Anahtar kelimeler: Sehven Kambiyo Mahsus Senedi Keşide Senedinin Tanzim Bedelli Takibe Senetlerinden

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ███████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... adına davalı borçlu ... tarafından 01.04.2014 tanzim tarihli 350.000,00 TL bedelli kambiyo senedi keşide edildiğini, kambiyo senedinin kambiyo senetlerine mahsus takip yerine sehven genel haciz yolu takibe konu edildiğini, sehven açılan takibe kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile devam edilmesinin talep edildiği ancak taleplerinin kabul edilmediğini, borçlunun haricen yapılan görüşmede borcunu kabul ettiğini, takibe itirazında "...2000 yılında sadece imzalanarak alacaklı tarafa teslim edilen belge..." olarak hatırladığı senedi iade etmesi için müvekkiline ihtar gönderdiğini, İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına haksız itirazın iptalini, takibin devamını ve karşı taraf aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dayanak belge aslının mahkemeye ilk kez 03.03.2023 tarihinde sunulduğunu, ilamsız takibin zamanaşımını kesmeyeceğini, zamanaşımı nedeni ile kambiyo vasfını yitirdiğini, taraflar arasında ticari bir ilişki olmadığını, borç ve imzanın kabul edildiği iddiasını kabul etmediğini, belgenin aslı veya sureti ödeme emrinde olmadığından imzanın kabul ya da reddedilmesinin söz konusu olamayacağını, pul kısmının da tahrip olduğunu, imza belli olmadığından imzanın ikrar edildiği iddiasını kabul etmediklerini, itirazın iptali davası sıkı sıkıya bağlı olduğundan başka belgelerin delil olarak gösterilmesinin de mümkün olmadığını belirterek davanın reddini, %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
:
"... Elinde kambiyo senedi olan bir kimsenin mutlaka kambiyo takibi yapmak zorunda olmadığı açıktır. Nitekim kambiyo takibi esasen alacaklıya daha iyi olanaklar verir. Davacı örnek 7 takibe geçmiştir. Senedin vadesi 07.01.2019 olup icra takibine 2021 yılında başlanmıştır. Davanın zamanaşımına uğramadığı sabit olup aksi yöndeki davalı savunmalarına itibar edilmemiştir....Yerleşik yargıtay kararları gereği altın menkul mal hükmündedir. Takibe konu senette nakden ibaresi bulunmakta olup davacı söz konusu beyanı ile senedin veriliş nedenini talil etmiştir. Senedin 2003 yılında verildiği esasen tarafların kabulündedir. Senedin ön yüzünde veya arkasında neyin teminatı olarak verildiği yazmasa da senedin teminat senedi olarak verildiği de davacı yanca beyan edilmiştir. Davacı 320 adet çeyrek altın verdiğini beyan etmiş senedin keşide tarihini de 01.04.2014 olarak düzenlemiştir. Bu kayda göre de keşide tarihindeki çeyrek altın fiyatına göre hesaplama yapıldığında bedelin 45.625,60 TL olduğu, senedin ise bu miktardan çok daha fazla bedel yazılarak doldurulduğu görülmektedir. Davacının bu yöndeki beyanları da kendi içinde tutarsızdır. Netice olarak davacının senedin veriliş nedenini talil ettiği, ispat külfeti altında olduğu ve davasını ispat edemediği sonucuna varılmış, davanın reddine karar verilmiş, davalının kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından Davanın REDDİNE, Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
:
Davacı istinaf isteminde; Okuma yazma bilmediğini, bu hususun vekaletnameden de anlaşılacağını, duruşmada beyanına başvurulduğunu, bu beyanın nasıl zapta geçtiğini bilmediğini, okuma yazma bilmediği için beyanının ifadesinin karşılığı olarak zapta geçtiğini kontrol edemediğini, kendisine sorulan soruları doğru anlayıp anlamadığından ve beyanını doğru ifade edip etmediğinden emin olmadığını, duruşmada yazılan tutanağı da ne yazıldığını anlamadan imzaladığını, sonuç olarak duruşmadaki beyanlarının hatalı değerlendirildiğini düşündüğünü, tutanağı okuma yazma bilmediği için kontrol edemediğinden kararı istinaf ettiğini, istinaf nedenlerinin kabulü ile davanın reddine dair verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak, senede “malen” veya “nakden” kaydı yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda kanıt yükümlülüğü yer değiştirir. Senedi talil eden, iddiasını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer(YHGK 17.12.2003 gün ███████-781 esas, ████████ karar sayılı ilamı). Senette teminat senedi yazılı olması ise teminatın hangi hukuki ilişkiye ilişkin olduğu belirli değilse ispata yeterli olmayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta; dava konusu senette nakden kaydı mevcut olup dosyada mevcut senet suretinin alt kısmında "teminat senedidir" şeklinde yazılıdır. Davacı dava dilekçesinde borcun sebebine ilişkin herhangi bir açıklamada bulunmamış, soruşturma ifadesi ise; davalının kendisinden borç istediğini, karşılığında kendisine ev devredeceğini beyan ettiğini, bunun üzerine altınları bozdurarak kendisine para verdiğini beyan ettmiştir. Davalının takibe itiraz dilekçesinde dayandığı Kartal 34.Noterliği'nin 08.11.2021 Tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde ise; dava konusu senedin teminat senedi olduğunu, açığa atılan imza ile boş olarak verildiğini ve karşılıksız kaldığını ileri sürdüğü görülmektedir.
Davacı istinafında; duruşmadaki beyanlarının doğru zapta geçirilip geçirilmediğini anlamadığını, okuma yazma bilmediğini ileri sürmüş ise de; duruşmalar sırasında davacının vekilinin de davacı ile birlikte duruşmada hazır olduğu, davacının beyanın okunarak imzasının alındığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, kambiyo senedine dayalı alacak iddiası yönünden ispat yükünün tespiti için isticvaba başvurulması yerinde değil ise de; neticeten davacının soruşturmadaki beyanında senedin kendisine devredilecek olan ev karşılığı ödenen paraya ilişkin olduğunu açıkça beyan ederek senedi talil ettiği, davalının ihtarnamede senedin teminat senedi olduğunu savunduğu, senette nakden kaydı olduğu, çift taraflı talilde ispat yükünün davacıda olduğu dikkate alındığında ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüş, davacının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenle istinaf sebepleri ile sınırlı ve kamu düzeni dikkate alınarak yapılan incelemeye göre davacının istinaf istemi yerinde görülmediğinden HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacının yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-Davalının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!