Anahtar kelimeler: Huzursuzluklar Özetlemüvekkili Harcanmamasından Kardeş Emek Devretmek İstediklerini Tekstil Açtıklarını Pazarlama

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ████████ Esas- ████████ Karar
TARİH
: █████/2023
DAVA
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, vefat eden kardeşin mirasçıları ile ortağı oldukları tekstil ve pazarlama şirketlerinde faaliyetlerine devam ettiklerini ancak eşit emek harcanmamasından dolayı huzursuzluklar ortaya çıktığını, vefat eden kardeşin mirasçılarının elinde bulunan %30 oranındaki tüm hisselerini devretmek istediklerini, buna ilişkin müvekkiline ve davalıya birçok dava açtıklarını, şirketlerde yapılan değerlemeler sonucunda 12.000.000 TL değerindeki hisselerinin %15'inin müvekkili tarafından, %15'inin davalı tarafından satın alınmasına karar verildiğini, bu doğrultuda █████/2017 tarihli devir, tescil, sulh ve ibra sözleşmelerinin düzenlendiğini, fazla devirler tenzil edildikten sonra dilekçede ayrıntı olarak bildirdiği şekilde devir borcunun ödendiğini, davalının ödemesi gereken 6.000.000 TL'nin takas işlemleri sırasında yapılan hesaplamada mahsuba tabi olmakla bakiye ödemesi gereken 4.456.000 TL'den hataen 4.426.000 TL olarak işlem yapıldığını, takas ve mahsup işlemleri ile düzeltmeler sonrasında toplam davalının ödemesi gereken tutarın 5.816.838 TL olduğunu, müvekkili tarafından ilk varlık dağılımı ile yapılan 4.426.000 TL ödemenin yapılan tüm ihtara rağmen davalı tarafça ödenmediğini, hatalı işlem ile bakiye 1.390.838 TL için talep ve dava haklarının saklı tuttuklarını, davalının bedelini ödemeden sahip olduğu hisselerle birlikte tüm hisselerini satışa çıkarması üzerine hisselerin müvekkili tarafından satın alındığını ve bedelinin ödendiğini, müvekkilinin 4.426.000 TL alacağının faiziyle birlikte tahsili amacıyla davalı aleyhine.... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiğini beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların kardeşlerinin vefatı sonrasında mirasçıların hisselerinin devralındığını, hisse devir sürecindeki tüm organizasyonun davacı tarafından yapıldığını, miras yoluyla kendilerine intikal eden ortaklık paylarını müvekkiline ve davacıya devreden dava dışı ortaklara ait hisse bedellerinin şirket çekleri ile ödendiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkiline ait hisse bedellerinin davacı tarafından ödenmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacı tarafça müvekkili adına ödeme yapılmış olsa bile bunun şirkete ait para ile ödenmiş olma ihtimalinin yüksek olduğunu, davacının parayı şirket hesabından kendi hesabına aktararak ödeme yapmış olabileceğini, davacının kendi adına ve müvekkili adına yaptığı ödemeleri ispatlaması gerektiğini, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını beyanla davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini taelp etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece; davanın icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, davanın, başlatılan takibin ve vaki itirazın niteliği gereği, takipte talep edilen alacağın varlığı ile miktarını kanıtlamak yükümlülüğünün davacı tarafa ait olduğu, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; davacı ve davalı ile dava dışı mirasçı diğer ortaklar arasında yapılmış █████/2017 tarihli Şirket Ortaklık Pay Devir, Gayrimenkul Devir ve Tescil Karma Sulh ve İbra Sözleşmesi gereğice davacı tarafın, davalı ile eşit olarak mirasçılardan satın alınan %30'luk şirket pay bedelinin, davalının %15'lik payına düşen kısmının, davalı tarafça ödenme mesi nedeniyle, kendisi tarafından ödendiğini ileri sürdüğü, karşı tarafın payına düşen, kendisi tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep ettiği, benimsenen bilirkişi kurulu raporunda dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, mirasçılara yapılan ödemelerin davacı tarafından yapıldığı nın somut delillerle ispatlanamadığı, ...'ndan gelen █████/2022 tarihli yazı cevabı ve eklerinin incelenmesinden, çeklerin keşideci dava dışı şirket tarafından bankaya iade edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda hamillere yapılan ödemelerin davacı tarafça değil, keşideci şirket tarafından yapıldığının kabulünün gerektiği gerekçesi ile davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Dava dışı şirket hissedarlarından alınan %30 oranındaki hissenin %15lik kısmının bedelinin davalı tarafından ödenmesi gerekirken ödenmediği, hisse bedellerine karşılık devredenler tarafından mutlaka şirket çeki verilmesi talep edildiğinden dava dışı şirket tarafından keşide edilen çeklerin verildiği, davacının çek bedellerini elden ödeyerek çekleri iptal ettirdiği, davalının hiç bedel ödemeden aldığı hisseyi daha yüksek bedelle davacıya devrettiği, davalının %15 hisseyi devraldığı ve fakat devir bedelini ödemediğini kabul ettiği, davacının şirketlerin %100 pay sahibi olduğu, dava ihbar edilen şirket vekili tarafından da ödemenin davacı tarafından yapıldığı, şirket tarafından yapılmadığının beyan edildiği, şirketin davacıya veya çek bedelleri olarak devralanlara ödeme yapmadığı, şirket defterlerinde ödemeye dair bir kayıt olmadığı, Mahkemece dava konusu olay anlaşılmadan, haksız ve mesnetsiz bir karar verildiği, bu kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davalı adına yapıldığı iddia edilen hisse devir bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; taraflar ile dava dışı ....... arasında imzalanan ve ...'nın dava dışı ... A.Ş., .... Şti. ile .... A.Ş.'de bulunan hisselerinin, yapılan mal paylaşımına ilaveten 12.000.000 TL bedelle yarı yarıya davalı ve davacıya devredilmesi konusunda imzalanan şirket ortaklık payı devir, gayrimenkul devir ve tescil, karma sulh ve ibra sözleşmesinin 2. maddesinde, hisselerini devredenlere, taşınmaz devirlerinden sonra kalan 9.652.941 TL ödemenin 1.000.000 TL'sinin sözleşmenin imzalanması sırasında, kalanının ise 1.000.000 TL ve 7.652.941 TL bedelli çek ile ödeneceğinin kabul edildiği, söz konusu çeklerin dava dışı ... A.Ş. tarafından davacı adına keşide edildiği, arkasında iki adet ciro imzasının olduğu ve bankadan gelen yazı cevabına göre keşideci tarafından iptal edildiği, Mahkemece keşideci şirketin ticari defterlerinde yaptırılan inceleme neticesin de düzenlenen bilirkişi raporunda, çeklerin ticari defterlere kaydedilmediği ancak davacıya çek bedeli kadar para gönderildiğine dair defterlerde kayıt olduğu, bu gönderilen bedellerin ise davacının ortaklara borçlar hesabındaki alacağından mahsup edildiği, fakat defterlerdeki ortaklara borçlar hesabının fiktif olarak oluşturulduğu ve ödemenin şirket tarafından yapıldığına dair kanaatin doğduğu yönünde tespitlere yer verildiği, sözleşme tarihinde her iki tarafın da dava dışı ... A.Ş.'nin ortağı oldukları, sözleşmede çeklerin davacı ve davalı tarafından ödeneceğine dair bir düzenleme olmadığı, çeklerin keşidecisinin dava dışı şirket olduğu ve çekler ödeme için bankaya ibraz edilmeden keşideci tarafından iptal edildiği, bu minvalde çeklerin keşideci tarafından teslim alınıp iptal edilmesi sebebiyle bedellerinin de TBK'nın 103. maddesi uyarınca keşideci şirket tarafından ödendiğinin veya çeklerin verildiği devredenler ile yapılan başka bir anlaşma neticesinde iade alındığının kabulü gerektiği, bu noktada ödemenin yapılıp yapılmadığının dahi belirsiz olduğu, davacının çek bedellerini kendisine ait para ile ödediğine dair banka dekontu, makbuz vs, herhangi bir delil sunmadığı, aksi halde ise taraflar arasında bu tarihten sonra davalının, keşideci şirketteki paylarının davacıya devredilmesi konusunda sözleşme yapıldığı, bu sözleşme ile davalının kendi sahip olduğu paylar ile birlikte devraldığı payların tamamını davacıya devrettiği ve devir bedelinin sözleşmede belirlendiği, davacının bu bedel belirlenirken yani devraldığı hisseler için ödeyeceği bedelden, davalının devraldığı ancak bedelini ödememesi sebebiyle kendisinin ödediğini iddia ettiği hisse bedelini mahsup ettiğinin kabulü gerektiği, zira sözleşmede davalının, davacıya devrettiği hisseler nedeniyle önceki devir bedelinden kalan bir borcundan bahsedilmediği, bu itibarla Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,20 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!