Anahtar kelimeler: Sayarak Şahsiyet Sınai Adının İbareli Tanınan Çevresinde Bilinen Fikri Yok

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu ███████████ sayılı ..." ibareli başvuruda ... den bağımsız olarakhak sahibi olan ...'nin öz adının temel alındığını, ilgili markaiçerisindeki diğer tüm unsurları yok sayarak ... ile birbağlantı kurulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin çevresinde tanınan, bilinen bir şahsiyet olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ğ maddesi şartlarının somut olayda gerçekleşmediğini ileri sürerek TÜRKPATENT Yeniden Değerlendirme Kurulu’nun (YİDK) 19.04.2022 tarih ve 2022-M-5433 sayılı başvurunun reddine dair kararının iptaline, ███████████ sayılı “...çiftliği” ibareli marka başvurusunun tüm mal ve hizmet listesiyle birlikte marka tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; başvurunun, tarihi ve kültürel olarak halkamal olmuş bir ismin tescilinin SMK'nın 5/1-ğ maddesi anlamında mümkün olmaması sebebiyle reddedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...nin kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş bir şahsiyet olduğu noktasında tereddüt bulunmadığı, başvurunun genel görünüm itibari ile ayırt edici unsurunun "..." ifadesi olduğu, ...nin "..." olarak anıldığına ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmadığı, "..." kelimesinin kadın veya erkek ismi olarak ülkemizde kullanılma alışkanlığı da bulunduğuna göre, tek başına bu kelime olmasa bile dava konusu marka başvurusunda olduğu gibi "..." şeklindeki bir kullanım ile karşılaşan ortalama tüketici kesiminin zihnine hemen ve ilk bakışta ...nin gelmeyeceği, bu şekilde bir markasal kullanım ile karşılaşan ortalama tüketicinin hemen ve ilk bakışta zihninde oluşacak imajın "..." isimli bir erkek kişisi olduğu, bu nedenle söz konusu marka başvurusunun SMK'nın 5/1-ğ hükmü uyarınca mutlak tescil engeli barındıran bir işaret olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; 2022-M-5433 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 5/1-ğ maddesi uyarınca, Paris Sözleşmesinin 2. mükerrer 6. maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyecekleri, dava konusu ███████████ sayılı başvurunun ..." ibaresinden oluştuğu, ...nin kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş bir şahsiyet olduğu tartışmasız ise de, dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin, doğrudan ...yi akla getirmesinin söz konusu olmadığı, "..." isminin ülkemizde yaygın olarak kullanıldığı, bu nedenle ...ye atıf yapmayan ..." ibareli başvuru bakımından SMK'nın 5/1-ğ maddesi anlamında mutlak tescil engelinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi