Anahtar kelimeler: Trendyol Lider Eticaret Com Eşitsizlik Toplumsal Başlattığı Mücadele Proje Sorunlarla

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas,████████ KararHÜKÜM
: Esas Hakkında Yeniden Hüküm KurulmasıİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., 2023/9 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; Türkiye'nin lider e-ticaret şirketi olan müvekkilinin tanınmış marka statüsündeki "trendyol" markasının maliki olduğunu, yoksulluk, eşitsizlik, hastalık vb. konularda toplumsal sorunlarla mücadele eden kuruluşlara yardım etmek amacıyla başlattığı proje kapsamında ██████████ sayısı ile "...com..." ibareli markasını tescil ettirdiğini, hal böyle iken davalı vakfın... sayılı "...markasının tescili isteğine yönelik müvekkilinin itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin markası ile davaya konu markanın esaslı unsurunun "iyilik" ve "sepet" ibarelerinden oluştuğunu, bu ibarelerden kaynaklı olarak markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal yönden benzerlik meydana geldiğini, markaların kullanım alanları ve kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin birebir aynı olması nedeniyle ortalama tüketici nezdinde işaretlerin karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek 2022-M-9242 sayılı YİDK kararının iptaline ve... sayılı başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.2.Davalı vakıf vekili cevap dilekçesinde, davaya konu markada "iyilik" ve "sepet" ibarelerinin jenerik ifadeler niteliği taşıdığı, davalı vakfın başvurusunda asli unsurun "İHH" ibaresi olduğunu, aynı şekilde davacıya ait markanın asli unsurunun "trendyol" ibaresinden meydana geldiğini, esaslı unsurların markaların birbirinden bağımsız olduğunu açıkça gösterdiğini, kâr amaçlı davacı şirketin markası ile herhangi bir kâr amacı gütmeyen müvekkilinin markasının tüketiciler nezdinde karıştırılmayacağını, logolar arasındaki farkın markalara ayırt edici nitelik kazandırdığı, aynı sınıfta bulunan markaların tüketiciye sundukları hizmetler ve tüketici ile buluşma noktalarının tamamen farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında esaslı unsuru teşkil eden "sepette iyilik" ve ... kelime öbeklerinin aynı kelimelerden oluşturulmuş isim ve sıfat tamlamaları olduğu, sırasıyla "sepetle ilişkilendirilmiş iyilik" ve "iyilik doldurulmuş/ hazırlanmış sepet" anlamlarına gelen ibarelerin kavramsal açıdan yakınlaştığı, markaların telaffuzundaki benzerlik ve davalı markanın kapsamına alınmak istenen 05, 09, 10, 25... . sınıf kapsamında bulunan tüm mallar yönünden emtia aynıyeti/benzerliği şartının gerçekleştiği ve hizmetler bakımından karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin doğduğu, davacı tarafın kullanıma dayalı öncelik hakkının, "sepette iyilik" markasının tanınmışlığının ve davalının kötüniyetli olduğu hususunun yeterli ve somut delillerle ispatlanmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 2022-M-9242 sayılı YİDK kararının davalının markasının tescilli olduğu 05, 09, 10, 25... . sınıflar yönünden iptaline,... sayılı markanın anılan sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında ortak olarak yer alan ve ayırt ediciliği zayıf olan " sepet" ve " iyilik" sözcüklerinden oluşturulan kelime öbeklerinin uyuşmazlık konusu mallar yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, diğer yandan markaların bir bütün olarak düzenleme biçimlerinin, biçimlendirme, renklendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu, markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma sırasında işaretlerin parçalara ayrılarak incelenemeyeceği, iltibasın bulunup bulunmadığının bir parçaya bağlı olarak yapılmayacağı, iltibas incelemesinin sadece işaretlere bakılarak değil, onların kapsamında bulunan ürünler ile onların niteliğini gözeterek ve her ikisinin birbirine etkisi nazara alınarak yapılması gerektiği, ortalama tüketicilerin davalının başvurusuna konu işareti davacının itirazına mesnet markaları ile ilişkilendirmeyeceği, markalar arasında belirgin biçimde farklılık bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, başvuru konusu markayı gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tarafların markalarının benzer olmadığı, iltibas riski taşımadığı, markalar benzer bulunmadığından davacının markasının tanınmışlığının sonucu etkilemediği, davaya konu başvurunun kötüniyetli olduğunun ortaya konulamadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesinin somut olaya uygulanabilme şartlarının gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava,YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.