Anahtar kelimeler: İli İlçesi Medeni Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Esastan Adliye Hazırlanan

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1. maddesine dayalı tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDava konusu taşınmazın bulunduğu ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde 1982-1983 yılları arasında yapılmış arazi kadastrosu ve 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) yapılıp 25.12.1980 tarihinde ilan edilen Orman Kadastrosu ve 2/B çalışması bulunmakta olup, Kadastro Müdürlüğü yazısına göre arazi kadastrosunda dava konusu yerin paftasında orman olarak tescil harici bırakılmış olduğu, Orman Kadastrosunda ise tescili istenen yerin bir kısmının orman sınırları içinde bir kısmının ise orman sınırları dışında bırakılan (P.1) parseli içinde kaldığı anlaşılmaktadır.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müvekkilinin ve murisi babası ...'ın 1979 yılından beri zilyetliklerinde olduğunu, babasının vefatından sonra 1986 yılından beri müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, dava konusu yerin ... ili ... ilçesi ... köyünde 1 37... parsel sayılı orman sınırları içerisinde kaldığını, orman sınırlarında olan bu taşınmazın tapuya kayıtlı olmadığını, müvekkilinin bu taşınmazın zilyetliğini halen elinde tuttuğunu ve taşınmazı kullandığını, bu sebeple de taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın usul ve kanun hükümlerine aykırı olduğundan reddedilmesi gerektiğini, dava konusu yerin orman kadastrosundan orman vasfından çıkarılmış ise Hazine adına tescilinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini ve dava konusu yerin Hazine adına tescilini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde belirttiği hususların gerçeği yansıtmadığını, davanın süre, husumet, taşınmazın niteliği ve zilyetlik koşullarının gerçekleşmemiş olması ve mülkiyet yapısı itibariyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, sürerek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu alanın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık konumunda bulunduğu, dava konusu yerde imar ve ihyanın yapılmadığı, dava konusu yerin evveliyatında orman içerisinde olduğu ve davacıların murisi tarafından ormandan açma yapmak suretiyle orman içi açıklık haline getirildiği gerekçesiyle, davanın reddine, Hazine'nin tescil talebi dikkate alınarak; ... ili ... ilçesinde ... Mahallesinde bulunan ve 20.05.2019 havale tarihli fen bilirkişisi ...'un raporunda davaya konu yer olarak (A) harfi ile gösterilen 18.339,69 m²'lik kısmın adanın en son parsel numarası verilerek Hazine adına Orman vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Orman vasfındaki taşınmazın özel mülk olarak tapulanmayacağından davacı tarafın belirttiği tapu kaydının uygulanıp uygulanmamasının hukuki neticeyi değiştirmeyeceği, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf talebi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; orman bilirkişinin raporları arasında çelişki bulunduğunu, dosya kapsamında alınan ... bilirkişisi raporu ile keşif esnasında yapılan gözlem arasında da çelişki bulunduğunu, ... Yevmiye No, 47 Cilt No 48... .Sıra Nolu vasfı tarla vüsatı 5.514 metrekare olan ... ili ... ilçesi tapu sicil muhafızlığınca verilmiş tapunun tüm geldi ve gittilerinin dosya içerisine alınmadığını ve keşifte uygulanmadığını, eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.Dava, 4721 sayılı Kanun'un 713/1. maddesine dayalı tescil istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişse de eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde 14.05.1981 tarihli komisyon itirazlarını inceleme ve karar tutanağına dayanılmış olmakla, 31 Nolu Orman Kadastro Komisyon Başkanlığının 14.05.1981 tarihli komisyon itirazlarını inceleme ve karar tutanağının incelenmesinde; davacının murisi tarafından komisyona sunulan ...... Yevmiye No, 47 Cilt No 48... sıra nolu tarla vasıflı 5.514 metrekarelik tapunun iddia edilen yere uyduğu belirtilerek tapunun kapsadığı yer orman sınırları dışına çıkarılmış ve P.1 numaralı parsel olarak sınırlandırılmıştır. İlk Derece Mahkemesince davacı tarafından dayanılan tapu kaydına ilişkin araştırma yapılmamış ve eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur.Hal böyle olunca; sağlıklı bir sonuca varabilmek için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmaza ilişkin güncel tapu kaydı, arazi kadastrosuna ilişkin pafta, davacı tarafça dayanılan ...... Yevmiye No, 47 Cilt No 48... sıra nolu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren bütün tedavüllerinin, plan, harita ve krokilerinin, ifraz görmüş ise ifraz haritalarının, ilk tesisi mahkeme ilamına dayanıyorsa ilam örneği ile haritalarının, kadastro sırasında revizyon görmüş ise revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tutanak örneklerinin, tedavüller sırasında kayıtların yüzölçümü ve sınırlarında değişiklik olmuşsa sebebinin açıklanarak buna ilişkin belgelerin onaylı örnekleri okunaklı ve tapu geldi gittileri bilgisayar çıktılı olmak şartıyla denetime elverişli olacak şekilde ilgili yerlerden getirtilmeli, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün "Parsel Sorgu" sayfasında tespit edilen ve dava konusu yere en yakın olan ... Mahallesi, eski 2 89... ada 13 parsel, ... Mahallesi 36 70... , 45, 46, 47, 48, 49, 50 parsel ve 37 49... parsel sayılı taşınmazların güncel tapu kayıtları, kadastro tutanakları, davalı iseler dava dosyaları, kesinleşerek tapuya kaydedilmiş iseler tapu kayıtları ve bu taşınmazlara ilişkin kadastro tespitinde uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm tedavüllerinin onaylı suretleri ilgili yerlerden getirtilmeli, İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait en eski tarihli dahil memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile amenajman planı dosya arasına alınmalı, bundan sonra yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir harita mühendisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte; getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarihli ve █████ E.K.; 14.03.1989 tarihli ve █████ E.K. ile 13.06.1989 tarihli ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş, kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, yukarıda değinilen memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planları harita mühendisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (... veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı, yine yapılacak keşifte davacı tarafça dayanılan tapu kayıtları yöntemince yerel bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi eliyle zemine uygulanmalı, hudutları yerel bilirkişiden sorulup irdelenmeli, komşu taşınmazlara uygulanan tapu ve vergi kaydı bulunması halinde, bu kayıtlarda dava konusu taşınmazın ne okuduğu belirlenerek sınır denetimi yapılmalı, dava konusu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı ve dayanılan tapu kaydının mahalline uyup uymadığı tespit edilmeli, tapu kaydı uyuyor ise, tapu kaydının 3402 sayılı Kanun'un 20. ve 21 maddeleri gereğince kapsamı belirlenmeli ve harita mühendisi bilirkişiye tapu kaydının sınırları itibariyle kapsadığı alanı ve yüzölçümüyle geçerli kapsamını ayrı ayrı gösteren ayrı renkli kalemlerle işaretli müşterek imzalı kroki düzenlettirilmeli; taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli ve dayanak tapu kaydının eski tarihli resmî belgelerdeki nitelendirilmesine göre 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısında hukukî geçerliliğini yitirip yitirmediği tartışılarak dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.İlk Derece Mahkemesince, belirtilen hususlar göz ardı edilerek, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.