Anahtar kelimeler: Urla Ham Murisleri Vasfıyla Ölümü Toprak Alanında İli İlçesi Arkadaşları

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Urla Kadastro MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 63... parsel sayılı taşınmaz ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.2. Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; dava konusu 1 63... parsel sayılı taşınmazın murisleri ... ait olduğunu, ölümü ile kendileri tarafından kullanılmaya devam edildiğini, taşınmazın en az 60-70 yıldır zilyetliklerinde bulunduğunu, Hazine adına yapılan tespitin yanlış olduğunu açıklayarak, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda davacılar yararına dava tarihinden geriye doğru yirmi yıllık süre içinde kazanmayı sağlayan zilyetlik koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon kararındaki tespit gibi tapuya tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan 12... -60 yaşlarında, 17... -20 yaşlarında olan teknik bilirkişi heyetinin 11.11.2021 tarihli ek raporuna ekli kroki-4 de haritasında gösterilen 29 adet zeytin ağacının aşılanmak suretiyle zilyetliğinin, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 19/2. maddesi gereğince davacılara ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, davalı Hazine kendini vekille temsil ettirdiğinden 3402 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi gereğince 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kadastro Müdürlüğüne verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz üzerinde 12 adet aşılı 50-60 yaşında ve 17 adet aşılı 15-20 yaşında olmak üzere toplam 29 adet zeytin ağacının bulunduğu, 1982 yılı hava fotoğraflarında kısmen çalılık, kısmen zeytinlik olarak göründüğü, zeytin ağaçlarının 1982 yılı hava fotoğrafında daha net ve dip temizlikleri yapılmış olarak gözükmesine rağmen, 19 95... tarihli hava fotoğraflarında dip temizliğinin gözükmediği, 19 95... tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın çalılık ve çam ağaçları ile kaplı hale geldiği, 1982 tarihli hava fotoğrafına göre 1982 yılında imar ihyası tamamlanmış ise de, 19 95... tarihli hava fotoğraflarına göre zilyetliğin kesintiye uğradığı, tespit tarihinden geriye doğru 20 yıllık aralıksız ve kesintisiz zilyetlik ve kullanım olmadığı, fiili durumda taşınmaz üzerinde çoğu çam ağaçları, makilik ve deliceler ile bir kısım aşılı zeytin ağaçları bulunduğu, bu durumda İlk Derece Mahkemesinin ret kararında bir usulsüzlük bulunmadığı, ancak, kadastro hakiminin doğru sicil oluşturma görevi kapsamında, dava konusu "taşınmaz üzerinde bulunan 29 adet aşılı zeytin ağacı davacılara aittir" şeklinde kadastro komisyon kararının beyanlar hanesine şerh yazılmasına karar vermekle yetinilmesi gerekirken, zilyetlik (veya kullanıcı) tespitinin, 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarının konusu olmamasına rağmen infazda tereddüte neden olacak şekilde "29 adet zeytin ağacının aşılanmak suretiyle zilyetliğinin davacılara ait olduğunun" beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesinin, ayrıca davacılar aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin, davacılardan alınarak davalı Hazineye verilmesine karar vermek gerekirken, davada taraf olmayan davalı Kadastro Müdürlüğüne verilmesine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davacılar vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, taşınmazın kadastro komisyon kararındaki tespit gibi tapuya tesciline, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tutanağının beyanlar hanesine "bu taşınmaz üzerinde bulunan 12... -60 yaşlarında ve 17... -20 yaşlarında olmak üzere toplam 29 adet zeytin ağacı davacılara aittir" şerhinin yazılmasına, davalı Hazine davada vekille temsil edildiğinden 3402 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi gereğince takdir edilen 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davalı Hazineye verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetliğinin evveliyatında vekil edenlerinin murisinde, ölümü ile de vekil edenlerinde olduğunu, haksız olarak Hazine adına tespit edildiğini, yargılama sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların da bu hususları teyit ettiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerindeki zeytinlerin deliceden aşılama olduğunu, davacıların emek ve masraf sarfetmeleri sonucunda yetiştirilmediklerini, bu nedenle zeytinlerin davacılara ait olduğu yönünde taşınmaz kaydına şerh konulmasının doğru olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Dava konusu taşınmaz 2019 yılında yapılan kadastro çalışmalarında ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, ... ve ... tarafından, taşınmazın kendilerine ait olduğu, Hazine adına yapılan tespitin doğru olmadığı iddiasıyla komisyona yapılan itiraz üzerine, 10.07.2019 tarihli komisyon kararıyla ... ve ...'ün itirazlarının reddine karar verilmiştir. Komisyon kararı ile itirazlar reddedilmiş olup, tespitin aksine bir durum oluşturulmadığından, davanın reddiyle taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, kadastro komisyon tutanağındaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARYukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2.a) bendinin ikinci paragrafında bulunan "... 10.07.2019 tarihli kadastro komisyon kararındaki ..." ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacılara iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.