Anahtar kelimeler: Yidk Sınai İbareli Benzerlik Tanınmış İhtimalinin Karıştırılma Fikri Markalarına Markaları

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Davanın kısmen kabulüİlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’a ait ██████████ sayılı “...” ibareli marka başvurusuna karşı müvekkilince, “...” ve ...” esas ibareli tanınmış markalarına dayalı olarak yapılan itirazın nihai olarak dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunması sebebiyle karıştırılma ihtimâlinin mevcut olduğunu, müvekkilinin ve markalarının yüksek düzeyde tanınmış markalar olduğunu, marka tescilinin müvekkilinin markalarının itibarını zedeleyeceğini, haksız yarar sağlanabileceğini, başvurunun kötüniyetli olduğunu, tescilin aynı zamanda haksız rekabete neden olabileceğini ileri sürerek YİDK’in 2018-M-5131 sayılı kararının iptali ile marka başvurunsunun tescili hâlinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimâline neden olacak düzeyde benzerliğin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında benzerliğin bulunmadığını, davacının itiraza mesnet markalarının tanınmış olmadığını, kötüniyet iddialarının dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davaya konu ██████████ sayılı markanın, tescili talep edilen 30. sınıfta yer alan mallarının tamamı, 43. sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri” açısından davacı yanın davasına mesnet markalarında yer alan mallar / hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, somut uyuşmazlıkta, taraf markaları değerlendirildiğinde; kesinleşen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında yer aldığı şekilde, davacının itiraz mesnet markalarından "..." esas unsurlu markalarındaki kelimenin sağa eğik formda özgün bir şekilde oluşturulmuş olduğu, kelimenin başındaki "L" harfinin ise ayırt edici bir şekilde tasarlandığı, davalı ...'a ait davalı ... başvurusundaki "..." ibaresi de davacının "..." esas unsurlu markalarında olduğu gibi sağa eğik formda oluşturulan bir kelimeden ibaret olduğu gibi kelime başındaki "L" harfinin şekli de davacıya ait aynı marka ile yüksek düzeyde benzerlik içerdiği, taraf markalarındaki ibarelerin ilk üç harfindeki ayniyet sebebiyle işitsel benzerliğin de bulunduğu, davalı ...’a ait “...” ibareli marka ile davacıya ait ve “...” esas unsurlu markalar arasında karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzerliğin mevcut olduğu kanaatine varıldığı, diğer taratan davacının bir kısım markası ise sadece ...” ibaresini içerdiği, somut olayda, ████████ 65... /19879 sayılı ...” ibareli markalar ile davaya konu “...” ibareli marka arasında da Hukuk Genel Kurulunda belirtilmiş olan ilk hecenin aynı olması nedeni ile işitsel benzerliğin ön plana çıktığı, söz konusu markalar açısından da karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzerliğin bulunduğunun değerlendirildiği, bu kapsamda, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzer olması, markaların bütünsel algısı bakımından ilgili tüketici nezdinde ilişkilendirilme tehlikesini gündeme getirdiği, bu bağlamda markaların aynı/aynı tür veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılmaları halinde halkın bu markalar arasında bağlantı kurmasının mümkün olduğu, davalının “...” markasını gören bir tüketicinin, bu markayı, davacının “...” / “... ...” / ...” esas unsurlu/ibareli markasın serisi, alt markası yahut yeni bir versiyonu sanabilecekleri, tescili talep edilen hizmetlerin aynı oluşu dikkate alındığında, markaların detaylarındaki farklılıkları hatırda tutamayacak olan tüketiciler nezdinde, markalar arasında bir irtibat kurulması ve davacı markasının, davalı markası ile bağlantılı bir marka olarak algılanması ihtimali olduğunun değerlendirildiği, kesinleşen yüksek mahkeme kararı da dikkate alınmak sureti ile taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varıldığı, davacı yanın dosyaya sunmuş olduğu deliller içerisinde, “...” / “... ...” / ...” markasının tanınmışlık düzeyine ulaştığını gösterir nitelikte, piyasa araştırması, satış rakamları, reklam harcamaları vb. delillere rastlanmadığı, diğer taraftan, davalı yanın benzer görülmeyen 43. sınıftaki “Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” açısından da, davacı yanın faaliyetleri arasında bağlantı bulunmadığı, özellikle 30. sınıftaki mallar ile ortaya çıkan ürün, üretim süreçleri, verilen hizmetlerin kapsamı, müşteri profili, ekonomik etkileri açısından yapılan değerlendirme de farklı hizmetler olduğu, neticede, benzer görülmeyen hizmetler ile davacı markalarının tescilli olduğu mal/hizmetler arasında davacı ... sahibinin dava konu markanın tescilinden zarar görme, itibarında zarar meydana gelme ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2018/M-5131 sayılı kararının 30. sınıf malların tamamı, 43. sınıfta yer alan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri" bakımından iptaline, davaya konu markanın yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.V. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 11.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.