Anahtar kelimeler: Sakarya Bam Geliş Tbk Alanına Başkan Yazim Katip Üyesi Başvuran

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
:... (...)ÜYE
:... (...)ÜYE
:... (...)KATİP
:... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 31.12.2024NUMARASI
: ████████ Esas-████████ KararİSTİNAF YOLUNABAŞVURAN DAVALILAR
: 1-... -...2 -...-...VEKİLLERİ
: Av....Av...DAVACI
: ... -...VEKİLİ
: Av...DAVANIN KONUSU
: Tasarrufun İptali (TBK 19 Md.)BAŞVURU TARİHİ
: 28.02.2025İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ
: 12.08.2025KARAR TARİHİ
: 20.04.2026YAZIM TARİHİ
: 21.04.2026İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... arasında 21.07.2020 tarihinde açılmış boşanma davasının İstanbul Anadolu 24.Aile Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyasında mal tasfiyesine ilişkin davanın ise İstanbul Anadolu 22. Aile Mahkemesinin ████████ E sayılı dosyasında görülmekte olduğunu, boşanma davasında davalı ...'nın zina başta olmak üzere sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eylemlerinin somut olarak delillendirildiğini, işbu davada müvekkili ve reşit olmayan iki müşterek çocuğu lehine tedbir nafakasına hükmedildiğini, boşanma davasında otel kayıtları, fotoğraflar, mesajlaşma kayıtları ve tanık beyanları gibi güçlü delillerle davalı ...'in zina eyleminin ispatlandığını ancak davalı ...'nın tahkikat henüz sona ermediğinden davayı sürüncemede bırakmak adına boşanma yargılaması başladıktan 3 yıl sonra hiçbir iddia ileri sürmeksizin boşanma talebiyle bir dava açıp işbu dava mevcut boşanma davasıyla birleştirildiğinden halihazırda taraflar arasındaki boşanma davasının derdest olduğunu ve dolayısıyla tüm bu davaların kesinleşmesinin uzun zaman alacağını, boşanma davasında kusurlarının tespit edileceğini fark eden davalı ...'in, boşanma davası devam ederken evlilik içerisinde edinilmiş ve müvekkilinin katılma, katkı payı alacağı ve sair alacaklarının bulunduğu mal varlığı değerlerini elden çıkarmaya başladığını, tarafların evlilik içerisinde edindikleri taşınmazlar, şirket hisseleri ve tüm mal varlıklarının davalı ... adına kayıtlı olduğunu, ...'nın boşanma davası devam ederken şirket hisselerini devrettiğini, Sarılar Fındık Dış Tic. Ltd. Şti'nde bulunan hisselerinin bir kısmını 29.11.2022 tarihinde, kalan diğer hisselerinin tamamını ise 01.09.2023 tarihinde ağabeyi ...'ya devrederek bu şirkete ait tüm ortaklığını sona erdirdiğini, ayrıca başka bir şirkette Hendek Sarılar Dayanıklı Tüketim Maddeleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketinde bulunan hisselerini de 01.09.2023 tarihinde ağabeyi Recep Sarı'ya devrettiğini, davalı ...'nın tüm bu işlemleri mal kaçırma saikiyle yaptığını, evlilik içerisinde edinilen mal varlıklarını sırasıyla devreden ...'nın, sıra taşınmazlarına geldiğinde işbu taşınmazlara İstanbul Anadolu 22. Aile Mahkemesince tedbir konulduğundan taşınmazları kendi rızası ile elden çıkaramadığını, taşınmazlar üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanınca kendisini borçlu göstererek kendi aleyhinde Hendek İcra Dairesinin █████████ esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, takibin konusunun 14.100.000.-TL bedelli kambiyo senedi olduğunu, söz konusu senet mal kaçırma kastıyla muvazaalı olarak düzenlenmiş olduğundan taraflarınca senedin iptali ve icra satışının durdurulması talepli olarak Hendek 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasından dava açıldığını ve mahkemece tedbiren satışın durdurulmasına karar verildiğini, davanın halihazırda derdest olduğunu, davalı ...'nın borçlanmasını gerektiren bir durum olmadığını, hisselerini ağabeyine devrettiği ticaret şirketlerinin batık olmayıp işleyen şirketler olduğunu, ticaret şirketleri ya da ortakları ticari iş ile iştigal ettiğinden pay devirleri de şirketin piyasa değeri ile orantılı olarak devir ve temlik edileceğini, dolayısıyla davalı ...'in, bu devirler nedeni ile parasal kazanç sağlamış olması gerektiğini, bu halde davalı ...'in mal varlığındaki aktifi arttığından ihtiyaçtan bahsedilemeyeceğini, ancak ...'nın, şirket hisselerini devretmiş olmasına rağmen halen borçlanmaya devam ettiğini, tarafların danışıklı olarak düzenlediği devir sözleşmesi ile aile şirketlerinden müvekkiline pay vermemek ve müvekkilinin alacaklarını tahsil etmesinin önüne geçilmek istendiğini belirterek; muvazaalı olarak yapılan 29.11.2022 ve 01.09.2023 tarihli Sarılar Fındık Tic. Ltd. Şti hisse devir işlemlerinin iptali ile hisselerin davalı ... adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesi tarafından; tasarrufun iptali davalarında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesinin bu kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece verilen görevsizlik kararının kaldırılmasını ve davanın esasına girilerek yargılamaya devam edilmesini istemiştir.Dava, Türk Borçlar Kanununun 19. maddesi gereğince muvazaa nedenine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 4/1-a. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK'nın 5/1. Maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesi bakmakla görevlidir. TBK’nın 19. maddesi gereğince açılan davalarda taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte olup olmadığı görevin belirlenmesinde dikkate alınmayacaktır. TBK m. 19 gereğince açılan tasarrufun iptali davaları TTK’nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari dava niteliğini haiz olmadığından 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanında kalmaktadır.Somut olayda dava dilekçesinde, davalılar arasındaki şirket hisse devrinin muvazaalı olduğundan bahisle TBK 19. Maddesi uyarınca iptali istenmektedir. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, şirket hisse devrinin muvazaalı olup olmadığına ilişkin olup, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı da ihtilafsızdır. Bu durumda, dava Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir husustan kaynaklanmadığından bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.12.2024 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalılardan alınması gereken istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalıların istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine,4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20.04.2026Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*