.2016 tarih ve ..... E., .... K. Sayılı kararında şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"... şirketi, şirket ortaklarından olmayan ..... ve Yönetim Kurulu Başkanı ....’in şirket ünvanı altına atacağı herhangi iki kişinin müşterek imzası ile mezun ve yetkili olmak üzere temsil ve ilzam edeceğinin belirtildiği, takip dayanağı çekte ise keşideci hanesinde tek imzanın atılı bulunduğu görülmüş olup, bu durumda muteriz borçlu şirketin borçtan sorumlu tutulamayacağı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, İİK’nun 169/a maddesi uyarınca borçlunun borca itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir."
Yargıtay ...... Hukuk Dairesi 06.07.2015 tarih ve ..... E., ..... K. Sayılı kararında yine aynı yönde şu değerlendirmelerde bulunmuştur:
"█████/2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği üzere şirket müdürlüğüne şirket ortakları .... ve ......'ın atandıkları ve şirketi her hususta müşterek imzaları ile temsil ve ilzam etmek üzere yetkilendirildikleri anlaşılmaktadır.
Somut olayda çekin keşide tarihi olan █████/2013 itibariyle adı geçen iki temsilcinin şirketi birlikte atacakları imza ile temsil etmeleri gerektiği, bu sebeple takibe konu çekin şirket ünvanı altına atılan tek imza ile borç altına girmeyeceği tartışmasızdır."
Nitekim Yargıtay ..... Hukuk Dairesi 28.12.2017 tarih ve .... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Somut olayda, takip konusu çeklerin keşide tarihlerinin 02.12.2015 ve 12.12.2015 olduğu, borçlu şirket adına yapılan cirolarda, şirket kaşesi üzerinde tek imzanın atılı olduğu görülmektedir. Dosyada mübrez İstanbul ..... Noterliği'nin 14.10.2015 tarih ve ..... yevmiye numaralı imza sirkülerine göre, 12.10.2015 tarih ve .... nolu ortaklar kurulu kararı gereğince, şirket ortaklarından ..... ve ......'in, 14.10.2015 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile şirketi müştereken temsil ve ilzamda yetkili kılındıkları, bu durumda, çeklerin keşide tarihleri itibariyle şirketin müşterek imza ile temsil ve ilzam edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, her ne kadar borçlunun temsile ilişkin almış olduğu kararın ticaret sicil gazetesindeki ilanına ilişkin belge ibraz edilmediğinden, 3. kişiler açısından sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş ise de, muteriz borçlunun temyiz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ticaret sicil gazetesi nüshasından, şirketin temsile ilişkin almış olduğu kararın 20.10.2015 tarih ve 8929 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiş olması karşısında, ilanın dosyaya borçlu tarafından ibraz edilmemiş olması sonuca etkili olmayacağından, çeklerin keşide tarihleri itibariyle borçlu şirketin çift imza ile temsil edilmesi alacaklı yönünden bağlayıcı olup, muteriz şirket çeklerden dolayı sorumlu tutulamaz.
O halde mahkemece, borca itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir."
Bu bağlamda yukarıda detaylıca açıklanan gerekçeler ile dava konusu somut olayda da takibe konu kambiyo senedi üzerinde davacı şirket unvanı altında tek imzanın bulunduğu buna karşılık keşide tarihine göre şirketin ilan edilen esas sözleşmesinde şirketin müşterek temsil ile temsilinin gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmakla, davacı şirket yönünden davaya konu senedin geçerli bir temsil yetkisi kapsamında borçlandırıcı işlem olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla davacının davaya konu icra takip dosyasındaki senet yönünden davalılara karşı menfi tespit talebinin kabulüne ve davacının davaya konu Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... E. Sayılı icra takip dosyasında takibe konu ....BANK Anonim Şirketi .... Şubesi ..... seri numaralı 15.03.2025 keşide tarihli 377.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ile davalı ....... Tekstil arasında diğer davalı cirantanın bulunduğu anlaşılmakla davalı ....... Tekstil ile davacı arasında doğrudan ilişki olmadığı görülmüş, kötü niyetin ispatlanamaması sebebiyle tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacının tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
Buna göre; davaya konu Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin .... E. Sayılı icra takip dosyasında takibe konu .....BANK ..... Şubesi ..... seri numaralı 15.03.2025 keşide tarihli 377.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 40.571,85-TL harçtan peşin alınan 10.142,97-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 30.428,88-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 10.142,97-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 10.758,37-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalılardan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan 10.987,50-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 95.029,95-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip .....
e-imza
Hakim .....
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!