Anahtar kelimeler: Usûlüne Evrakı Görüşü Adalet İstinaden Cezalandırılmasına İzmir Uyuşturucu Eylemlerine Sayisi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. ████████ K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaKARAR
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıHükümlü hakkında İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 19.06.2018, 08.02.20 17... .01.2017 tarihli eylemlerine yönelik 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; 26.03.2017 tarihli eylemine yönelik 6000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 19.10.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.05.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.06.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;"Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin █████/2019 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ve aynı Dairenin █████/2020 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda, itiraz yolunu ve 15 günlük başvuru süresinin gösterilmemesi suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 19.06.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2016 tarihli ve ███████████ Soruşturma, █████████ Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği,B. Şüphelinin 29.01.2017 tarihli eylemi ile erteleme kararının kaldırıldığı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2017 tarihli ve ███████████ Soruşturma, █████████ Esas, █████████ sayılı iddianamesi ile İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,C. Sanığın 26.03.2017 tarihli eylemine ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2017 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile dava dosyasının İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği,D. Sanığın 08.02.2017 tarihli eylemine ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2017 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2017 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile dava dosyasının İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği,E. İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın 19.06.2018, 08.02.20 17... .01.2017 tarihli eylemine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 191/1,43, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına; 26.03.2017 tarihli eylemine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 191/1,192/3, 62, 50... . maddeleri uyarınca 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 19.10.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,Anlaşılmıştır.F. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.12.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, tebliğ edilmediği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde karar verildi.