Anahtar kelimeler: Boyahane Osb Onandığını Bölgesinde Fabrikasına Kiralama Organize İzni Sanayi Kesinlik

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas - █████████ KararAsliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas - ████████ KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkili şirketin ..... Organize Sanayi Bölgesinde yer alan ve boyahane olarak çalıştırdığı fabrikasına davalı OSB yönetimi tarafından satış, tekrar çalıştırma ve kiralama izni verilmediğini, yönetim kurulu kararının iptali için açılan davanın kabulüne ilişkin kararın Yargıtay tarafından onandığını, 12.01.2016 tarihinde satış izni verildiğini, bu süre içerisinde davacıya ait fabrika ve makinelerin atıl durumda kaldığını, çürüdüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kazanç kaybı, kira kaybı, çalışmayan makine parkının hurdaya dönmesinden kaynaklanan zarar bedeli ile boyahanenin satışına izin verilmeyen 2008 yılındaki değeri olan 8.000.000 USD ile satışına izin verilen 12.01.2016 tarihindeki değer farkına ilişkin olarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddia ettiği gibi Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği gereği davacıya ait fabrikanın devrine ilişkin uygunluk başvurusu yapan herhangi bir alıcının olmadığını, OSB Yönetim Kurulu kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının BİMER başvurusu sonucunda 24.09.2013 tarihinde müfettiş incelemesi yapıldığını, müfettiş raporunda iddiaların varit olmadığının tespit edildiğini, ÇED belgesi olmayan firmaların çalıştırılmaması hususunun davalı yönetim ile ilgili olmadığını ve davacı şirkete ait firmanın 2008 yılından beri çalışmadığı iddiasının gerçek olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan tüm deliller değerlendirildiğinde davalı tarafından davacı şirketin fabrikası için satış, tekrar çalıştırma ve kiralama izni verilmediği, yönetim kurulu kararının iptali için açılan davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek onandığı, 12.01.2016 tarihinde satış izni verildiği, alınan bilirkişi raporunda, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği kapsamında yetkili kuruluşlara sunulmadan davalının uygunluk yazısı vermekten kaçınmasında mevzuata aykırı bir durum bulunmadığının belirlendiği, davacının dava konusu taşınmazı kiraya verme iradesinin bulunmadığı, kiraya verilebilmesi için davalıya borcu bulunmaması gerektiği, kaçak doğalgaz kullanımı nedeniyle davalıya borçlu olduğu, kiraya verme iradesi bulunsa dahi bu nedenle kira kaybı da isteyemeyeceği, makine parkının bedelinin tahsili talebi yönünden ise davalının kusuru bulunmadığı, satışa izin verilmemesinin dolaylı zarar niteliğinde olduğu, davalının illiyet bağı olmayan dolaylı zarar nedeniyle sorumlu olamayacağı, Çerkezköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2018 tarih, ████████ esas ve ████████ sayılı kararı ile davalının yönetim kurulu başkan ve üyelerinin görevi kötüye kullanma suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, verilen kararın istinaf denetiminden geçerek kesinleştiği, davacının zararının oluşumunda davalının kusurunun bulunmadığı, kusur ile meydana geldiği iddia edilen zarar arasında illiyet bağının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştirIV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü ve denetime elverişli olduğu, alanında uzman beş kişilik bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan raporun yetersiz inceleme ile hazırlandığını, Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleştiğini, bu karar ile davalının 08.04.2014 tarihli kararının iptal edildiğini ve davacı firmadan istenilmiş olan ÇED raporunu isteme yetkisinin de iptal edildiğini ve hukuka aykırı olduğunun belirlendiğini, davalı OSB Yönetim Kurulu'nun, müvekkili firmaya karşı kullanmış olduğu takdir hakkının, sadece ÇED raporu bağlamında değerlendirilmesi hatalı olup bunun yanında müvekkili firmaya satışa uygunluk yazısına ret olarak verilen yazıda belirtilen faaliyete 1 yıl ara verenlere bir daha çalışma izni vermeme, imar mevzuatı, atıksu miktarı, su tüketimi ve OSB Uygulama Yönetmeliği'ne aykırılık gibi belirsiz ve keyfi şartların mahkeme heyeti tarafından hiçbir değerlendirilmesinin yapılmadığını, davacı tanıklarının istikrarlı bir şekilde söylediği gibi kiralama için defalarca ama sözlü olarak başvurulduğunu, cezai sorumluluk ilkelerinin farklı olduğu dikkate alınarak her ne kadar davalıların ceza mahkemesinde beraatine karar verilmiş ise de ceza dosyası içerisinde mevcut bilirkişi raporları ve Cumhuriyet Savcılığı tarafından düzenlenen iddianamenin davalının hukuki sorumluluğu ile ilgili delil oluşturacağının kesin olduğunu ve davalıların beraat ettikleri gerekçesiyle eldeki davanın ispat edilemediği sonucuna varılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... yönetimi tarafından davacının işletmesinin satışına, çalıştırılmasına ve kiralanmasına izin verilmemesinden kaynaklanan kazanç kaybı ve maddi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.