Anahtar kelimeler: İsmine Ohal Listede Özlük Talebiyle Eki Göreve Beşinci Yolunda Kararnamenin

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...Vekili
: Av. ...Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı / ANKARAVekili
: Av. ...İstemin Özeti
: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve sosyal haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Herhangi bir somut delil sunulmadan, yargılama yapılmadan, adil bir disiplin süreci işletilmeden ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, ret kararına gerekçe olarak gösterilen delillerin KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı tarihten sonra ortaya çıktığı, sonradan ortaya çıkan bir hususun, daha önce verilmiş bir cezayı hukuka uygun hale getirmeyeceği, şahsıyla ilgili hiçbir kişisel değerlendirme yapılmadan meslekten çıkarıldığı, kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, örgüt üyeliğinin ancak kesinleşmiş mahkeme kararı ile tespit edilebileceği, yasama ve yürütme organlarının kişileri yargılama ve suçlu ilan etme yetkileri bulunmadığı, ömür boyu kamu görevinde çalışmamak üzere kamu görevinden çıkarılmasının sivil ölüm niteliğinde olduğu, kamu görevinden çıkarma işleminin ölçülü bir tedbir olmadığı, dava konusu işlemin kendisine tebliğ edilmediği, MGK kararlarının tavsiye niteliğinde olduğu ve bağlayıcılığının bulunmadığı, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, ölünceye kadar süreceği için geçici nitelikte olmayan kamu görevinden çıkarma işleminin, darbe girişimiyle ilişkisi olmayan kamu görevlileri açısından durumun kesinlikle gerektirdiği türden bir tedbir olmadığı ve bu durumun Anayasanın 15. ve 121. maddeleri ile AİHS'nin 15. maddesine aykırı olduğu, bireyselleştirme yapılmadığı, terör örgütü üyeliği suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu ve taksirle işlenemeyeceği, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğuna delil olarak gösterilen faaliyetlerin örgütün silahlı terör örgütü olarak kabul edildiği tarihten öncesine ait olduğu, hakkında başlatılan soruşturma neticesinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verildiği, dini içerikli sohbetlere katılma, evlerde kalma gibi faaliyetlerin suç teşkil etmeyeceği, somut verilere dayanmayan, kim tarafından hazırlandığı belli olmayan fişleme bilgilerinin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, hakkındaki kodlamanın lehe değerlendirilmesi gerektiği, FETÖ/PDY terör örgütünün tepe yönetiminde yer aldığı tespit edilen A.Ç'yi tanımadığı, branştan çıkarılmasının örgütsel bir durum olduğunun nedenlerinin mahkeme kararında açıklanmadığı, eşine ilişkin bilgilerin hükme esas alınmasının cezaların şahsiliği ve özel hayatın gizliliği ilkelerine aykırı olduğu, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ve şahsiliği ilkelerinin, masumiyet karinesinin ve güvence altına alınmış diğer haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir. Öte yandan, kamu görevinden çıkarılmasının dayanağı olan 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya aykırı olduğu ve somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği ileri sürülmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi
: ...Düşüncesi
: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''Adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Bununla birlikte, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza soruşturması neticesinde verilen ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında yer alan; "...şüphelinin alınan savunmasında özetle; 2006 yılında örgütün sohbetlerine katılmaya başladığını, Gümüşhane ilinde de örgüte ait bekar evinde kaldığını, █████ Aralık sürecinden sonra bu örgütten uzaklaştığını ve bir daha da görüşmediğini, irtibat kurmadığını beyan ettiği..." tespitleri değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında davacının özel harekat branşında görev yapmakta iken 28/1/2016 tarihli onayla branştan çıkarıldığı tespitine yer verilerek bu hususun da ayrıca davacının terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı yönünden hükme esas alınabileceği belirtilmişse de, söz konusu branştan çıkarma işleminin hangi saikle yapıldığı bu dosyada ortaya konulamadığından, branş değişikliğinin ve davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen eşinin kapatılan kurumda çalışma kaydı bulunduğu hususunun davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.